8. Umut ışığı

17 4 6
                                        

Artık güneş doğuyordu. Serdar beyin gelmesine son yarım saat kalmıştı. Depo çok sakindi. Kağan ağzını kullanarak bandı çıkarmaya çalışıyordu. Bir sürü denemeden sonra bandı çıkarmayı başardı. O sırada Deryanın çok uykusu geldiği için uyuyordu. Kağan Deryaya seslendi:

- Derya. Uyan.

- Ne oluyor?

- Uyan. Aklıma bir fikir geldi.

- Nedir?

- Burdan kurtulmak için önce elimizdekileri açmalıyız.

- Biliyorum. Ama nasıl aça bilirizki?

- Ben uyuyormuş gibi yapacağım. Sende adamları çağırıp tualete gitmek istediğini söyleyeceksin. Buraya girerken görmüştüm. Tualette küçük bir cam var. Onu dahada küçültüp bıçak haline getireceksin. Sonraysa geri dönüceksin. O camla ipleri kesip buradan kurtulacağız.

- Ya sonrası? Çıkarsak ne yapacağızki? Bilmediğimiz ve uzak bir yerdeyiz.

- Onların arabalarından birisini çalıcaz. Yolu hatırlıyorum. Eve gidip destek alacağız. Sonra ben buraya geri dönüp adamlarımı kurtaracağım.

- Peki. Sen uyu.

Derya Kağan gözünü kapatıp uyuyor gibi yaptığında bağırarak seslendi:

- Bir bakarmısınız? Buraya bakın. Acil.

- Ne oluyor be? Canımızı sıkmasana.

- Tualete gitmem gerek acil.

- Bana ne be.

- Bana bak yandakı arkadışın sana çaktığı kafanın on katını bir çakarım 2 yıl komada yatarsın.

- Tamam be. Ne mızmızlandın.

Adam Deryanın ipini çözdü. Derya söyledi:

- Eee... Nerede olduğunu söylemeyecekmisin?

- Düz git sonra sola dön.

Derya gitti. İçeri girdiğinde kapını kapattı ve Kağanın sölediği camı gördü. Camı kırarak küçük hale getirdi. 2 cam aldı ve ceketinin cebine koyarak geri döndü. Adamlar odadan çıktığındaysa Derya Kağana küçük bir sesle seslendi:

- Kağan uyan. Kağan.

- Ne oldu? Ala bildinmi?

- Evet aldım. Ama ben kendi ipimi açamam.

- Neden?

- Çünkü beceremiyorum. Nasıl açacağımıda bilmiyorum. Hem ya elimi kesersem?!

- O zaman gel benimkini aç.

- Ben ne diyorum. Ya elini kesersem.

- Bir şey olmaz. Ayrıca senin kestiğin elde acıtmaz.

- Peki. O zaman kesiyorum hazırmısın?

- Hazırım.

Derya bir eliyle Kağanın elini tuttu. Diğer eliyle ise ipi kesmeye başladı. Kağanda elini açtı ve Deryanın elinden tuttu. Ama ipler sıkı bağlanmıştı. Bu yüzdende baya zaman aldı. Ayak sesleri duyulduğunda Derya camı Kağana verdi. Kağan ise camı aldı ve bandıda ağzına doğru çekti. Kapılar birden bire açıldı ve içeri patron girdi. Patron adamlarına söyledi:

- Açın şunun ağzını.

Kağanın ağzını açtılar ve patron konuşmaya başladı:

- Kağan Aksoy, 1994-cü yıl 16 Ocak İstanbulda doğdu. Sana bir şey söyleyiyimmi?! Burda yazılanların hiç biri beni şaşırtmadı. Beni şaşırtan senin aklın. Parlak bir zekaya sahipsin ve bunu nasıl kullanacağını biliyorsun. Ama bir yerden sonra zekanın yanında güçte gerekiyor. Anladığım kadarıyla o güç sende yok. Bu yüzdende karşımda bağlı bir şekilde oturuyorsun. Bir şeyi çok merak ediyorum. Buraya bu kızı aşık olduğun içinmi kurtarmaya geldin yoksa güç elde etmek içinmi?

- Ben senin gibi şerefsiz değilim. Buraya güç için gelmedim. Bana ihtiyacı olan birisinin olduğu için geldim.

- Yanlış seçim. Ben olsam güç için gelirdim. Çünkü geleceği tahmin ede biliyorum. Sen böyle ordan oraya koşuşturacaksın, ben ise güçlenicem güçlenicem ve yine güçlenicem.

Kağan bu sırada cam ile ipi kesiyordu. Patron dışarı çıkarken Kağan onu çağırdı:

- Dur!

- Ne oldu?

- Neden bunu yapıyorsun?

- Neyi?

- Serdar beyden 1 milyar para toplamasını istedin. İlk önce bu paraya gerçekten ihtiyacın olduğunu düşündüm. Ama şimdi görüyorumki bu paraya qram ihtiyacın yok. Ayrıca Serdar beyin parayı bu kadar kısa sürede toplamasına imkan yoktu. Bunu yapmanın sebebi Serdar beyi borca sokup zor durumda bırakmak ola bilirmi?

- Seni zeki sanırdım. Ama beklediğimden daha zeki çıktın. Yinede puzzle-ın parçaları eksik. Ama şanslısın. Burda bağlı şekilde bir sürü zamanın var. Düşün. Bence bula bilirsin. Şimdiden söylüyorum. Düşünsen bile hiç bir işe yaramayacak. 1 saat sonra ikinizde öldürülüceksiniz.

- Serdar bey adamlarını alt etti. Şimdide buraya geliyor. Burayı bulması ve gelmesi 1 saat alacağını düşünüyorsun. Serdar bey bizi canlı görünce içeri girecek ordada hepimizi öldüreceksin.

Patron tüm planlarının tek tek ortaya çıkdığı için sinirlendi. Ama bunu Kağana belli etmedi. Kağan ise artık eline bağlı olan ipi kesmişti ve belli etmiyordu. Odadan çıkdıklarında Derya ağlamaya başladı. Kağan ise söyledi:

- Merak etme kurtulacağız.

- Planlarını sen söyledin. Gerçekten kurtulacağımızı düşünüyormusun?

- Serdar beyin buraya gelmesi 1 saat almayacak. Hatta Serdar beyin buraya gelmesi an meselesi.

Dışardankapı sesi duyuldu. Kağan patronun gittiğini anladı. Adamlardan birisiniçağırdı. Adama gelince ise ayağa kalkarak adamın boynunu kırdı. Adam öldüğündesilahını aldı ve yerdeki camıda alıp Deryanın bileklerini çözdü. İkiside ayağakalktı. Kağan silahı beline koydu ve öldürdüğü adamın bıçağını aldı.

Two LifeBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin