Yalanlar-5-

53.3K 2.6K 225
                                        

Keyifli okumalar...

Melek , beklenti içerisinde karşısındaki iki kadına bakarken cevap hiç beklemediği bir kişiden gelmişti.

"Sen, Çiçekle daha önce tanışmadın." Mehmet, salonun kapısında dikilmeye bir son verip odaya girdiğinde bakışları Melekle kesişti. Acele etmeyerek yavaş adımlarla Meleğin yanına gitti ve yanına oturdu.  "İki hafta önce kendi aramızda küçük bir nişan yapmıştık. Asıl nişan davetini daha sonra yapıp akrabalara da haber verecektik. O yüzden Çiçeğin senden haberi yok."

Mehmet, Meleğin sorusunu duyduğunda eve yeni girmişti. Annesi ve teyzesi sessiz kaldığında olaya kendisinin el koyma zamanının geldiğini anladı. Sessizliğin kazandırdığı zamanla hızlı bir şekilde söyleyeceklerini planlamıştı. Bu durum böyle devam ederse söylediklerini bir yere not almaya başlayacaktı. Yoksa, bir gün rastgele söylediği sözler ayağına dolanıp hiç beklemediği bir anda onu düşürebilirdi.

Oturduğu koltukta geriye doğru yaslandığında gözleri hâlâ Melekteydi. Kolayca söylemeye başladığı yalanlar artık kendisini bile ürkütmeye başlamıştı. Hiçbir engele takılmaksızın  rahatça süzülüyordu sözcükler dudaklarından.

"Oğlum, benimle iki dakika mutfağa gelir misin?" Mehmet, annesinin kendisine seslenmesiyle bakışlarını Melekten ayırmak zorunda kaldı. Annesi cevabını beklemeden çoktan oturduğu koltuktan kalkmış salonun çıkışına ilerlemeye başlamıştı. Mehmet, sessizce ayağa kalkıp annesinin peşinden gitti.

Mutfağa girdiğinde annesi tezgaha yaslanmış bir eliyle başına masaj yapıyordu. Mehmet'in geldiğini görünce başını dikleştirerek bakışlarını üzerine dikti.

"Oğlum, şu işi bir kez daha düşünsen. Bak biz bu kız hakkı-"  Mehmet, daha fazla sözün devamını dinlemeyerek annesinin sözünü kesti.

"Anne, yeter! Söylediğim gibi bu konu da kararımı verdim ve değiştirmeyeceğim. Siz de artık kabullenseniz iyi edersiniz."

"Oğlum yapma etme! Biz bu kız hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Sen gelmeden önce Çiçekle işaret diliyle konuşmaya başladığında şaşırıp kaldık. Bu böyle devam etmez. Elbet bir yerde açık verirsin işte o zaman işler daha sarpa sarar. Henüz başındayken vazgeç."

"Onun hakkında bilmem gereken çoğu şeyi öğrendim zamanla geri kalanını da öğrenirim. Size de daha sonra Melek hakkındaki bilgileri getiriririm."  Ayşen Hanım oğlunun kırılmayan inadı karşısında derin bir nefes alıp omuzlarını düşürdü. Ne söylerse söylesin oğlunu sonu bataklığa giden yoldan döndüremiyordu.

"Bu işin sonunda ulaşmak istediğin mutluluğa ulaşmayacaksın, Mehmet. Neden bunu göremiyorsun?" annesinin bu sözleri üzerinde Mehmet'in yüzünde ufak bir tebessüm oluştu. Annesine yaklaşıp şefkatli bir şekilde kollarını tuttu.

"Annem bırak deneyeyim. Bırak o kızında beni sevmesini sağlayayım. Onun tarafından sevilmenin nasıl bir şey olacağını tadayım." Ayşen Hanım oğlunun bu sözleri üzerine daha fazla bir şey söyleyemeyerek sessizliğe gömüldü. Dudaklarından dökülecek olan her kelime bu saatten sonra boş olacaktı ya o yüzden en iyisi susmaktı. "Şimdi Meleği alıp gidiyorum. Senden tek istediğim babamı bu duruma alıştırman."

Mehmet, annesinin kollarını bırakıp mutfağın çıkışına doğru ilerlemişti ki işittiği sözlerle  durmak zorunda kaldı.

"Madem bu yoldan geri dönmüyorsun o zaman o kıza çok iyi bakacaksın. Tek bir gözyaşı bile döktüğünü görürsem oğlum demem senin canını yakarım."  Mehmet, annesiyle göz teması kurabilecek kadar yan döndü.

"Eğer onun ağlamasına sebep olursam canımı yakman hakkındır, anne." başka bir şey söylemeyip mutfaktan çıktı ve Meleğin yanına salona geri döndü.

YalanlarHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin