Yazım yanlışları olabilir, düzeltmeye inanın vaktim olmadı..
Bol bol yorum istiyorum sizden canişkolarım :') Yani elinizden geldiğince en azından dsgjlşsd
İyi okumalaaaar!
##
"Artık indirebilirsin Tuna'cım(!) Sonuçta tüm okulu bu halde turladık ya hani(!)"
"Keşke biraz daha zayıf olsaydın!" dedi yorgunluktan ölmüş bir sesle. O kadar ağır mıydım ya ben?
"Geber inşallah!" Ellerimi havaya kaldırıp dua eder gibi açtım. Bir an düşecek gibi olunca yeniden yapıştım boynuna.
"Fazel?"
Bir sen eksiktin be Baran, şahtık şahbaz olduk(!)
"Efendim?" dedim karşımda bana şaşkınlıkla bakan Baran'a. Yanındaki meşhur sarı şıllığımız Ceyda sinirle bana bakıyordu.
Ay, haspam!
"Sen niye onun sırtındasın?" diyerek düşüncesini beyan ettiğinde önce ona, sonra boynuna sıkı sıkı tutunduğum Tuna'ya, daha sonra yine ona baktım. Böyle mantıklı bir soru kesinlikle mantıklı bir cevabı hak ediyordu.
"Aşağıda nem çoktu, arkadaştan rica ettim biraz rakım yükseltsin diye. O da yardımcı oldu sağ olsun." dedim bilge bir edayla. Daha sonra Tuna'nın sırtındaki tozları silkeliyormuş efekti yapmaya çalışırken bir kez daha düşme tehlikesiyle karşılaşsam da Tuna beni yerküreye yar etmemekte kararlıydı.
Baran saçmaladığım gerçeğini idrak ederken olumsuzca cıklayıp gözlerini kısarak Tuna'nın bacaklarıma dolanan ellerine ters bir bakış attı. "Yapmamız gereken işler var. Ders başlayacak birazdan. Hemen sınıfa dö.."
"O bugün derse girmeyecek." dedi Tuna, Baran'ın sözünü keserek. Tam itiraz edecektim ki Tuna aniden beni bıraktı. Düşmeme yine ve yine izin vermeden belimi kavradığında şaşkınlıkla ona bakmakla yetindi gariban kalbim. "Çünkü benden öğrenmesi gereken birkaç özel şey var. Tabi merak etmiyorsa o ayrı konu.. Değil mi Güzelim?" diye şakıdı yapmacıkça sırıtarak.
Şu güzelim kelimesi kadar hayat karartan bir kavram yok azizim. Bir kelimenin insan üzerindeki etkisi nasıl böyle değişik sonuçlar doğurabilir sorusuna canlı kanıttım. Zira birinci evrede kalp ritmim bozuluyor, midemde slether.io portal açıyor. İkinci evredeyse tamamiyle alayla söylenme ihtimali çarpıyor yüzüme. Aynı hızla Tuna'nın güzel suratına çarpmak istiyorum iki tane.
Psikolojik vaka olduğumun kanıtını gösterdiğim gerçeğini es geçersek ikisi aralasında bir gerilim olduğu belliydi ve Tuna'nın bile umursamaz tavırlarını rafa kaldırmasını sağlayacak kadar bozuklarsa önemli bir konu olmalıydı. Fakat, beni asıl şaşırtan şey Ceyda'ydı. Dudaklarını sertçe dişleyip bir Tuna'ya, bir Baran'a gidiyordu bakışları. Hayret, bizim Aman Adanalı Boya Badanalı o gevşek ağzını açmadan, bir dakika boyunca durabiliyormuş.
Çok esracengiz..
"E-evet..Hadi gidelim." diye kekeleyip ortamdaki o soğuk havayı dağıtmaya çalıştım. Tuna birkaç saniye daha gözlerini kısıp karşısındaki Baran'a tehlike sinyalleri çalan bakışlarını son bir kez yansıttıktan sonra belimdeki elini omzuma attı ve beni her zamanki çekiştirmeye başladı. Fakat bu sefer bir değişikti bedenimi kavrayışı. Ne belime gömülen parmaklar vardı, ne bir kol çıkarma hedefli sürükleme. Daha bir sert, daha bir korumacı havayla omzumu kavramış ve tıraş losyonunu hissedecek kadar yanına çekmişti beni.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Özgür Ruh
MizahFazel ile tanışın! Kendisi dünya zaman birimine göre 19 yaşında. Farklı bir evrendeki gereksiz bir boyutun gereksiz bir ütopyasında sıradan bir görevli. Hatta o kadar sıradan ki onu niteleyen özel bir adı bile yok(!) Kendisi memeliler familyasının g...