"Kankeaağ, bugün maç varmış. Kalk gidiyoz." Öğlen olmasına aldırmadan yatağımda uzanmış Ateş ile mesajlaşıyordum. Defne "Saat kaçta?" Diye bir soru yönelttiğinde aynı soruyu Ateşe sordum.
Gönderilen: Ateşböceği
Saat kaçta?Telefonumu elimden bırakıp banyoya girdim ve rutin işlerimi yaptıktan sonra telefonumdan Ateş'in mesajına bakıp yatağında yatan Defneye cevap verdim. "Bir buçuktaymış." Dedim. "Ben aşağıdayım. Bir şeyler hazırlayacağım. Sen de kalk aşağıya gel."
Bir şeyler kızartıp yemiştik ve bugün hava biraz güneşli olduğundan eşofman takımı giyip üstüne bir ceket almış kapının önünde Defneyi bekliyordum. "Su aldın mı İpek?" Başımı salladım. "Çantada." onayladıktan sonra çıktı ve merdivenleri inmeye başladık.
Maç kapalı spor salonu gibi bir yerde oluğundan ceketimi çıkarttım ve çantamın yanına koyup Ateş'in yanına ilerledim. "Gruplar belli mi?" başını olumlu anlamda salladı. "Benim grubumdasın. Gökhan ve tuna; Kaan'ın grubunda ise Defne, Deniz ve Göktuğ var." dediğinde sırıttım. Küçükken Defneyle ben bu arkadaş grubunun tek kız üyesiydik. Kızları asla gruba almazdık. "Uzun zamandır toplanamamıştık hep birlikte iyi oldu bu." Dedim.
yerlerimizi almış, maç başlamıştı. "İpek sende!!" Gökhan'ın bağırmasıyla topu Defne'den alıp bir kahraman edasıyla karşı kaleye koşuyordum ki önüme Deniz'in çıkmasıyla topu bacak arasından Ateşe attım.
"Helaal!!" Ateşle yumruklarımızı tokuşturup güldük ve devam ettik. Top bizim kaleye yaklaşıyordu. "Tuna sende!" Bağırdığımda kaledeki Tuna sakin ol dercesine elini kaldırmış ve tam o anda bana baktığı için yüzüne gelen topu görmemişti.
"Tuna, kardeşim iyi misin?" yere düşmüş olan Tunaya baktım. Neyse ki top fazla hızlı değildi. "İyiyim kardeşim."
Maç bitmiş, 7-5 biz yenmiştik ve Göktuğlar biraz sinirlenmişti. "abi özlemişim bee, hep birlikte takılmayalı uzun zaman doldu." diyen Göktuğu hepimiz onayladık. Çocukluktan beri arkadaş olduğumuzdan eskiden sürekli birlikte bir şeyler yapardık ama şimdi ayrı okullarda olduğumuzdan pek sık görüşemiyorduk.
"Hazır toplanmışken şişe çevirmece oynayalım mı?" Dedi Defne. Onayladığımızda yuvarlak oluşturup oturmuştuk. Şişeyi Deniz çevirmiş Ateş ve Deniz'in arasında durmuştu. "D,C" Diye sordu Ateş. "C" Dediğinde "Git ve twerk yap." Dedi. Deniz arkasını dönüp dediğini yaparken gülüp kameraya almıştım. Ateş şişeyi çevirdiğinde şişe Göktuğ ve benim aramda durmuştu.
"D,C" Dedi. her zamanki gibi "D" deyip soracağı şeyi bekledim. "Buradaki en yakışıklı erkeği seçmeni istiyorum." Hepsi taş gibi çocuklardı ama neyse. Tuna, Göktuğ ve Kaan sarışın olduğu için onları direkt eledim. "Ateş." Dedim. Özellikle Ateş'in saçları çok hoşuma gidiyordu ve saçlarına bayıldığımı herkes biliyordu.
Göktuğ şişeyi çevirdiğinde şişe Gökan ve Kaan arasında durmuştu. "D, C" diye sordu Gökan. "D" dedi Kaan "Geçen seni kaç kişi dövmüştü?" Kaan biraz gerildi. "Üç kardeşim üç." Dedi. Gökan tek kaşını kaldırdı. "Dokuz-on sanıyorduk kardeşim." Dediğinde herkes gülmüştü.
Şişe çevirmece oynadıktan sonra hava kararmaya başladığı için evlere dağılmış, yakın zamanda yine buluşacağımız hakkında anlaşmıştık.
"Annem bana darılmış." Dedi koltukta yatan Defne. "Neden?" Şirince gülümsedi. "Kısa bir süre ne aradım ne de eve gittim ama gerçekten çok kısa bir süre." Dedi. Başımı olumsuzca salladım. "Git evinde kal biraz."
"Yarın gidip dururum biraz. Tatilde yine beraberiz." Bu kız kendi evinden çok burayı benimsemişti.
"Bazen burayı senin evin sanıyorum." Deyip güldüm.
-----
Kahvaltımızı yapmış sonra da Defneyi evine götürmüştüm. "Bu kızın bazen benim kızım olduğunu unutuyorum." Diyen Gülşen teyzeye güldüm. "Ben bile bazen Evimin Defne'nin olduğunu düşünüyorum." Dediğimde araya Defne girdi. "Ben kendimi misafir olarak görmüyorum sendeyken kanka ondandır." Dedi.
-----
"Görüşürüüz!!" El salladıktan sonra Defne'nin öpücük atıp 'özle beni.' Demesiyle gülüp 'en fazla 2 gün ayrıyız Deff.' Dedim ve merdivenleri inmeye başladım.
Evime geldiğimde televizyonu açtım ve bir paket cips alip yemeye başladım. Saat 5 olmuştu. Aklıma gelen şeyle telefonumu alıp Pars'ın instagram hesabına baktım. Inanmıyorum!! Yuh! Çüş! Kardeş bu takipçi sayısı da ne böyle. 200k nedir?
Hiledir o hile diyen iç sesime hak verdim ama fotoğraflarına baktığımda hiç de öyle durmuyordu. En az 50.000 beğenisi vardı.
fotoğrafları oldukça iyiydi. Parsı 2 haftadır tanıyordum fakat fiziğine fazla dikkat etmemiştim. Çoğu kızın dikkatini çeken bir fiziği vardı. Özellikle de yüzünün kusursuz olması. Dışarıdan bakılınca hiçbir derdi olmayan, kitaplardaki kötü çocuklar gibi duruyordu fakat kalbi paramparça olan masum bir çocuk vardı içinde.
Belki de kimseye göstermediği bir başka tarafı...
Onun karanlık yönünü göremeyeceğiz belki de hep bize gösterdiği aydınlık tarafıyla birlikte olacağız.
Selaam, sonunda şu teog geçti. Artık burada daha aktif olacağım.
Bu arada hikayenin adını değiştirmek istiyorum, önerilerinizi buraya yazabilirsiniz♡

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gökkuşağının Sekizinci Rengi
Fiksi RemajaHiç görmediğimiz bir rengi hayal edebilir miydik? Hayır! Hayal gücümüz ne kadar geniş olursa olsun bu imkansız bir şeydir. Hayatı Gökkuşağının sekizinci rengine benzetiyorum, bilinmezliklerle dolu... Ne zaman ne yaşayacağımızı bilemeyiz, tıpkı gökk...