Ah İstanbul !
Hangi soğuk bakış donuk dokunuşuyla geçti boğazından ?
Kesik kesik öksürüyorsun.
Kim bilir tencerende tuzunu unutup, tıbbi kılıflar uydurduğun ne aşklar kaynatıyorsun.?
Aslında bir'aşk da olsa kendini bana benzetiyorsun.
Sen de küçüksün.
Ama bağrında her telden gönül titreten bir ses tonu barındırıyorsun.
Sana olan sevgim güzelliğinden değil ,
Güzeller güzeli efendimin fethini övüşündendir
Biliyorsun.
Ah İstanbul!
Nasıl da her şairi sana şiirler yazmak zorunda bırakıyorsun.
Bir kaç türkü ve omzunda dost eli bildiğin düşman düşlerle elele tutuşuyorsun.
Tutuşuyorsun.
Yanmaktan korkun yok.
Yangın yeri satırlar karalıyorsun,
Boynu bükük , kül olmaya hazır kağıtlara tez elden.
Teker teker intikam alıyorsun tekerlemelerden.
-ki çocukluğunu yaşayamadığının farkında herkes.
Kelime oyunları topluyorsun yerden.
Duyuyor musun ?
Yüreği ağzında bir laf cambazı sesleniyor sevdiğine.
"Hadi artık" diyor ,
"Soy_adını başucuna koy adımın."
Ah İstanbul!
Mümessilisin aşka giden her adımın.
Biliyorsun.
Bu yüzden ağlarken de gülümseyebiliyorsun.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YAZIM YALNIZI
PuisiRahman ve Rahim Olan Allah'ın Adı İle... Allah hüzünlü kalbi sever. Hüzne ayrılır insan ömrünün yarısından fazlası. Şiir ise hep en acıyan yerden yazılır. İyileşmek isteyen bir yaranın sarfettiği çabadır şiir. Okuyan iyileşir , yazan iyileşir , yar...
