BEN SENİN ABİNİM

417 58 65
                                        

Elimde bir kupa nane limon :( önümde matematik testleri. Ders çalış diye ısrar eden aile bireyleri.Yakama yapışan grip. Ve içinden yeni bölüm yazmak gelen bir adet Sema.

Bur arada arkadaşlar hikayemin sevilmediğini ilgi görmediğini düşünüyorum. Eğer okuyorsanız bir şekilde yorum yapın belli edin. Beğeniyorsanız arkadaşlarınıza falan önerin sizden ricam. Sevgilerrr :)


"Sade 24 yaşındaymış" diye kıkırdadı Yağmur. Onun bu haline göz devirip sırıttım. Esra ve Yağmur benim sahip olduğum tek insanlardı. Olmayan ailem gibiydiler. Onlar yeni gelen edebiyat öğretmenini çekiştirirken birden ciddileşip benim arkama bakıp "Günaydın hocam" diyerek gülümsediklerini gördüm. Arkamı döndüğümde "Günaydın" diyerek gülümseyen adamı görmemle ağzımdan sadece şu kelime döküldü. "OHA!"

Karşımda duran adamın bana ne kadar benzediğini kelimelerle anlatamazdım. Onun yüzüne dikkatle baktığımda aynı şaşkınlık onun yüzünden de okunuyordu.

Esra'nın "Bu benzerliği biz nasıl farketmedik" diye mırıldandığını duydum.

İnsanlar çift yaratılır derlerdi de inanmazdım. Hem de bana bu kadar benzer özellikte olan çiftim bir erkek ve öğretmenim olarak karşıma çıkıyor. En az benimki kadar kıvırcık kısa kesilmiş saçlarına baktım. Ardından tek ton bile farketmeyen mavi gözlerine. dudaklarının şekli, teninin beyazlığı. az önce gülümsediğinde kısılan gözleri ve gözlerinin yanında beliren ufak kırışıklıklar. Kendini erkek olarak hayal et deseler ben dahi bu kadar benzetemezdim.

O anda öğretmenimin sesiyle kendime geldim.

"Senin adın ne?" Ee hadi ama bu benzerlikten sonra adımı mı soracaktın. Sözcüklerle tepki vermemişti. Belkide egoistti. Nede olsa onun sadece öğrencisiydim.

"Alisa" dedim " Alisa Akın diye bitirdim sözcüklerimi.

Artık gözlerime bakmıyordu.

"Ben Ali Kaya" dedi birkaç saniyelik bir süre bir şeyler düşünüp uzaklara bir yere sabitledi gözlerini. Ani bir şekilde bakışlarını gözlerime sabitleyip devam etti.

"Ali İsa Kaya. Edebiyat öğretmeniniz."

Fiziksel özelliklerimiz gibi isimlerimizde ancak bu kadar benzeyebilirdi. Birileri bana şaka mı yapıyordu? Kamera nerede? Nereye el sallayacağım?

"Alisa seninle konuşabilir miyiz?"

"T-tabii"

"Yalnız"

Kızlara dönüp baktım Esra gitmek için döndüğü sırada Yağmur kırıldığı belli bir şekilde hocanın yüzüne baktı. Sonra yanımızdan uzaklaştılar.

"Efendim hocam?"

"Alisa bu duyacakların senin için zor olacak. Zamanında bende sindirmekte çok zorlandım." Vereceğim tepkiyi ölçmek için gözlerime bakıyordu. Ben de hem korkmuştum hem de merak etmiştim. Sorar gözlerle baktığımda konuşmaya devam etti.

"Bu durumu atlatman için yanında olacağım, yardım edeceğim. Hep yanında olacağım. Alisa, ben senin abinim."

Kısa oldu farkındayım. Ama bu haldeyken daha fazlasını yazamadım. Lütfeen oy ve yoruumm :)



HARABEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin