Karşımda şaşkın gözlerle bana bakan Aylin abla vardı. Bir yandan siren sesleri odayı dolduruyor diğer yandan Aylin abla neler olduğunu anlamak için beni süzüyordu. Tüm planı elime yüzüme bulaştırmıştım.
Ne yapacağımı bilemeyerek geri adım attım ama kaçabileceğim hiçbir yer yoktu hafıza silme gibi bir gücüm de yoktu. Aylin abla, yanıma yaklaştı.
"Benden başka birine göründün mü?"
Duyduğum soru karşısında şaşkınlığımı gizleyememiştim. Merkez yöneticisine haber vermeyecek miydi?
"Ha-hayır birtek sana göründüm Aylin abla" dedim
"Şurada bir oda var" parmağıyla kitaplığın yanındaki kapıyı işaret etti "oraya gir şu anahtarı da al" cebinden çıkardığı çelik anahtarı elime tutuşturdu "kapıyı içeriden kilitle ve ben gelene kadar dışarı çıkma"
Aylin abla, kızıl dalgalı saçlarını eliyle geriye atarak, kendinden emin bir şekilde dışarı çıktı. Bende aynı Aylin ablanın dediği gibi, gösterdiği odaya girip kapıyı içeriden kilitledim.
Yaptığım tam anlamıyla dikkasizlikti. Böyle bir yerde daha dikkatli olsam hiçbir sorun olmayacaktı. Ya yanlışlıkla Aylin ablanın değilde Atakan abinin odasına girseydim. Hayal bile etmek istemiyordum çünkü Atakan abi öğrenseydi hayatımı bitirirdi.
Deniz Taş, neden onun hakkında bu kadar dosya tutmuşlardı. Hakkında hiçbir bilgi bulamamıştım çünkü bana önemsiz işaretini çıkaramayan güçsüz olduğu içinde öldürülen biri olduğunu söylemişlerdi. Tek bildiğim Ahmet abiden iki yaş büyük olduğu ve eski dosyadaki fotoğraftan baktığım kadarıyla kumral, yeşil gözlü bir çocuk olduğuydu.
Keşke arşiv odasına sınırsız giriş hakkım olsaydı. Böyle bir hakkım olsa hem Deniz Taş hakkında bilgi öğrenirdim hemde bana bu mesajları atan, Atakan abinin korkmasına sebep olan kişiyi ve intikamcı hakkında bilgi edinebilirdim.
Biraz sonra kapı açılma sesi duydum. Biri odaya girdi ve kapıyı kapattı. Siren sesleri de durmuştu. Bulunduğum küçük odanın kapısı tıklatıldı.
"Yusuf benim Aylin, kapıyı açabilirsin"
Büyük bir rahatlamayla kapıyı açtım. Aylin abla bana sitem eden gözlerle bakıyordu.
"Ya siz şakamısınız, burası sizin zırt pırt girip çıkabileceğiniz bir yer mi!!"
"Aylin abla sandığın gibi değil"
"Ya bir gören olsaydı he! Ya seni ben değil de Ahmet yakalasaydı hiç bunları düşündün mü!"
Aylin abla, öfkeyle derin bir nefes aldı ve masasının yanında duran sandalyeyi işaret etti.
"Geç otur şuraya konuşucaz"
Dediğini ikiletmeden sandalyeye oturdum oda karşıma oturdu. Aylin abla , kapıya bir bakış attı ve cızırtılı bir ses çıktı. Kapılar özel kimlik kartıyla açılıyordu. Büyük ihtimalle elektrik erişiminde değişiklik yaparak kapıyı kilitledi.
"Anlat. Arşiv odasına neden girdin? Hatta nasıl girdin? Tek miydin yoksa yanında biriyle mi beraber girdin?"
"Tek başımaydım gücümü kullanarak merkeze girdim. Şeyy...merak ettiğim bazı şeyler vardı-"
"Ne gibi şeyler?" Dedi Aylin abla. Gözleri adeta alev saçıyordu. Sanırım asıl korkmam gereken kişi Aylin ablaydı. Beni burada evire çevire dövebilir ama kimsenin eline vermezdi.
"Aslında çok fazla şey var. İntikamcının ortaya çıkması, Atakan abiyle yaşadığımız olaylar, belki bunlar hakkında bilgi öğrenebilirim diye düşündüm" bana birinin mesajlar attığını ve onun kim olduğunu bulmak için girdiğim kısmını atladım çünkü bu numara halen işime yarayabilirdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KELEN
Science Fiction"Güç, sadakat ve fedakarlık üzerine yazılmış bir gençlik hikayesi" ☘️
