"Affettim yani biraz azcık minicik"
"Peki Ezgoş bunu ona söyledin mi?"
"Bilmem sanırım söylemedim. "
"Ya siz beni çıldırtıyorsunuz. Yeter ya affediyosun ama ona söylemiyosun sonra seni arayınca bakıyosun bir kaç azarlama yapıyosun sonra kapatıp beni arama diyosun. Mantıklı bir açıklama istiyorum."
"Tamam Cero ona affettiğimi söylicem."
"Hadi şimdi ara. "
"Tamam"
"Hadi Ezgoş ben kaçtım."
...
Kerem'den
"Barıştı barıştı yaşasın. Yaşasın yaşasın o yeah."
Salonun ortasında Max ile dans ediyorduk.
" Hadi Max annenin yanına gidelim. Onu çok özledim. "
Ezgi ' den
Ama böyle de olmuyordu yani tam güvenemiyodum. Yani bok da çıkabilir diyordum.
Tamam artık yeteri kadar affettim. Niye mi kafenin güvenlik görevlilerine soordum kameraya bakmama izin verdiler. Şansıma. Gerçekten de öpüşmemişler. Kerem onu ittirmiş sonra da gitmiş.
" Ah kafam sikildi." Diye bi ses duyduğumda yerimden sıçradım.
Tahmin ettiğim için direkt pencereye koştum ve kapıyı açtım daha doğrusu pencereyi.
" Hoşgeldin. "
"Aşkım nerde hala küsmüyüz. "
"Hayır kafenin kameralarını kontrol ettim ve aşkım demeyi sevmiyorum tuhaf geliyor."
"Ooo iyi fikir ve doğru, öyle demiştin"
Bende onun gibi dudağımı büzüp
"Bebeğim nerde " dedim
Oda beni göstererek "burda"dedi.
Özürlü Hayvan.
İç Ses :
Kendini bilmen ne kadar güzel.
İnanamıyorum ya en yakınımdan laf yiyorum. Gerçi bu benim yakınımda olmasın ağzıma falan sıçar.
İç Ses :
Canım ben senin içindeyim içine sıçabilirim.
Güzel mantık. İşte ben.
İç Ses :
Sen olsaydım böyle mantıklı olamazdım. Bırak mantıklı olmayı insan bile olamazdım.
Ya öf bıktım. Ben niye buna laf sokamıyorum. Hazır cevap. İşte yeni nesillerin hepsi böyle. Duyarsız. Neyse.
" Kerem?"
"Efendim bebeğim. "
"Sinemaya gidelim mi ? Sonrada tatlı bişeyler yiyelim mi?"
"Olur bebeğim yeter ki sen iste."
"Tamam o zaman ben üstümü değiştiriyim."
"Hazır mısın?"
"Evet hadi gel gidelim."
...
"Kerem"
"Efendim bebeğim"
"Ne düşünüyosun"
"Seni"
Ay bahaneye bak.
"Ezgi bak başlıyor."
...
"Hadi gel sen tatlı istiyosun demi."
"Hayır mısır yedik ya şimdi istemiyor"
"O zaman bowling oynayalım gel"
Diyip elimi tuttu.
"Tamam atıyorum"
"At Kerem ama benim karşımda pek şansın yok"
"Öyle mi? bak şimdi"
Ya attı. Of.
...
"Hani senin karşında hiç şansım yoktu."
"Ya olabilir iki farkla yendin bişey olmaz."
"Al bakalım dondurmalarımız "
"Ne ara gittin. Neyse üzümü ye bağını sorma demişler. "
"Haklısın. Gel gidelim."
Dışarı doğru yürümeye başladık.
"Biliyor musun bebeğim?"
"Neyi?"
"Seni çok sevdiğimi."
