Söz

8 1 0
                                        

Soğuk kış gecesinin tenime vuran kesici hissiyle, bitkin, son derecece yavaş olan bedenimle polis merkezinin bahçesine girmiştim. Her yerde bir kargaşa vardı, bank ta oturan,vücudu bitkin Yaren, yanında ona su uzatan Efe, endişeyle Mert i sorgulayan Tunç abi, Emre nin yanında durmuş olayı anlamaya çalışan Ahmet abi, bir polis görevlisiyle konuşan Atakan abi.

Ne yapacağını bilmeyen, korku, endişeyle hızla kalbi atan. Derin nefesler alarak kendini sakinleştirmeye çalışan ve son derece çaresiz ben vardım. Dizlerimin daha fazla dayanamayacağını hissediyordum.

"İyi misin"

kafamı çevirdiğimde Ahmet abi yi gördüm, yanıma geldiğini bile farketmemiştim. Kafamı olumlu yönde salladım. Elindeki suyu bana uzattı.

"Al"

neden bilmiyorum, ama şuan bana verdiği his son derece güven vericiydi. Gözlerinde beni kandırmaya çalışan sahte bir ifade yoktu. Yardım etmek istiyordu sanki.

Elindeki suyu aldım. Onun ne yaptığını anlamaya çalışarak yüzüne baktım. O ise bana üzülerek baktı ve gözlerini kaçırdı. Ahmet abi ilk kez gözlerini kaçırdı.

"Yusuf, belki bana güvenmiyorsun biliyorum. Ama şunu bilmeni isterim ki sana anlatamayacağım bazı şeyler var. Ve senden sadece bugün için bana karşı dürüst olmanı istiyorum yoksa sana yardımcı olamam" dedi

"Ne istiyorsun"

Sağ elini, sol omzumun üzerine koydu. Ve işaret parmağı ile, kapıdaki Atakan abi ile konuşan polis i işaret etti.

"Birazdan kapıdaki polis seni içeri alacak ve belirli sorular soracak. Ama ondan önce senin bana anlatman gereken birşey var mı sadece bunu merak ediyorum"

Gözlerimi kaçırdım, ne söyleyeceğimi, şuan neler olduğunu bilmiyordum. Bana uzun süredir mesaj atan birinin olduğunu söylersem, belkide bilmediğim daha bir sürü şeyi öğrenme fırsatını kaybedecektim.

"Be-ben..."

"Evet sen?"

"Ben neler olduğunu bilmiyorum. Sadece bizi takip eden birini farkettim hepsi bu"

"Peki, merak etme sizi kim takip ediyorsa onu bulmak için herşeyi yapacağım"

Eliyle omzumu okşadı ve yanımdan kalkıp Atakan abinin yanına gitti. Zihnimde bir sürü susturamadığım ses vardı. Kafamı, avuçlarimin arasına aldım. Ve bir an olsun kafamdaki seslerin susmasini istedim.

Biraz sonra hepimizi sorgu için odaya aldılar teker teker. İlk sorguya giren kişi bendim. Oldukça havasiz, son derece kısık bir ışığın olduğu bir odaya aldılar. Buranin boğucu bir ortamı vardı. Kahverengi, son derece eskimiş bir masanin karşısındaki sandalyeye oturmami istedi, karşımdaki polis.

"Gergin olmanı gerektirecek bir durum yok sadece bazı basit sorular soracağım"

"Anladım"

Polis, karşımdaki sandalyeye oturdu. Ve elindeki kağıtları masaya koydu, kalemle üzerine birşeyler yazdı.

"Evet söyle bakalım genç adam adın ne?"

"Yusuf"

"Evet Yusuf, bana bugün yaşadığın olayın hatırladığın kısmını anlatırmısın"

"Ormanda arkadaşlarımla beraber kamp yapmıştık, ateşi söndüreceğim zaman birinin bizi izlediğini farkettim. Bir ağacın arkasından bizi izliyordu yüzünü gizlemişti. Arkasindan koştum, hatta onu yakaladım sonra..."

"Evet, sonra?"

"Ayak bileğinde bir cihaz gibi birşey vardı"

"Bu cihazın, hatırladığın kısmını bana tarif edebilirmisin?"

KELENBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin