Hayır-

769 61 18
                                        

Merhabalar, hikayeye verdiğiniz tepkiler çok hoşuma gidiyor.. Keyifli okumalar...

***

(Afra)

Ne? Ne demişti o? Ben hayal falan kurmuyorum ya da delirmiyorum değil mi? Durup bana direk evlenelim mi demişti? Ya ben sırf ona minnet dolu olduğumu belirtmek için az önce abi demiştim. Ona rağmen bana bunu nasıl söyleyebilirdi.

"Her şey iptal. Senden bir şey istemiyorum Bahadır. "

Yerimden kalkıp odanın içine girmeye çalıştım. Kapının önünde durmuş bana gülüyordu. Bayağı kahkahalar atıyordu.

"Çok mu komik? İnsanların hayalleriyle oynayıp şimdide onların karşısına geçip gülmen sence hoş mu? "

"Afra, sakin ol. Sadece şaka yapmıştım. Verdiğin tepki hoşuma gidince devam ettirdim. Sen benim kardeşim yaşındasın. Bana abi dedin. Abiler kardeşleriyle evlenmezler. "

"Daha fazla konuşmasak? Ben şu an çok kızgınım. Ve çok karmaşığım. "

"Yemekleri ben aldırtırım buradan. Güzelce dinlen sabah çok işimiz var. Yaşlı ve huysuz dedemle tanıştırmam gereken en az onun kadar huysuz bir kız var. "

"Neyse ki huysuzum, senin gibi düşüncesiz değil! "

Odadan çıktığında içimdeki nefesi dışarı bıraktım ve neler olduğunu anlamaya çalıştım. Bu şimdi beni acaba denemek için mi böyle bir şey yapmıştı? Acaba öyle evlilik meraklısı delilerden olup olmadığımı öğrenmek için mi böyle bir şey yapmıştı?

Belki evet belki hayır. Ben olsam yapar mıydım? Kesinlikle yapardım. Üzerine yatırım yapacağım bir insanı iyi tanımak için yapılabilecek mantıklı şeylerdendi.

(BAHADIR)

Testimi olumlu şekilde sonuçlandıran kıza baktım. İlk söylediğimde gözlerinden alevler çıkacaktı resmen. Ters bir şey yapmazdı. Dedeme onu emanet edersem zaten asla kötü bir şey yapmazdı ya neyse...

Odaya gidip İhsan abi ile konuştum. Çoğu işçiye ulaşılmıştı. Herkes olmasa da yüzde doksanı sabah iş yerinde olacaktı. Onlara olan biteni kendim anlatıp sonrada Trabzona'a olanları dedeme anlatmaya gidecektim.

Telefonum çalmaya başladığında kaşlarımı çatıp arayan numaraya baktım. Gülsüm arıyordu. Kardeşim.

"Güzelim?"

"Abi naber? "

"İyiyim canım, sen nasılsın? "

"Çok bunaldım, benim derslerimde bitti burada kalmayacağım döneceğim ben yanınıza. "

"Derslerinin hepsini verdin mi? "

"Verebildiğimi verdim ama sizi çok özledim. Yaklaşık üç saat sonra uçağım var. Direk Trabzona inemiyorum. Önce İstanbul sonra Trabzon. "

"Tamam, tamam ben araba gönderirim sana almaları için. Bende sabah geleceğim Trabzon'a. Dikkatli ol. "

"Tamam abiciğim görüşürüz. "

"Görüşürüz canım."

Gülsüm, göz bebeğim. Çin'de araştırma ve pazarlama yönetimi okuyor. Ben gitmemesi için ısrar etmiştim ama kendisi Çin'de yaşamak istediğini ve orada imkanların daha iyi olduğunu söyleyip gitmişti. Üç saat sonra uçağı vardı ve dokuz saat sürüyordu uçuşu rötar olmadığında.

Eş zamanlı hava limanında oluruz diye düşünerek kendimi yatağa bıraktım. Şimdi güzel bir uyku çekip sabah her şeyi yoluna koyacaktım.

KANSERHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin