Bölüm 20: Hadi Barışalım!

87 17 1
                                    


İyi okumalar:))

...

Medyada; Aisha, Angelina ve profesör Blade:

Öğleden sonrası derslerde Angelina ile oturmuştum. Adrian ders boyunca dik dik bize bakıyordu. O kadar korkutucu görünüyordu ki en sonunda Angelina ile silgimi paylaştığımda sinirden elindeki kalemini bile kırdı manyak!!

Onun bu garip tavırları Angelina'nın da dikkatini çekmişti. Yavaşça kulağıma fısıldadı:

" Leydim, sör Adrian son derece kıskanç. Onu anlayabiliyorum ama en azından öldürme isteğini dizginlemesini söyler misiniz?"

" Haklısın, bunu daha sonra onunla konuşacağım."

Bunun dışında ders son derece akıcı geçmişti. Angelina ve ben öğretmenimiz profesör Blade ile o kadar yoğun bir şekilde konuya odaklanmıştık ki teneffüs vaktinde bile hâlâ teoriler üzerinde konuşmaya devam ettik.

Tâki Adrian yine maydanoz olana kadar!

Gelip kolumu sertçe tuttu:

" Aisha!! Hadi gidelim! Daha ne kadar bu saçmalıklar üzerinde çalışmaya devam edeceksiniz?!"

Öfkelenmiştim. Elimi sertçe çekip ondan kurtardım:

" Adrian! Seni daha önce bana gelişi güzel dokunmaman konusunda uyarmıştım. Ayrıca artık senin kılıç partnerin olmadığımı söylemiştin! Unuttun mu?"

Biraz kırılmış bir ifadesi vardı ama son derece öfkeliymiş gibi konuştu:

" Yani öyle dedim diye seninle takılmamam gerektiğini mi söylüyorsun?!"

" Öyle demedim! Sadece saçmalık dediğin şeylerle ilgilendiğim için gidip kendi başına kılıç antrenmanı yapmaya gidebileceğini söylüyorum!!"

" İyi! Ne istiyorsan onu yapabilirsin!! Artık seni rahatsız etmeyeceğim!!"

" İyi git! Zaten artık bana ihtiyacın yok!!"

" Asıl senin bana ihtiyacın yok! Etrafında her zaman çok fazla 'arkadaşın' var zaten!!"

Ne ima ettiğini anlamıştım ve nedense bu benim çok canımı yakmıştı. Onun benim için özel olduğunu bilmesine rağmen bunu söylüyordu!!

" Defol git Adrian!"

Hızla sınıfı terk edince ona gözlerim dolu bir şekilde bakmaya başladım. Profesör Blade ve Angelina bana anlayışla bakıyorlardı.

Hiçbir şey olmamış gibi davranıp teori üzerinde konuşmaya devam ettim. Profesör Blade bir büyücüydü ve uzmanlığı karanlık elementiydi.

Adrian'a göre bu sıkıcı ve gereksiz bir dersti ama aslında son derece önemliydi. Okulun bodrumunda gizlenmiş lahit yakında kırılacak ve bizim o şeyi öldürmemiz için bu dersi öğrenmeye ihtiyacımız var.

Adrian anlamıyor! Ona göre güçlenmenin tek anlamı fiziksel olarak bedeni eğitmekti ama aslında bilgi en büyük güçtü. Maalesef o bunu zor yoldan öğrenecekti.

Ulan önceki hayatımda bir sürü boş boş ders öğrendik. Hiçbir halta yaramamışlardı! Bu yüzden Adrian'a hak vermeden edemiyordum. Sonuçta okulda öğrendiğimiz her şeyi gerçek hayatta kullanmıyorduk.

Her geçen saniye onunla olan kavgamızı düşünmeye devam ettim. Kalbim giderek ağırlaşıyor ve bana acı veriyordu. Sonunda teori üzerinde konuşmayı bırakıp odalarımıza dağıldık. Hava yağmurluydu, yani Adrian'da şu an odasında olmalıydı.

Romantik Roman Dünyasında Bir Türk!Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin