Trust Me

2K 60 3
                                        

MİLLET BU BÖLÜM Azıcık CİNSLE İÇERİKLİ HABERİNİZ OLSUN. MUTLAKA MULTİDEKİ ŞARKIYLA OKUYUN

"Başlamaya ne dersiniz bayan?"

Yutkundum. Bana uzatmış olduğu eline baktım. Bundan emin olup olmadığımı bilmiyordum. Bildiğim tek şey bu saatten sonra vaz geçemeyeceğimdi. İstemiyordum da. Ama fazlasıyla korkuyordum.

Az sonra beraber olacağımızı geçtim, Niall ın cidden yanımda olması da beni korkutan başlıca sebeplerden biriydi. Bu beni mutlu etsede fena halde heyecanlandırıyor ve...dediğim gibi korkutuyordu da. Yinede cesaretli olmalıydım. Karşısında daha fazla boş boş dikilip kendimi rezil etmemek için elini uzandım ve tereddütümü ona belli ettirmemeye çalışarak tuttum elini.

Niall elimi sıkıca kavradığında tezgahtan indim. Elimi tutuyor. Elimi tutuyor. Elimi tutuyor. Buna ve bunun gibi şeylere alışmam gerekiyordu sanırım. Ama ben beraber geçirdiğimiz şu bir saatte herhangi bir ilerleme kaydetmek yerine her tensel temasımızda erimiştim.

Bunu yapabilirdim. Ona karşı olan malum duygumu yitirecektim ve ilişkimiz her türlü devam edecekti. Böylece kimse de üzülmeyecekti. Nede olsa aşk bittiğinde geriye kırık kalpler kalırdı. Ve her zaman da biterdi. Bu saçmalığı yaşamıycaktık. Yaptığımız o anlaşma her ne kadar 20 yaşında biri için normal olsa bile...kime Niall Horan la yapmış olmak anormal gelmezdi ki?

Biz mutfaktan çıkarken ve merdivenlere yürürken derin soluklar alıp sakince vermeye çalışıyordum. Tavan yapmış olan heyecanımı bastırmanın tek yolu bu gibi görünüyordu. Ah ama işe yaramıyor olması da sinir bozucuydu. Merdivenleri çıktık ve odalardan birine girdik. Kahretsin geri dönüşüm kesinlikle yoktu.

Girdiğimiz oda tamamen grini tonlarından oluşuyordu. Tamamen. Gri başlık, gri yatak örtüsü, gri mobilyalar... Büyük Boy aynası dışında odada, yatağın tam üzerine, tavanda da kocaman bir ayna vardı ve...şey oldukça korkutucuydu. Niall ın burada uyuduğunu düşünürsek üzerine düşmediği için şanslıydı. Elbette ki şanslıydı! O İrlandalı doğuştan şanslıydı!

İçimden saçmalamamı durduran şey Niall ın karşıma geçip elimi tutan elini geri çekip belime koyması ve beni kendine hafifçe yaklaştırması oldu. Göğüslerim vücuduna değecek kadar. Alt dudağımı dişlediğimde ve o bunu fark ettiğinde seksi gülümsemesini gönderdi bana.

"Eğer fazla gerginsen...biliyorsun erteleyebiliriz". Pekala Niall öyle biri değildi ama sanki o cümleyi canımı acıtmak içi kurmuştu. Hala kimseyle yatmamış olmamın sebebi dört yıl boyunca kütük gibi onu beklemiş olmamdı ve o bunu düşünemeyecek kadar salaktı ne yazık ki. Meydan okumasına karşın (belki yalnızca ben öyle seziyorumdu ama neyse) tek kaşımı kaldırdım.

Ardından da cesaretimin tamamını toplayıp ellerimi Niall ın bulizine yönelttim. Ve bir çırpıda, nasıl yaptım bilmiyorum ama Niall ın bulizinden kurtulmasını sağladım. Tabi bu Niall ı biraz olsun şaşırtmıştı. Gülümsemesi daha da yayıldı ve bir dakika öncesinin aksine sinsi bir gülümseme olmaktan çıkıp samimi bir hal aldı. Sevecen bir hal.

Yeniden elimi tuttu ve beni yine çekiştirmeye başladı. Yatağa oturdu. Tanrım işte cidden başlıyorduk. Beni kucağına oturttu yavaşça. İki bacağımda kenarlara açık bir biçimde üstelik. Neler döndüğünü anlayamayacak kadar uyuşmuş, bana sergilediği mükemmel vücud görüntüsü sayesinde hipnotize olmuş durumdaydım.

Tanrım kesinlikle kusursuz hatlara sahipti. Öylesine güzeldi ki Tanrı onu özene özene yaratmış olmalıydı. Tam anlamıyla bir şaheserdi. Yalnızca onun hareketlerine uyum sağlıyordum. Ne yaptığım konusunda en ufak bir fikrim yoktu. Tabi tecrübesiz olmam da cabasıydı. 

Ellerini vücudumda dolaştırmaya başladı. Bacaklarımdan belime çıktı. Sırtımda ve karnımda keşifler yaparken gömleğimin yakasını tuttu birden. Benim o lanet olası pizzacıda çalışmaya başladığımdan beri yapmak istediğim ama yapamadığım şeyi yaparak gömleğimi yırttı ve önümü tamamen açtı.

İçimdeki siyah dantelli sütyeni süzdü gömleğimi -en azından gömleğimden kalan parçaları kenara fırlatırken. Yüzünü boynuma doğrulttu ve elleri sütyenimin kopçasına giderken dudakları tek bir öpücükle bedenimi kasıp kavurdu. Boynuma bıraktığı tek bir öpücükle.

Ben soluklanırken o da benim gibi derin bir nefes aldı ve sütyenimin kopçasını açtı tereddüt etmeden. Sütyenimin üzerimden düşmesine izin verirken göğüslerime baktı. Ve ben bu sırada kıpkırmızıydım. Utançtan yerin dibine girecektim.

Ama bana olan bakışları biraz rahatlamamı sağladı. Kesinlikle beklemediğim bir şekilde sanki dünyanın sekizinci harikasıymışım gibi bakıyordu bana. Ve bu öylesine güzel bir histi ki.

Ellerini belime dolayıp beni tuttu sıkıca. Dudakları yaklaşıp boynuma sürttükten sonra köprücük kemiğimin de üzerinden geçti. Göğüslerime indiğinde vücudumdaki karıncalanma ve uyuşma gün yüzüne çıktı. Dudakları öylesine sıcaktı ki benim de içimi ısıtıyordu bir şekilde.

Ve göğsüme bıraktığı öpücükler beni resmen kanatlandırıp uçuruyordu. Hızlı bir şekilde hareket etti ve birden sırtımı yatakla buluşturdu. Üserime hareket ediyordu. Göğsümden bir saniye bile ayrılmamış olan dudakları karnıma indi ve eri çekildi.

Elleri pantolonumun düğmelerini tutup sökerek, umursamadan açtı. Boğazımdaki o düğümü yok etmek için öksürebilirdim ama bu kritik noktadayken yanlış anlaşılabilirdi. Sonunda iç çamaşırımı da çekiştirmeye başladı ve ben kendimi ona yardım etmek amacıyla kalçamı kaldırırken buldum.

İç çamaşırımda yerle buluştuğunda Niall iki bacağımı da tuttu. Ve iki kenara ayırmaya kalkıştı ama cesaretimi yitirdiğimi anlayarak bir santim bile açılmamış olan bacaklarımı birbirine yapıştırdım. Ben tavana bakarken Niall ın bana baktığını hissedebiliyordum. Gözlerimiz birbirine değdi.

"Güven bana"diye fısıldadı yumuşak bir biçimde. Yutkundum. Ona güveniyordum. Kimseye güvenmediğim kadar güveniyordum hemde. Güvenmediğim kişi kendimdi. Bunu yaparsak, ona daha çok bağlanmaktan korkuyordum.

Nede olsa büyüleyici mavi gözlerine dalıp gitmemek ve kokusu ile baştan çıkmamak imkansızdı. Ya dudakları?! Beni baştan aşağıya kavuruyorlardı. Bunu yapabilirdim. Yapabilirdim. Herşeyin planladığım gibi yürüyeceğinden eminim. Meraklı bakışlarının üzerine başımı hızlı bir şekilde aşağı yukarı sallayarak onayladım.

"Pekala başlıyorum. Sakinleş bebeğim"

ANGEL //horan + 18 {bitti}Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin