"hey, luke, buraya gel. tanışmanı istediğim biri var dostum."
elimdeki bulaşıkları yıkayıp içeri, kuzenimin oturduğu salona koşuşturdum. içeri tam girmek istemedim çünkü üzerimde gri eşofmanımdan ve the flash çoraplarımdan başka bir şey yoktu. kapının kenarına tutunup gövdemin büyük kısmını engellemesini sağlayacak şekilde eğildim ve ashton'ın içeride yeşil saçlı biriyle oturduğunu gördüm. arkası dönüktü ve bu yüzden yüzünü göremiyordum. ama ben konuşunca bana dönmüştü zaten.
"efendim?" ellerimi eşofmanıma sildim ve gülümsedim.
"artık buraya taşıdığına göre arkadaşlarımla tanışmalısın bence. ben de en yakın olanıyla başlayabilirim dedim. bu michael. michael, bu da kuzenim luke." yeşil saçlı çocuk gözlerini kısarak gülümsedi ve elini hafifçe salladı. içten gülümsemesi benim yapmacık gülümsememi bastırmıştı.
"merhaba, memnun oldum." dedim zor duyulan sesimle.
"merhaba." dedi sadece, ardından bakışlarını benden çekti ve koltukta biraz yana kaydı. gidip oturmadığımı görünce tekrar bana döndü. "gelebilirsin luke, ısırmam." küçükçe kıkırdadı ve gülümsemeden edemedim.
yanına ama biraz uzağına oturdum. "peki ya ben seni ısırırsam?" ona bakmadan yaptığım espriye gülüşünü dinledim. ve sonra hayatım boyunca unutmayacağım bir ses tonuyla belki şimdi duymak için canımı bile verebileceğim kelimeler döküldü dudaklarından.
"kapa çeneni, luke."
***
shut up'ın tam çevirisi "kapa çeneni" ama sus anlamında da kullanılıyor, bu yüzden sanırım sorunumuz yok jsmsjd
ben iki anlamda da kullanacağım, öyle işte
ŞİMDİ OKUDUĞUN
shut up luke + clemmings
Fanfiction"Sus demiştin. Ben de sustum." For you: @RookieQuenn © hoodwincliffings
