Samet'ten
"...İşte hayatım böyle." diyerek konuşmayı bitirdiğim de sessizlik çöktü.
Caillou ağlarken Pepee'nin dedesi Caillou'yu teselli ediyordu, her ne kadar bu durum beni de üzse de umursamamaya çalıştım. Aklıma Bal gözlüm Sarp gelmişti.
"Ben dayamıyorum." diyip tuvalete gitti Caillou.
Peppe'nin dedesi ise mendiliyle gözyaşlarını siliyordu. "Çok acıklı bir hikayen var Kaktüs, hem çiçek açamıyorsun hem de Ballı Kurabiye ile birlikte değilsin." diyerek bana hüzünle baktı.
"Ballı Kurabiye olan yaşadığınız o kadar zorluğa rağmen sevginiz kuvvetli olması beni mutlu etti."
Caillou'nun yorumunu duyunca mutlu oldum fakat odamıza gelen Kebapçı Adem ile kısa süreliğine bakıştık. Neden gelmişti, niçin gelmişti?
"Kel Kaktüs, çiçeklerin açtı mı?"
"Sensin kel." diye bağırdım ama yine de korkmadı.
"Soruma cevap ver."
"Açacak." diyerek mırıldandım fakat bana biraz daha yaklaşmasıyla birlikte gerildim. "Sana anlatacaklarım var, Ballı Kurabiye tuvalette kendini kilitlemiş; hemşireler kendi aralarında konuşurken duydum. Bu iyiliğimi unutma, karşılığını istiyorum." diye mırıldandı.
"Karşılığında ne istiyorsun Kebapçı?"
"Çiçeklerinden bir tanesini istiyorum." diyerek göz kırptı.
*****
Çağdaş'tan
Kafam çok karışıktı, Maya ile düzenli giden bir ilişkimizin olmasına rağmen ona olan sevgim çoğalmıştı fakat bana karşı bir hissi var mıydı diye sorguluyordum.
Bu yüzden de babaannemden bağlama büyüsü ısmarlamasını istemiştim, her ne kadar burun kıvırsa da bana yapmıştı fakat nereye kadar büyü devam ederdi bilmiyordum. Birkaç ay mıydı yoksa birkaç gün müydü diye sorguluyordum.
"Ne düşünüyorsun tatlım?" diye sordu bir anda.
Tatlım kelimesi en çok Maya'ya yakışıyordu. "Hiçbir şey." diye yanıt verdim.
"İyi, sen bilirsin."
"Onur'um babasız yavrum." diyerek araya giren Hakan Abi'ye baktım bu sefer.
Keşke bakmasaydım, bu ortam güçlü bir üçlüydü diye düşündüm; eski sevgilim, onun yeni ve belalı sevgilisi ve ben mutlu bir aileydik.
Onlarla buluşma sebebim Bilgin Abi ile Yunus Abi'den uzak durmalarıydı fakat yakın bir zamanda bela olacaklarını biliyordum, Hakan Abi maalesef Murat Abi ile görüşmeye devam ediyordu ve bu yüzden de bu durum karşısında bok gibi bir duruma doğru gideceğimizin göstergesiydi.
Murat Abi, babaannemin büyüsü sayesinde daha yumuşak olmasına rağmen yine de durum değişmiyordu. Can ile ilişkileri aynıydı ve bu yüzden de çok fark edeceğini sanmıyordum. Sadece benim düşünceme göre ayrılıp barışan çiftlerden birisi olacaklardı.
"Onlardan uzak duruyorum fakat Yunus ile bitmeyen bir mevzum var, umarım farkındasındır Çağdaş." diyerek durumu yine karmaşık hale getirmişti.
"Mevzular kapandı Hakan Abi, burada Onur ile duruyorsan onlar sayesinde; her ne kadar desteklemesem de şikayetlerini geri almıştır ve sen bu sayede buradasın. Konu kapandı ve ilişkilerinin zarar gelmesini istemiyorum." diyerek konuyu kapatmaya çalıştım.
"Peki, Can ile Murat hakkında ne düşünüyorsun? Murat'a benim kadar bir tepki göstermedin." diyerek konuyu değiştirmeye çalıştı.
"Onların ilişkileri belli bir şeydi, ikisi de çok zıt kutuplar olmasına rağmen birlikte olmaya karar vermişler fakat ayrılmalarının sebebinin sen olduğunu unutma; eğer sen Yunus Abi ile Bilgin Abi'ye zarar vermeseydin onlar ayrılmayacaktı ve belki de daha mutlu olacaklardı. Ne çabuk unutuyorsun." diyerek alttan alttan laf soktum.
"Benimle ilgisinin olmadığının farkındasındır umarım Çağdaş, Murat cidden Can'ı sevseydi ondan ayrıldıktan sonra sevgili yapmazdı ya da şu anki gibi dolanıp durmazdı Can'ın peşinden; sırf vicdanını rahatlatmıyorsa benim de adım Hakan değil."
"Murat Abi'nin duyguları benim umrumda değil, önemli olan Can'ın bu süreçte kötü olup olmayacağı ve gördüğüme göre kötüleşiyor durumu; arkadaşına söyle Can'dan uzak dursun. Eğer dediklerin doğruysa Can'a daha da kötü olmasına sebep olacak." diyerek yorumumu belirttim.
"Murat bu, benim dediklerime çok önemseyeceğini sanmıyorum." dediğinde bir şey demedim ve son bir kez kahvemden yudum alıp ayağa kalktım.
"Benden ve arkadaşlarımdan uzak durun yoksa elimdeki kozları birer birer dökerim o zaman ikiniz de çok üzülürsünüz." diyerek araba anahtarımı alıp kafeden çıktım.
Bu beladan da kurtulmuştum fakat nereye kadar bu durum onları durdurdu bilmiyordum.
*****
Eve geldiğimde ise bilgisayarımı açıp evde ben yokken neler olup bittiğine dair güvenlik kameralarından baktım, Sarp kendisini tuvalete kilitlemesine rağmen polisler onu konuşarak ikna etmeye çalıştı fakat Samet onu kurtarmıştı ve Sarp'ı da psikiyatri kliğine kapatmışlardı.
Artık birkaç günlüğüne de olsa aynı hastane ortamında olacaklardı ve bu sayede anıları çoğalacaklardı.
Telefonumun çalmasıyla birlikte arayan kişiye baktım, sevgilim Maya'ydı. "Efendim hayatım." diyerek telefonu açtım fakat uzun bir sessizlik oluştu.
"Maya, orada mısın?" diye sordum.
"Çağdaş, seninle önemli bir şey konuşmak istiyorum."
"Evet, ne oldu? Yanına gelmemi ister misin?" diye sordum hemen.
"Hayır, telefonda konuşsak iyi olur, ben ayrılmak istiyorum; dayanamıyorum. Arkadaşlarına benden daha çok zaman geçiriyordun, ben seni böyle kabul etmem hataydı." diyerek cevabımı beklemeden yüzüme kapattı.
İlk birkaç saniye kendime gelemedim ve kendime geldiğim an Maya'nın konumunu bakmak adına bilgisayarımdan kendi programıma girdim ve Maya'nın nerede olduğuna dair birkaç saniye baktım fakat konuma baktığımda şaşkınlıkla dudaklarım aralanmış ve gözlerim büyümüştü.
Orada ne işi vardı?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaos Krallığı | Texting
FanficÇağdaş, Kaos Krallığı'nı yarattı. Çağdaş, Bilgin'i ekledi. Çağdaş, Ufuk'u ekledi. Çağdaş, Fatih'i ekledi. Çağdaş, Samet'i ekledi. Çağdaş, Sarp'ı ekledi. Çağdaş, Can'ı ekledi. Çağdaş, Yunus'u ekledi. Çağdaş, Hamza'yı ekledi. Çağdaş, Mete'yi ekledi. Ç...