Bölüm 2: "Projemle düzgün konuş!"

4.1K 228 71
                                    

Multide yakışıklı mı yakışıklı Ruh-u Özgürcüğümüz var :')

İyi okumalar!

#

"Hey sen!Kapıdaki eski çağ hizmetçisi kılıklı kızıl şey..Gizem'in yanına geç." Komik kıyafetli adam parmağıyla bir kızı işaret etti. "Proje eksiğini tamamlaması için ona lazımsın."

Elimdeki 19. boş çikolata ambalajına veda ederken gözlerimi değişik renklerle bezenmiş sınıftan zoraki çekerek bana seslenen adama korkulu bakışlar attım. Dünden beri lanet herifin takıldığı mekanları gezmekten bacaklarım şişmişti. Saçma saçma yerlerde kaybolup girdiği her mekanın fotoğrafını çekmiştim. Ve son durak olarak, okuduğu üniversitede bulmuştum kendimi..

Kaybolduğumdan bahsetmeye gerek bile duymuyorum(!)

"Be-ben mi?" diye kekeledim. Ya da geveledim. Her neyse işte. Şu an için kekeleme ile gevelemenin farkını düşünemezdim. Az önce varlığımı resmi olarak ifşa etmiş bulunmaktaydım.

"Burada başka çağ dışı bir insan görebiliyor musun?" dedi alayla karşımdaki soytarı. Bunun üzerine sınıftaki birkaç yalaka kırıtmaya başladığında sinirle bir nefes verdim.

Hoho çok komok(!)

Şu yamuk ağızla gülen fanilere bir tane geçirmek vardı da.. Tekme tokat dalmak gibi mesela. Ya da hadım etmek de olabilir.
Fani eşimi bulup bana aktardığı bu mistik güçlerle donatılmış, kıro bakış açısı için ona teşekkür etmeliyim. Dünyaya geldiğimden beri semt çocuğu gibi geziyorum ortalıkta!

Temkinli bir şekilde "Pekala.." dedikten sonra gösterdiği kızın yanına doğru ilerledim. Projeden kastedilenin ne olduğunu bilmeden içine damdan düşer gibi bodoslama dalmak bir tek bana yakışırdı zaten(!) İçimden hem o Tuna denen şebeleğe hem kaderime ana avrat söverek adımlarımı hızlandırdım ve sarışının yanına vardım.

Kızın bir "Selam!" demesi var evlere şenlik! 'Senin o yüksek desibeline kurban.' dememek için zor tuttum kendimi.

"Selam.." dedim, düşüncelerime tezat, çekingen bir tavırla. Çok derin bir şekilde, karşımdaki kız tarafından süzülmeye başlandığımda 'Acaba çıplak mıyım?' düşüncesiyle göz gezdirdim kendimde. Neyse ki çıplak falan değildim. Hatta o kadar kapalıydım ki vücudumu ter basmıştı.

"Boyun çok uzun değil sanırım, fakat kıvrımların hoşuma gitti. Ayak numaran, boyun, kilon ve tabi ki beden ölçülerini almam gerek. Hemen şu tartıya çıkar mısın? Ayrıca köşedeki metreye de bir uğramalıyız. Tanrım! Mezura mı nereye koydum? Cereeeeen? bana ayakinçi getirir misiiin? Ya kızım hadiseneee!"

Güzelim önce bir çay içseydik... Ben böyle bir ilişkiye hazır hissetmiyorum kendimi.

Kıza nasıl bir dehşetle baktım bilmiyorum fakat suçlu hissettiği kesindi. Beni asıl dehşete düşüren şey bu cümleleri minimum oksijenle sarf etmesiydi. Fizik kurallarına göre üçüncü cümlede tıkanması gerekmiyor muydu bunun? Ben dinlerken yorulmuştum!

Mahcup bir ifadeyle gülümseyerek, "Pardon. Ben Gizem ve bu da benim ilk resmi projem.. Ayrıca çok heyecanlıyım!" derken ıları uzatarak söylediğinde dayanamadım ve güldüm. Tatlı bir kıza benziyordu. Sarı dalgalı saçları ve biçimli kaşla bezetilmiş gözleri vardı. Canlı bir maviydi tonu..Boyu benden en az 8 santim uzun olmalıydı. Fakat bu tatlılığın olayları kavramam açısından pek işe yaradığı söylenir mi? Orası tartışılır..

Özgür RuhHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin