★5★

440 32 18
                                        

Malikaneye gelmiştik. Renkten yoksun bir yer. Bizim ev gibi. Annemin peşinden ilerliyordum. Bir odaya girdik. İçeride birkaç kişi ve Voldemort vardı. Bizi görünce onları çıkarttı. "Sen de Walburga." Annem de dışarı çıktı. Ben onun önüne kadar yürüyüp eğilerek selam verdim. Bundan nefret ediyordum. Neyse ki o kadar iyi bir Zihnibendar'ım ki duygularımı gizleyebiliyorum.

"Capella Black..." Daha farklı duruyordu. Daha insan dışı. Fakat hala yakışıklılığının izlerini taşıyordu. "Pettigrew hakkında ne düşünüyorsun?" Ona baktım. "O bir korkak. İşimize yaramaz." Deneliydim. "Gryffindor'da... Bir korkak?" Başımı eğdim. "Bunu demenin sebebi abinin arkadaşı olması olmasın sakın?" İyi oynamam gerekiyordu.

"Bir kan haini o. Black'lerin yüz karası. Ona asla acımam. Ondan nefret ediyorum." Onun için Ölüm Yiyen oldum.

"Güzel..." Cevabım onu tatmin etmiş gibiydi. Her ne kadar içimden. YALAN! Diye bağırsam da sesimi duyan olmamıştı. "Yinede Pettigrew'u tutmak istiyorum. Bir Gryffindor işimize yarayabilir. Dumbledore onlara güveniyor." İsteksizce başımla onayladım.

"Gelelim esas istediğim konuya." Belkedim. "Bir animagus olmanı istiyorum. Ve kardeşinin de." Doğru mu duymuştum? "Animagus mu? İkimiz de mi?" Onayladı. "Ona iletmeni isterim. Siz benim en güvenilir hizmetkarlarımsınız. Özelliklede sen, Capella. Yetenekli bir cadısın. Sadıksın." Kardeşlerime. Diye tamamladım cümlesini içimden. "Bir çift animagus daima iş görür. Saklanmakta da, saldırmakta da." Kimseye saldırmak istemiyordum. "Emredersiniz Lordum." Gitmem için komut verdiğinde geri çekildim. Bir animagus olacaktım. Olacaktık.

Eve dönmüştük. Anneme yolda animagis olmamızı istediğini söylediğim için beni tekrar kapatmayacaktı. Regulus'u da çıkartmıştı. Animagis olmanın en zor kısmına gelmiştik bile. 1 ay o otu ağzımızda tutacaktık. "Sence animaguslarımız ne olacak?" Regulus heyecanlı duruyordu. Ger zaman bir animagis olmak istediğini söylerdi. Ben onun kadar heyecanlı değildim. "Sen kesin kedi olursun." O tan bir kediydi. Tavırları bana her zaman bir kediyi hatırlatıyordu. Kafamda o siyah bir kedi olarak canlanıyordu. "Ben senin ne olacağını hiç bilmiyorum." Bu konu hakkında benim de bir fikrim yoktu.

Hogwarts'tan mektuplarimiz gelmişti. Açtık. Benimkinin içinde bir şey daha vardı. "İnanmıyorum... Bu düşündüğüm şey mi Ell?" Regulus bana yaklaştı. İçinden üzerinde Kaptan yazan bir rozet çıktı. Slytherin Quidditch Takım Kaptanı. "Bu harika! Regulus benden daha çok sevinmiş gibi duruyordu."

Bunu annemlere gösterdim. "İşte şimdi gerçek bir Black olma yolunda ilerliyorsun!" Ve an itibariyle bu ünvandan soğudum.

Yaz bitiyordu. Yarın son kez Hogwarts'a dönecektim. Kış tatilinde kesinlikle eve dönmeyecektik. Annem çağırsa bile gitmeyecektik.

Bugün animagusa dönüşmüş olmamız gereken gündü. "Hazır mısın Ell?" Başımla onayladım. İkimizde aynı anda dönüştük. Gözlerimi açtığımda karşımda bir kedi duruyordu. Siyah bir kedi. Tam tahmin ettiğim gibi.

Ben ise ondan daha büyük bir hayvandım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Ben ise ondan daha büyük bir hayvandım. Bir kurt.

İkimizde geri dönüştük

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

İkimizde geri dönüştük. "Harikaydı!" Regulus benden daha mutlu gibiydi.

"Son ilk günümüz..." Mırıldandım. "Son ilk günümüz..." Beni tekrarladı. Bu eve geri dönmek gibi bir niyetimiz yoktu. Voldemort'u yenmeye çalışıyorduk. Evde gizlice yarattığım odada uzun uzun araştırmalar yaptım. Voldemort ruhunu parçalara bölmüştü. Bu korkunç bir şeydi ama o iğrenç adam ölmemek için bunu da yapmıştı. Yaşamak her şey değildi ki. Fiziksel güç de öyle. Tabii bu onun umurunda değil.

Trenden yavaş adımlarla indim. Son seneniz olacaktı. Ve ister istemez berbat geçecekti. Regulus kolunu omzuma koydu ve beni sola doğru çekti. Ne olduğunu anlamak için ona baktım. "Barty orada." Birde bu vardı tabii. İçimden lanet okudum. Son iki yılımız hiçte hoş anılar barındırmayacaktı.

Büyük Salon'a girdik. Girdiğimiz gibi dönüp kalmam bir oldu. "Lütfen bana şizofren olduğumu söyle Reg!" Kafamı onun omuzuna gömdüm. "Fazlasıyla sağlıklısın Ell." İçimi çekip masaya doğru yürümeye başladım. Severus'da Profesör olmuştu. Hangisi ne öğretmeni bilmiyorum ama Sirius ve Remus bu okulu bana ve Regulus'a dar etmek için her şeyi yapabilir gibi geliyo.

Seçmelerden sonra Dumbledore kürsüye çıktı. "Evet, öncelikle 1. Sınıflar hoşgeldiniz. 2, 3, 4, 5, 6. Sınıflar hoşgeldiniz ve 7. Sınıflar sonkez hoşgeldiniz." Başımı ovmaya başladım. "Bu yeni yılda aramıza 3 yeni öğretmen katıldı. İksir Profesörü Severus Snape." Yavaşça alkışladım. Severus bir Ölüm Yiyen'di. Sorun da burada. Ama Dumbledore bunu biliyor mu bilmiyorum.

"Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü Remus Lupin." Bunu alkışlıyormuş gibi yaptım. En sevdiğim derse benden nefret eden bir öğretmen giriyor. Harika!

"Ve son olarak Uçuş Profesörü Sirius Black." Yutkundum. Bu demek oluyordu ki fazla sık görüşecektik. "İyi anlayacağınızı düşünüyorum. Bir çoğunuz onları tanıyor olabilir. Yeni mevzunlar." Geri kalanını dinlemedim. Bütün iştahım kapanmıştı. Kafamı masaya yasladım.

Yemeğin sadece ilk 10 dakikası orada durabildim. Hiçbir şey demeden masadan kalktım. "Hey! Nereye?" Cevap vermedim. Kafa yormam gereken bir Hortkuluk meselesi vardı.

Bir liste yapmıştım. Topladığım bilgilere dayanarak bir Hortkuluğun olabileceği 3 yer keşfetmiştim. Ne olduğunu da bilmiyordum. Bunu Dumbledore'a danışma fikri de pek mantıklı gelmiyordu. Kaç tane olduklarından da emin değildim. 5 ila 8 arası olduğunu düşünüyordum. Sonra aklıma Quidditch seçmeleri yapmam gerektiği geldi. Ve bunun için önce Sirius ile konuşmak zorundaydım.

Ne şans ama!

Her bölümde yazıyorum bunda da yazıcam

Bu kitap MrsRiddl3 ile beraber düşünülerek yazılmıştır. Buna benzer ama aynı olmayan bir hikaye onun profilinde de bulunmaktadır bakarsanız sevinirim

Teşekkürler

Star & MoonBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin