★2★

491 39 15
                                        

Sirius'un arkasından ellerim titremeye başlamıştı. Kendi ellerimi tuttum. Artık Sirius olamazdı hayatımda. Beni istemeyecekti. Ve muhtemelen arkadaşlarına da söyleyecekti. Artık çok daha iyi oynamam gerekiyor bu oyunu.  Ve en acilinden bir plan yapmalıyız.

Regulus bana sarılıyordu. Kollarımı ona sarmadım. Ağlamadım. Ölü gibi durdum orda. Ben zaten ölüydüm artık. O işareti alan herkes kendi ölümünü seçmiş olur. "Dumbledore..." Dedim birden. Regulus geri çekilip bana baktı. "Evet. Dumbledore. O bize yardım edebilir." Regulus duraksadı. "İyi de bizim görevimiz Lord'a Dumbledore'dan bilgi sızdırmaktı." Onu onayladım. "Peki ya tam tersini yaparsak? O zaman onu yenmeye de yardım edebiliriz!" Bu mantıklıydı. O zaman bu işarein faydasını görürdük. "Ya yakalanırsak?" Sol koluma baktım.

"O zaman garanti olan ölümümüz yakınlaşır." Ne olursa olsun Regulus'a bir şey olmasına izin vermezdim. "Tamam. Yapalım." İlerlemeye başladım. "Hey! Nereye?" Regulus'a baktım. "Dumbledore'a." Şaşırdığını belirten bir ses çıkarttı. "Tamam. Seninle geliyorum." Başımla onayladım. "Her zaman yanında olacağım." Bahsettiği şey kısa bir süreliğine duraksamama yol açtı. Küçükken söylerdi.

Flashback

Küçük Capella ve küçük Regulus bahçede oyun oynuyorlardı. Bu çok nadir olurdu. Sirius'da onlara katıldı. "Hayır durun!" Capella seslendi. "Ben prenses oluyorum!" Sirius onu onayladı. "O zaman ben seni kurtaracağım." Sirius ekledi. "Beni kurtarmana gerek yok. Ben kendimi kurtarırım." Regulus tek kolunu ikisinin üzerine attı. "Evet gerek yok çünkü her zaman yanında olacağım." Capella güldü. "Söz mü?" Regulus da güldü. "İkiz sözü!" Ve sarıldılar. Sirius da sarılarak oları düşürdü.

Flashback end

"Söz mü?" Dedim burukça. "İkiz sözü." Bana tekrar sarıldı. Bu sefer ben de sarıldım.

Dumbledore'un odasına gelmiştik. "Bu ziyareti neye borçluyum çocuklar?" Her zaman bir gülümseme vardı yüzünde. Okuldan atılma ihtimalini göze almıştık. "Profesör, bunu söylemek biraz zor fakat bizim bir sorunumuz var." Dedim ve Regulus'a baktı. Başıyla onay verdi. "Biz- biz ailemizin zoruyla Ölüm Yiyen- olduk." Dumbledore'un yüzündeki şaşırmayı görmüştüm. "Ve düşündük ki belki onu yenmek için size yardım edebiliriz. İçeriden bilgi sızdırabiliriz." Sakalını kaşıdı. "Başka kim biliyor?" Yutkundum. "Sirius ve muhtemelen arkadaşları. Ama nefret kusmaktan başka bir şey yapmazlar." Kafasını yavaşça salladı.

"Mümkün. Peki risklerin farkında mısınız?" Regulus ile aynı anda onayladık. "Kimseye bir şey söylemeyiz. En azından size bir faydamız dokunsun istedik." Dumbledore'un yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. "Ve bir sorun daha var Profesör." Regulus ekledi. "Okuldaki tek- Ölüm Yiyenler bizler değiliz. Kim olduklarını bilmiyoruz ama birkaç kişi daha olduğundan eminiz." Ve ben devam ettirdim. "Hepsinin görevi de sizden bilgi sızdırmak." Bunları söylerken için burkuluyordu. Hiç hoşuma gitmiyordu.

"Ve Profesör, size yemin ederim ki asla ihanet etmeyiz ben- elimde olsa bu işareti almazdım." Açıklama gereği duymuştum. "Sizi bir şeyle mi tehtid ediyor Miss Black?" Regulus'da bana baktı. Bunu ona da açıklamamıştım. "Aslında, bu biraz kişisel, Profesör." Konuşmak rahatsız ediciydi. "Maden öyle. Peki çocuklar. Eğer yardım etmek istiyorsanız dikkatli olmalısınız."

Sabah olduğunda kendini berbet hissediyordum. Uzun kollu zümrüt yeşili pijamamın sol kolunu sıyırdım. İşaret hala oradaydı ve sonsuza kadar da orada kalacaktı. Berbat bir his.

Aşağı indiğim Gryffindor masasında birkaç göz hissettim. Oraya baktım. Sirius, James ve Peter öfkeyle bakıyordu. Fakat Remus. Gözlerinde fevkalade bir kırgınlık vardı. Bu canımı yaktı. Nedenini bilmediğim bir şekilde çok canımı yaktı. Yutkundum ve oraya bakmamaya çalıştım. Berbat hissediyordum.

Öte yandan Slytherin masasında muhtemelen o gece orada olduğunu düşündüğüm kişiler bana bakıyordu. Regulus'un yanına oturdum. "Bakışlara sen de maruz kaldın mı?" Diye sordum kulağına fısıldayarak Regulus'a. "Evet. O bizden nefret ediyor." Başımla onayladım. Eğer yaşaması için gereken bizden nefret etmesiyse, buna dayababilirdim. Ama Regulus'un da yaşaması beni üzüyordu. İşkence lanetinden daha iyi olmasıyla avuttum kendimi.

"Haklı." Boş bir sesle söyledim. Ben bile kendimden nefret ediyordum. Abimin etmesi çok doğaldı. "Bunu dün çok net söyledi." Sözcükleri beyninde yankılanınca kafamı salladım. "Biliyor musun Reg, iştahım yok." Masadan kalktım. "İyi de dün akşam da bir şey yemedin. Halsiz düşeceksin." Omuz silktim. Kapıya doğru giderken biri bileğimden tutup beni durdurdu. "Daha yeni geldin sanıyordum Black." Snape'e baktım. "Bu seni ilgilendirmiyor." Kolumu geri çekerek ilerlemeye devam ettim.

Aradan iki ay geçmişti. Regulus'un zorla yedirdiği şeyler sayesinde yaşıyorum gibi bir durum var. Hiç iştahım yok ve günden güne daha da kapanıyor. Bir yandan Regulus'un da iyi olmadığını görebiliyorum. "Reg, o tavuğu bitir." Çatalımla onun tabağını gösterdim. "Sen önce kendine bak! En fazla iki çatal yedin." Aslında sadece bir. Ama aç değilim. "Anlaşma yapalım. Ben üç çatal yerim. Sen beş." Kısa bir süre düşündü. "Dört ye altı yiyim." Kabul ettim.

Hava bugün oldukça sıcaktı ve giydiğim gömlek beni bunaltıyordu. Bugün annemler bizi almaya geleceklerdi çünkü toplantı vardı.

Oraya gittiğimizde gördüğüm yüz dönüp kalmama sebep oldu. Regulus kolumu dürttü. "O Pettigrew değil mi?" Diye fısıldadı. Onu onayladım. Bu hiç iyi değildi. Bir an biri boğazımı sıkıyor gibi hissettim. "Capella, gel." Voldemort beni çağırıyordu. "Bu Peter. Bence tanışıyorsunuz. Aramıza yeni katıldı. Onu senin izlemeni istiyorum. Sana güvenebilirim değil mi?" O kadar iyi oynamıştım ki, artık en güvenilir hizmetkarıydım. "Elbette Lordum." Önünde eğildim.

Toplantı boyunca Pettigrew'a baktım. Regulusvda ona bakıyordu. O da bize. Neyse ki kimse bir şey fark etmedi. Snape hariç tabii. O da Pettigrew'ı izliyordu.

Toplantıdan sonra Voldemort ile konuşmak istiyordum. "Bir sorun mu var Capella?" Olabildiğince sadık durmaya çalışıyordum. "Evet, Lordum. Beni yanlış anlamayın ama- bence Pettigrew güvenilir biri değil." Bir anda söyleyi verdim. "Bu yüzden başına seni koydum. En iyisini." Yutkundum.

Bu kitap MrsRiddl3 ile beraber bulunmuş bir konuya sahiptir ve aynı konuya sahip farklı bir kitap onun orofinde de vardır.

Teşekkürler!

Star & MoonBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin