PES ETMEK YOK!

1.3K 38 5
                                        

Medya Gül 'un dövüşecegi yer.

-----

Karşımdaki insanın bakışları o kadar derindi ki...

"Gul!!"

Ona doğru yürümeye ne zaman basladigimi bile bilmiyordum.
Kadina varmama az kalmışken barutun sesiyle ona döndüm.
Onun burda ne işi vardı? O nerden gördü beni ?

Arkamı donup ona baktığımda arabasının kapısını kapatıp endişeli bir sekilde yanima yürümeye başladı. Neden endiselendi bu kadar?

Barut yanima gelmeye başlayınca kadının olduğu araba yanımdan geçti...
Camı siyah olduğu için kadını görmemiştim.
Peki neden gitti?

Ben kadının gidişini izlerken çoktan barut yanima gelip,

"O kadını nerden taniyorsun?!"dedi.

Nerden tanicam bu kadını ben. Öylesine biri, sadece neden ağladığını soracaktım.
Barut benden cevap bekliyordu.

" O kadıni ne zamandır goruyorsun...Gul cevap ver. !"

Baruta bakıp yüzündeki ifadeyi çözmeye çalıştım. Ama sadece çalıştım. Çok zor bir insandı, bazen duygularını cam gibiymis gibi net goruyordum. Bazense duygularını siyah camlar arkasına saklıyor ve dokunmaya kalkisirken dikkat etmedigim zaman elimi kesiyordu. Bu kadar anlaşılmaz bir adamdı.

Daha fazla meraklandirmadan telefonumu çıkarıp,

'Ikidir karşıma çıkıyor ve hep karşıma çıktığında ağlıyordu. Bende merak edip yanına gitcektim. Sonra sen geldin iste'
Yazıp baruta uzattım.

" Birdaha görürsen eğer yanına gitme. Tamam mi? "

Neden gitmicem?

Neyse. Ben ne yapicagimi biliyorum.
Benim mağazada olmam gerekiyorken ben burda laf yetiştiriyorum. Akşam ki macimi unuttum resmen.
Telefondaki yazdığımı silip yenisi yazmaya başladım.

' benim acilen mağazaya gitmem lazım. Ceren ile işimiz var. Akşam macim var zaten beni daha fazla tutma. 'Yazıp verdim.

" senin maça girmeni hiç istemiyorum gul... kendine zarar verceksin diye çok endişeleniyorum..." yumuşak sesiyle söylemesi beni yine sasirtmamisti. Çünkü ikna etmek için ya da bana birşey yaptırmak isteyince yumuşak sesini kullanıyordu. Işe yariyormuydu peki? Yani biraz. Ama şimdi olmaz.

Ben kafamı olumsuz bir sekilde salladim.
Kafasını yukarıya doğru kaldırıp nefesini verdi. Okadar bir havalı duruşu vardı ki bazen şu soruyu soruyorum bazen değil de hergün nerdeyse. Beni neden seviyor ya da benim neremi seviyor diye. Cevap ise bir hiç.

Kafasını bana çevirip heybetli bedeniyle yavaşça yanima yaklaşıp kollarimdan tuttu.
Ben hareketlerine şaşırmış bir sekilde bakarken onun yaptığı ise şefkatle gözlerime bakmakti.

Ben kimseden bu kadar şefkatli gözleri görmemiştim. Asim abim de dahil. Asim abi soğuk görünüyordu ama biliyordum , hissediyordum sefkatini.
Ama barutun gözleri hem hissettirdi hem de gösterdi.
O kadar temiz o kadar duygulu bakıyordu ki beni gerçekten sevdiğine biraz olsun inanmıştım.

" Sen maçta kendini iyi hissetmedigin zaman bitir o maçı...Eğer ki sana birşey olmasına izin verirsen seni elimden kimse alamaz.!"
Birden böyle kızgın olmasını cikaramadim. Az önce iyiydi şimdi ise bana kızıyor, hala anlamış değilim bu adamı...

Elimle kolumda saat varmış gibi yapıp geç kaldigimi belirttim.

Hiç gozlerimden ayırmadığı gözlerini kapatıp açtı... sonra kollarimdaki elini yavaşça destek verircesine sıktı. Beni kendine doğru çekip basima herzaman bana yakın olduğunda yaptığı şeyi yaptı. Derin bir öpücük kondurmustu basima.

SESSIZ KIZ Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin