“Nasıl yapacağız bunu?” diye mızmızlandım salonun yarısının Samhain’e adak olarak sunduğu seksi izlememeye çalışırken. Çoğu oyun seksten ibaretti. Bizimki de dâhil birkaç tanesi hariç.
“İnan bana,” dedi Niall hala aynı şaşkınlıkla. “Bilmiyorum. Daha önce yapmadığım sayılı şeylerden biri.”
Bu dediğine histerik bir kahkaha ile karşılık verdim. “Ne yani? Sandy sana vücudundan şarap içirmiyor mu? Ah, ne yazık.”
Evet, doğru duydunuz. Oyunun ilk aşaması bundan oluşuyordu. “Yönerge 1: Yeterince sarhoş olana kadar partnerinin vücudundan şarap iç.” Diye sesli okudum. “Yönerge 2: Hissedemez hale geldiğinde bakirenin kanını akıt.”
İşaret parmağımı çeneme yerleştirdim. “O kadar da zeki sayılmaz. Benim hala bakire olduğumu sanıyor.”
Niall kaşlarını kaldırarak bana baktı. Gözlerinden gecenin başından beri gördüğüm şaşkınlık parıltılarından teki geçmişti. “Ne?” dedim rahatsızlıkla kıpırdanarak. “Oradan bakınca gösterip de vermeyen sevgiline mi benziyorum?”
“Yani sen daha önce-”
“Evet,” diye kestim gözlerimi devirerek. “Bakire olmamanın anlamı budur, merhaba!”
Dudaklarını büzdü. Demek ki hissettiğim minicik kıskançlık sadece işin içinde grup arkadaşları da olduğunda geçerliydi. “Zayn mi?” dedi kısık sesle. “Bekaretini ona mı-”
“Aman tanrım, Niall Horan, bu konuyu hemen kapatıyorsun,” kızarmakta olan yüzümü avuçlarımın arasına aldım.
Bakışlarımı ondan uzaklaştırdığımda seks konulu oyunlardan tekine denk gelmiş Harry&Miranda’yı görebilmiştim. Çok ilginçti. Bay ve Bayan aşk kuşları ilk defa mutsuz ve öfkeli görünüyordu. Miranda dairenin içinde, dizlerini göğsüne çekmiş saçları kadar kızarmış, oturuyordu ve arkasındaki Harry ona öfkeyle bakıyordu. Şaşkınlıktan dudaklarımın aralandığını hissettim. Ne yani, yılın çifti seks hakkında sorunlar mı yaşıyordu?
“Bir sorun mu var?” dedi Niall ifademi görünce.
Başımı iki yana salladım. Kesin, Miranda ve Harry’nin sorun yaşıyor gibi göründüğünden bahsetsem yine olaya el atmaya kalkardı. Ve bunu nasıl yaptığını çok iyi biliyordum. Miranda bir defa, Harry’e tam duyguları hakkında konuşturmayı başarabildiğinde Niall’ın bir köşeden çıkmayı adet haline getirdiği konusunda bir şeylerden bahsetmişti.
Sıkılıyormuş gibi –ki sıkılıyordum- kollarımı göğsümde birleştirdim. “Bizim sıramız ne zaman gelecek?”
Ukala ukala sırıttı. “Bu kadar istekli olduğunu bilmiyordum.”
Gözlerimi kısıp omzuna bir yumruk atmaya hazırlandım ama elimi havada yakaladı. “Üzgünüm bayan,” dedi yumruğum avucunun içindeyken. “Artemis’den dayak yiyerek Apollon’u zor duruma sokmak istemiyorum.”
“Ve Niall Horan’ın inanılmaz beyaz tenini de minik bir dokunuşla morartmak da istemiyorsundur, değil mi?” dedim alayla.
“Artemis ve Apollon! Şaraplarınız nerede? Oyuna başlayacağız!” dedi yanımızdan geçmekte olan çocuk. Üzülerek söylemek zorundayım ki, çocuk gaydi ve Niall’ı süzüyordu. Harika, ben de tam neden bir defa da onu bir erkekten sakınmak durumunda kalmadığımı kendime soruyordum.
“Pekala,” dedim gözlerimi çocuktan ayırmadan. “Uzan, sevgilim.” Niall ona hitabım karşısında dudaklarını araladığında onu susturmak için uzanmasına yardımcı oldum ve, “Tamamen hetero olan ve sadece kızlardan hoşlanan sevgilim,” diye ekledim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Everything About You
Hayran Kurguİlk defa nerede, ne zaman tam bir karşılaşma-tanışma yaşayacağımızı çoktan belirledim. İkincisini. Ve üçüncüsünü. İlk randevumuzu binlerce defa prova ettim, elbette aylar önce satın aldığım kıyafetlerle. Onun ilk sevgililer günü hediyesini çoktan al...
