FİNAL

54 4 1
                                        

Tombul yanakli, siyah parlak sacları,
Yeşil gözleri, biçimli dudaklari her hâliyle mükemmel olan jungmin merdivenlerden uykulu uykulu indi ve mutfağa adimladi. 10 yaşında olmasına rağmen boyu uzun olan Jungmin kemikli elleri ile bardağa elini uzattı ve bir bardak su içti. Sonrada gizli gizli buzdolabını açıp elini dondurmaya uzatmıştı ki birisi buna engel oldu.

"Hayır Küçük hanim ne konuşmuştuk yemekten önce abur cubur yok!"

Somurtarak konuştu jungmin.

"Ama baba yaaaa!"

"Hayır Jungmin!"

Mjutfağa bir beyefendi daha girmişti.

"Ne oluyor burada bakim Taehyung?"

Jungmin dudağını kemirmeye başladı, bitmişti.

"Kızın yemekten önce dondurma yemeğe çalışıyordu Jungkook"

Jungkook kollarını beline yerleştirmişti.

"Ne konuşmuştuk biz kızım zaten dedenler gelince abur cubur sınırını aşıyorsun"

Jungmin dudaklarını büzüp konuştu.

"Üzgünüm babalarım bir daha olmayacak yaramaz bir kiz olmayacağım"

Taehyung Jungkook'un aksine daha otoriterdir. Jungminin çoğu şeyiyle ilgilenir onu anlamaya çalışır. Ama bazi konularda ne olursa olsun katı olması gerekti. Özellikle "erkekler" konusunda.

"Tamam bakim kim simdi bana yardım etmek ister bugün namı değer Min hoseok ile min yoongi bize geliyorr"

Jungmin yerinde zıpladı.

"Yaşasınnn! Dedelerim geliyor!"

Jungkook ve taehyung gülümsedi. Gerçekten saygılı ve güzeller güzeli bir kız yetiştiriyorlardı.

Kim ailesi

Jimin yanağına konulan öpücük ile huzurlu bir şekilde gözlerini araladı.

"Bitanem uyan kahvaltı hazırladım bize ve oğlumuza"

Jimin gülümsedi ve seok woo nun dudaklarına bir öpücük kondurdu.

"Sana sahip olduğum için çok şanslıyım"

"Bende çok şanslıyım güzeller güzeli eşim, anlayışlı, merhametli, ve kıskanççç"

Jimin arkasini döndü.

"Yaa nolduu bir andaa"

Seok woo jimine yaklaştı aama jimin onu eliyle ittirdi.

"Git sen oğlumuzu seven kadinlarla konuş"

Seok woo bir çırpıda Jiminin üstüne çıkmıştı.

"Bana bak hayatım öyle bir şey yok ve olamazda. Amacını bilmiyordum sonradan anladim ve anlayinca bir kocam olduğunu belirttim ve uzaklastim ondan. Benim hayatimda sen ve oğlumuz jun seok. Sizden başka kimsem yok."

Dudağına eğilip öptü.

"Şimdi inelim ve ailecek kahvaltımızı yapalım bugün biliyorsun aile toplanma günümüz lunapark'a gideceğiz"

Jimin hatırlayinca gülümsedi. Hepimiz cumartesi günleri toplanirdik. Babamlar amcamlar kuzenim ve ailesi hepimiz toplanır ve birseyler yapardik. Hemen kalktığı gibi jun seok'un odasina adımladi. Ama kimse yoktu büyük ihtimalle aşağıya inmişti. Sofraya oturup diğer aile üyesini sakince bekliyorlardi. Çok güzel bir aile olduklarini her gün her zaman anlıyordu.

___________________________________________

"Eee benim güzeller güzeli torunum yazılılar nasıl gidiyor?"

Diye sordu Hoseok. Torununun çok zeki bir kız olduğunu biliyordu. Bu konuda kesinlikle Taehyung'a çekmişti. Jungmin lokmasını yutup konuştu.

"Tabikide güzel gidiyor dede! Övünmek gibi olmasın ama herkes benden not istiyor bende onlari kirmiyorum ve yardım ediyorum!"

Hoseok en güzel gülümsemesini torununa gönderdi. Yoongide yan yan sırıtıyordu çünkü aklına şeytani şeyler geliyordu mesela
'taehyung'u sinir etmek' o zamaninda çok çektirmişti -yoonginin tabiriyle- o yüzden aynısını yasiyacakti.

"Jungmin bu geçen ders anlattığın çocuk mu yardım ettiğin çok tatlı birisiydi"

Taehyung kaşları çatık bir şekilde kızına baktı Jungkookta yine çattık bakışlarını atmaya başlamıştı bile.

"Ha min Gyu dan bahsediyorsun dede. Bir konuda takılı kalmışti bende anlattım biliyor musun dede ben anlatınca hemen anladı!"

Yoongi Taehyung'un o suratını görünce keyifle gülümsemişti. Jungkook ise sabır çekiodu.

"Kim bu min gyu Jungmin benim niye haberim yok?"

Hoseokta Jungkook gibi sabır çekiyordu. İkisinin kocasida aynıydı.

"Babaaa min Gyu nasıl bilmezsin gösteride benim eşimdi ya hani"

Yoongi kendini tutamayip gülmüştü. Jungkook gene başladık susmaz şimdi bakışlarını Hoseok'a gönderiyordu.

"Sen bi de ona ders mi anlattin Jungmin?"

Taehyung elindeki çatalı bırakarak konuşmuştu.

"Babaa yapma şunu ihtiyacı vardi"

Taehyung kaşlarını çattı.

"Bir daha olmasin Jungmin görmeyeceğim duymayacağım"

Jungkook göz devirdi.

"Taehyung lütfen!"

Taehyung sustu ve önüne döndü, yoongide sırıtarak taehyung'a döndü.

"Eeee taehyung nasıl bir hismişş öyle göte böyle yarrakkk"

Kimse gülmesini tutamamış ve gülmeye başlamıştı. Hoseok;

"Burada çocuk var küfür etmee!"

Akşam 7:00

İşte aile toplantısı vaktiydi. Kimi aile geç kalmış kimisi didişiyordu. Birlikte bol kaos dolu günler yaşamışlardı ama onlar yine bir araydılar ve bu sefer kalabalıklardi. Jungmin neşeyle gülüp jun seok ile şakalaşıyor, namjoon ve jin ise hâlâ ilk evliliklerini yaşıyorlarmış gibi takılıyorlar. Taehyung ise hâlâ jungkookun triplerini çekiyor. Seok woo ise jiminin kıskançlıklarini çekmekle meşguldü. Peki sope? Yoongi ile hoseok? Onlar çoğu zaman yarım kaldılar. İkiside birbirine kırıldı üzüldü. Planlar kurdular üzerlerine yetmedi hakaretlerde bulundular ama birbirlerine kıyamadılar hiç bir Zaman. Onlar bir bütündüler onları ayiramazlardi kimse onlar bunu İlk başta yalanlasada birbirlerini dinlemediklerini öğrendikleri Zaman ikiside birbirine çok hak verdiler. Yine sonunda birlikte olmayı başardılar. Bu ficte çok güldüler yeri geldi ağladılar ama sonuç yine herkes Birlikte kopamadilar...

Seneler sonra finali attimm..
Bu ficin yeri ayri nasil bitirecegimi dusunemedim aşırı üzücü benim icin ama elimden geldiğince guzel bir son yazdim sizi çok seviyorum sope ile kalın bu güzell ficimi begendiyseniz ve bu zamana kadar okuduysaniz ellerinizden yanaklarinizdan öpüyorummmm görüşürüx sağlıcakla kalın...💞



🎉 |𝐒𝐨𝐩𝐮'𝐮𝐧 𝐨𝐠𝐥𝐮 𝐉𝐮𝐧𝐠𝐤𝐨𝐨𝐤❀| hikayesini okumayı bitirdin 🎉
|𝐒𝐨𝐩𝐮'𝐮𝐧 𝐨𝐠𝐥𝐮 𝐉𝐮𝐧𝐠𝐤𝐨𝐨𝐤❀|Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin