BREAK THE RULES

1.7K 48 7
                                        

OVER AGAİN ile okuyun :) multiye koydum

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

OVER AGAİN ile okuyun :) multiye koydum. Resim de Angel ımız :)

Tanrım. O kelimelerin dudaklarından benim için dökülmesini ölesiye isterdim. Bana sevdiği kişi olduğumu söylemesini çok isterdim. Öyle ki ben ona aynı şeyi söyleme düşüncesi ile gelmiştim buraya.

Vaz geçmiştim. Ona karşı olan aptalca duygularımdan arınma çabalarımdan vaz geçmiştim çünkü kesinlikle işe yaramıyordu ve yaramayacaktı da. Sevdiğim, istediğin şeyin peşindem gitmeliydim. Bedeli ne olursa olsun.

Ama bunu şu an fena halde Niall a karşı umut bağlamış Stella nın kalbini kırmadan yapmalıdım. Ve Niall ın da kalbinin en derin noktalarına inerek halletmeliydim herşeyi. İşe yararsa, aramızda bir şeyler olabilirdi. Ama yaramazsa, o zaman herşey bitmiş demekti. Herşey. Ve ben eski, Niall sız hayatıma geri dönerdim.

Bu alabileceğim bir riskti sanırım. Kendime güveniyordum. Tabi dört yıl önce yaşadıklarımızın da bunda bayağı etkisi vardı. Aksi taktirde asla böyle bir şeue kalkışamazdım. Şimdi ise, Niall ın sunduğu oyunu oynayacaktım.

"Bu harika!"dedim sanki çok sevinmişim gibi. Ve Stella ya sarıldım. Onun mutlu olması benim de mutluluğumdu ama bu yolda değil. Bu...kendimi kötü hissetmeme sebep oluyordu. Sanki ilişkilerine engel olmaya çalışıyormuş gibi hissediyordum ve bu berbattı.

Omuzunun üzerinden anlayamadığım bir biçime gülümseyen Niall a göz attım. Agh ne düşündüğünü anlayamamak beni  delirtiyordu. Ve ya ne hissettiğini. O kadar çok değişken vardı ki harekete geçemiyordum. Stella ile ayrıldık.

"B-ben...o halde gideyim"dediğimde Niall ın bana engel olmasını umuyordum ve ilk kez umduğum şey gerçekleşti. "Hayır hayır saçmalama. Film izleyecektik bize katıl"dedi beklemediğim ama dediğim gibi umduğum bir şekilde. Tek kaşımı kaldırdım. Evet oyun oynamak istediği çok belliydi. Ama dediğim gibi, bende oynayacaktım. Bu yüzden planımı yürürlülüğe koymaya karar verip esnedim.

"Ah fazla yorgunum. Aslında Yatsam iyi olacak. Senin odana geçebilir miyim?"diye sordum Niall a hafifçe çekici bir şekilde gülümseyerek. Bu gülümsemenin ve bakışlarımın ne anlama geldiğini biliyordu Niall. Yutkundu.

"E-evet tabi ki."

Ve yukarı, Niall ın odasına çıktım. Odadaki sandalyenin üzerine giysilerim hala duruyordu. Pijamalarım. Alt eşofmanımı giymek yerine sadece uzun gömleğimi giyindim üzerime. Ve altımda yalnızca iç çamaşırımla yattım yatağa. Niall ın elbet bu odaya gireceğini biliyordum.

Belki de biraz uyumak bana iyi gelebilirdi. Ah acı çekiyordum. Hemde fena halde acı çekiyordum. Ben burada tek başıma yatakta yatarken, onlar aşağıda beraber film izliyordu ve bu oldukça can sıkıcıydı. İçten içe öldüğümden haberi yoktu. Tanrım kalbim mahvoluyordu her geçen saniye.

Tanrı biliypr ya eğer ilişkileri gerçekse onun için mutlu olmaya çalışıyordum. Ama yapamıyordum. Çabalıyordum. Sadece...bunca zaman zaten acı çekmiştim. Onun hayalini kurarak çok acı çekmiştim. Ve ona kavuştuğumda artık herşeyin yoluna girebileceğini düşünmüştüm. Mutlu olabileceğimi. Tabi yine çuvallamıştım.

Az sonra kapım çalındı ve Niall içeri girdi. Odaya gelmemin üzerinden kırkbeş dakika geçmişti ve ben bu kırk beş dakikanın tamamını acınası hayatımı düşünerek geçirmiştim. Yatağa, hemen yanıma oturdu.

"Stella uyudu"dedi sessizce. Ona dönerek yan yattım. Kabul etmem gerekiyordu ki Niall kusursuzdu. Tanrı nın dünyaya gönderdiği bir hediyeydi. "Harika"diye mırıldandım. Uykum olduğu doğruydu, bu konuda yalan falan söylememiştim. Ama onunla sabaha kadar sohbet edebilirdim.

"Neden benim yatağıma yattığını biliyorum."dediğinde tek kaşımı kaldırarak ona baktım. Yanıma uzandı. Dirseğini yastığa koydu ve eliyle başını destekledi. "Altına pijama giymemenle aynı sebepten"

Gözlerimi devirip aynı onun gibi bir pozisyon aldım. İşaret parmağımı havaya kaldırdım. "Pekala öncelikle, pijamam çok kaşındırıyor. Ve ikincisi, bu yatak evdeki en rahat yatak"dediğimde güldü. Ama hafifçe. Ve gülüşü bittiğinde bile yüzünde bir tebessüm kalmıştı.

"Evet tabi eminim"

"Senin teorin neydi acaba?"diye sordum ona. Dudaklarını kısa süreliğine birbirine bastırdıktan sonra onları ıslattı. Ve bu...kahretsin çok çekiciydi. "Beni baştan çıkarmaya çalışıyorsun"

"Peh"dedim sanki bu doğru değilmiş ve hatta oldukça saçma geliyormuş gibi. "Hmm"diye homurdandığını duydum yalnızca. Gözlerimi ikinci kez bana inanmayışı üzerine devirdim. Başımı tekrar yastığıma koyup tavana baktım.

Birden Niall ın elini dizimde hissetmemle ürperip irkildim. Sol dizimi kavramıştı. Ve kısa süre sonra parmakları hareket etmeye başladı. Ardından yavaş yavaş hareketlerden çok okşamaya dönüştü yaptığı şey. Yutkunamıyordum. Hatta nefes bile zor alıyordum.

"Biliyor musun o siyah elbisenin içinde..."diye başladı ve o sırada bacaklarımı okşamaya devam eden elini bulizimden içeri yavaşçana soktu. Parmaklarının tenime temas ettiği her nokta cayır cayır yanıyordu. Ve devam etti fısıltıyla. "çok seksi görünüyordun öyle ki, kendimi zor tuttum"

Ve göğsümü avuçladığı an kendime geldim. Hayır bunu yapmamalıydık. Tamamen hipnotize olduğum için onu durduramamıştım ama...bu fazlaydı. Her ne kadar onun iki katı kadar istesemde yapamazdık. Elini tutup çektim.

"Niall dur! Buna devam edemeyiz"dedim şiddetli bir biçimde. Kaşlarını çatarak bana baktı. "Neden?"diye sordu merakla. Başımı yan yatırdım.

"Niall bir sevgilin var". Ve bu cümleyi kurmak canımı o kadar acıtmıştı ki! Ah benim olmasını çok isterdim. Tamamen bana ait olmasını ve tamamen ona ait olmayı. Ama hayat hiçbir zaman adil değildi. Kendimi bildim bileli Niall ile aramda bir şeyler olması için dua etmiştim. Olmuştu da. Yalnızca tam olarak istediğim şekilde değil. Kısacası tanrı nın güçlü bir espri anlayışı vardı.

"İyi ama...agh. Haklısın. Bu Stella ya haksızlık olur."

Tabi! Zaten hep Stella ya haksızlık olur. Onunla çıkıyor ya! Niall a bu kadar yakın olupta ulaşamayan aptal aşık benim Stella değil. Ah sakin olmalıydım. Kendi kendime Stella ya karşı kışkırtmam hiçbir işe yaramazdı. Şunu göz önünde bulundurmam gerekiyor ki Niall gittiğinde beni teselli eden kişi Stella olmuştu. Başımı Niall ın cümlesi üzerine aşağı yukarı salladım. Her ne kadar onaylamasam da.

"Pekala o halde bu...kurallardan bazılarını gevşetebileceğimiz anlamına geliyor değil mi? Ve ya tamamen ezebileceğimiz"

"Evet"diye yanıtladım. Büyüleyici bir şekilde gülümsedi. Ve "güzel"diye mırıldandıktan sonra bemim gibi yatağa iyice yerleşti. Ardından kesinlikle beklemediğim bir biçimde kollarını bana doladı.

"Yani giyinik bir şekilde birbirimize sarılarak uyuyabiliriz"

Kendimi ona iteleyip kıkırdadım. "Evet tabi". Ve Niall ın bedenimi biraz daha kendi bedenine yapıştırması ile kalp atışlarını duyar ve kokusunu kolayca alabilir hale geldim. Bu...mükemmeldi. Tıpkı onunla ilgili diğer bütün şeyler gibi.

"Kurallardan birini daha ezmek istiyorum"dediğinde Niall başımı kaldırıp güzelim mavi gözlerine baktım.

"Seni çok özledim meleğim"

ANGEL //horan + 18 {bitti}Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin