Her yanımda acı hissediyorum. Ayrıca- ben neredeyim? En son ne oldu?
Gözlerim hala kapalıyken zihnimi yokladım. En son gördüğüm şey Severus'du. Ve şu an yumuşak bir yerde yatıyorum. Yani ya öldüm, ya da eve döndük. Umarım ilkidir.
Yavaşça gözlerimi açtım -ki bu düşündüğümden daha zordu- ve etrafıma bakındım. Doğruyu söylemek gerekirse beyaz bir ışık göremeyi bekliyordum ama öyle olmadı.
"Capella!" Oh kesinlikle öldüm. Karşımda Sirius duruyor olamaz. "Sirius?" Kaşlarımı çattım. "Ben çok çok özür dilerim Capella." Ya öldüm ya da halisünasyon görüyorum. "Ah sonunda öldüm mü?" Bu sefer baba garip garip bakan Sirius'du. "Yani ya öldüm ya da halisünasyon görüyorum çünkü bu gerçek sen olamazsın." Gözleri doldu. Beni karşımda. Benim karşımda gözleri doldu.
"O kadar kötü bir abi miydim?" Ay kafam çok karışık! "Ne...?" Şimdi ben öldüm mü ölmedim mi? Cidden bir şey anlamadım. Sanırım ölmedim. Ama Sirius neden benden özür diliyor? "Size sormalıydım. Sizi zorladıklarını tahmin etmeliydim. Sizi- seni tehtid ettiklerini bilmeliydim." Ona boş boş baktım. "Bunlar-" Devam ettirmekte zorlandım. Gözleri bile dolmuştu. "Tanrım... En son ne oldu?" Sirius'un yüzü anlığına öfkeye büründü. "Snape! Sana lanet atmış ve kaçmış." Bana doğru yaklaşan ışını ve sonrasındaki keskin acıyı hatırlıyorum.
"Regulus? O nerede?" Bir an kalbimin sıkışmasına engel olamadım. "Yukarıda... Çağırmamı ister misin?" Sadece kafamla onayladım. Sirius merdivenlere yöneldi. Sanırım onun evindeyiz. Her şey karmaşık. "Capella!" Regulus merdivenlerin başındayken beni gördüğü an koşarak üzerime atladı. "Yaşıyorsun! Yaşıyorsun! Yaşıyorsun!" Ne kadar korktuğunu tahmin edemiyorum bile. Bana hızlıca sarıldı ve kafasını boynuma gömdü. Biraz canım acısa da belli etmek istemedim. Ben de yara izlerinin izin verdiği kadarıyla ona sarıldım. "İyi olmana çok sevindim Reggie." Sirius merdivenlerin orada bize buruk bir gülümseme ile bakıyordu. Ben ona bakınca yukarı çıktı.
"O Snape denen herifi öldüreceğim!" O da sinirliydi. "Her şeyi mi anlattın?" Dedim yavaşça. Yüzündeki öfke yok oldu. "Evet." İçimi çektim. "Birilerinin bilmesi gerekiyordu." Ellerimi saçlarımdan geçirdim. Basım çok ağrıyor. Kesinlikle çok ağrıyor. "Burdan gitmeliyiz." Sesimi olabildiğince net tutmaya çalıştım. Regulus kaşlarını çattı.
"Sen ne halde olduğunun farkında mısın? Ve annemler bizi arıyor. Bu halde hiçbir yere gidemeyiz." Yerimde dikelmeye çalıştım ama acıdığı için vazgeçtim. Bunu belli etmeden konuşmaya devam ettim. "Şu anda Sirius'un evinde kalıyoruz Regulus. Ona yük oluyoruz ve bu beni rahatsız ediyor." Regulus bana çaresizlikle baktı.
"Capella, anlamak zorundasın. Dışarısı tehlikeli. Özelliklede senin için. Snape öğrendiye Voldemort'un öğrenmesi uzun sürmeyecektir. Ve eğer öğrenirse seni öldürür. O öldürmese bile annemler öldürür." Regulus'un sesindeki sinir duyuluyordu.
"Umurunda değil!" Ben de ister istemez sesini yükseltmiştim. Birkaç saniye sessizlik oldu ama Regulus'un tekrar konuşmasına izin vermedim. "Bunaldım Regulus! Artık kim beni öldürmek istiyor, kim bana kızgın, kiminle konuşmuyorum umurunda değil! Beni öldürmek mi istiyorlar? Buyursunlar gelsinler, bekliyorum. Onlara engel olmayacağım. Çünkü çok yoruldum! Bıktım ben bu hayattan! Artık savaşmayacağım. Daha fazla oyun yok. Daha fazla rol yok. Kaderim neyse o olsun. Daha en başından saçmaydı zaten yazılanı silmeye çalışmak. Benim neyime ki istediğim gibi yaşamak? Saçmalık!"
Sinirden gözlerim dolmuştu. Regulus ise şokla hafif havaya kalkmış kaşlar ve iri gözlerini benden ayırmıyordu. Derin bir nefes aldım. "Bak, Regulus. Üzgünüm ama artık benden bu kadar. Seni yarı yolda bırakmış gibi duyulduğunu biliyorum. Öyle değil. Çabaladım. Gerçekten- gerçekten çabaladım. Neye elimi atsam yıkıldı. Her şeyi mahvettim. Doğru düzgün sevmeyi bile beceremedim."
Şimdi üzüntü yüzündendi gözyaşlarım. Aklıma Remus geldi. Onu özledim. Onu çok özledim. Ama beni affetmez. Affetmemeli zaten. Yoksa daha çok acı çeker. Ah benim sevgilim...
"Seni hala seviyor." Duyduğum şeyle gözlerimi anında Regulus'a çevirdim. "Ne...?" Lütfen yanlış anlaşılmış olayım. "Remus. Seni hala seviyor. Seni buraya getirdiğimde o da buradaydı." Dişlerimi sıkarak gözlerimi yumdum. "Regulus...." İçimden küfür etmeye başladım.
"Yaptığın şey en başından beri tamamen bir saçmalıktı!" Gözlerimi açtım. "Saçmalık mı? Sen benim bundan memnun olduğumu mu sanıyorsun?! O bir Melez! Eğer onunla beraber olduğum duyulursa ne olur tahmin edebiliyor musun?! Bana- beni geçtim ona ne yaparlar?!" Sinirimi kontrol altına almak için derin nefes almaya başladım.
"Gizlice dinlemekte çok kötüsün." Dedim daha sakin olduğumu hissettiğimde. Sirius birkaç saniye sonra saklandığı yerden çıktı. "Sen- Remus ile mi çıkıyorsun?" Harika! Bir bu eksikti... "Hayır. Artık değil." Gerçekten mükemmel kardeşlik ilişkilerimiz var! "Yani eskiden çıkıyodun?" İçimi çektim. "Gerçekten takıldığın tek nokta bu mu? Evet çıkıyordum. Evet senin en yakın arkadaşınla çıkıyordum. Oldu mu?" 10 cümle kuruyorum takıldığı şeye bak.
Sirius ne diyeceğini bilemiyor gibi duruyordu. Sinirle yerimden kalktım. Yalan söylemeyeceğim canım çok acıdı ama tek istediğim burdan gitmek.
Ve onu da yapamadım çünkü canım (!) abim beni tuttu. "Hiçbir yere gitmiyorsun." Sesi sertti. "Ve ne? Buna sen mi engel olacaksın?" Alayla sordum. İçini çekti. "Bak, yaraların gerçekten kötü durumdaydı. Şu an da pek iyi sayılmazlar. Hareket etmek senin için hiç sağlıklı değil. Ev zaten korunuyor." Dişlerimi sıktım. Onu kendimden uzaklaştırdım. "Daha ne kadar söylemeliyim umurumda de-"
"Ama benim umurumda!" Regulus'un ani bağırışını beklemediğim için ona baktım. "Sana bir şey olmasını istemiyorum! Seni seviyorum Capella. Sana değer veriyorum. Sen ölürsen yaşayamam." Gözlerinin dolduğunu gördüğümde sinirim yavaş yavaş yok oldu. "Regulus..." Elimi omzuna koydum. "Hayır! Artık buna daha fazla devam etmeyeceksin! İyileşeceksin ve ben her şeyi düzeltmene yardım edeceğim!"
Kafamı hafifçe yana eğip buruk bir gülümseneyle ona baktım. "Bu mümkün değil..." Sirius aramıza girdi.
"Üçümüz beraber olduğu sürece her şey mümkün."
★★★★★
Bu kitabın MrsRiddl3 ın hesabında başka bir evrende geçen hali var fakat maalesef VPN indiremediği için hesabı şu anlık aktif değil.
Belki o yazar ben atarım bilmiyorum ama siz yine de okuyabilirsiniz.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Star & Moon
FanfictionCapella Lyra Black Regulus Black'in ikiz kız kardeşi. Aile baskısının yanı sıra okulda da omuzunda büyük sorumluluklar var. Yetenekli ve başarılı bir kız. Bu genç kızın hikayesini okumak ister misiniz? ★★★★★★ Bu kitabı @eylulucarman3 ile beraber yap...
