Gözlerimi yavaşça açtığımda, parlak ışık gözlerimi yaşarttı.
Üzerimdeki battaniye yüzünden fazlaca terlemiştim.
Yavaşça battaniyeyi üzerimden sıyırdığımda hâlâ Ayça'nın evinde olduğumu farkettim.
Saat gecenin 11iydi.
Ayağa kalkarak boş koridora doğru seslendim.
"Ayça!"
Mutfağın ışığı açıktı.
Adımlarımı mutfağa yönlendirdim.
Ayça masada oturmuş sigara içiyordu.
Beni gördüğünde hızlıca kalkarak sarıldı.
"Canım çok endişelendim. İyi misin?"
Başımı salladım.
Son zamanlarda pek iyi yemek yiyemiyordum. Güçsüz düşmüş olmalıydım.
"Annen merak etmiştir."
"Evet hızlıca gideyim eve."
"İstersen taksi çağırayım?"
Başımı iki yana salladım.
"Gerek yok otobüsle giderim."
Masanın üzerindeki çantamı uzattı. "Dikkatli git."
Gülümseyerek sarıldım.
"Güle güle."
Yaklaşık yarım saat sonra eve vardığımda bahçede oturmuş ağlayan bir Atlas kesinlikle beklemiyordum.
Kafasını kaldırıp beni gördüğünde hızlıca yanıma koşarak sarıldı.
Sarılmasına karşılık verirken şaşkındım.
Elleriyle yüzümü avuçladığında ağlaması hâlâ durmamıştı.
Tekrar sarıldı.
O kadar şaşkındım ki hiçbir şey söyleyemiyordum.
"Atlas ne oldu?"
"Lavin,"
"Efendim?"
"Sana dokundu mu?"
Kaşlarımı çattım. "Ne dokunması, Atlas? Anlamıyorum."
Telefonun ekranını bana doğru tuttuğunda, ekrandaki resme dikkatlice baktım.
İyi ama, bu bendim?
Bu nasıl olabilirdi?
Ben, cidden anlamıyordum.
Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülürken yaşadığım bu şeyin şokuyla sarılmışım.
"Ben Ayça'nın yanına gittim. Beni çağırdı, konuşmak için. Sonra bir şeyler içtik,"
Hıçkırıklarımdan dolayı anlatmakta zorlanıyordum.
"Ben sonra kötüleştim biraz, neden anlamadım."
Gözyaşlarımı sildim.
"Atlas yemin ederim benim hiçbir şeyden haberim yok, yemin ederim, yemin ediyorum yok."
Saçlarımı geriye doğru attı.
"Senin bir şey yapmayacağını biliyorum, Lavin."
Sıkıca sarıldım.
Ben ne yapacaktım şimdi?
"O Ayça'nın dünyasını başına yıkacağım."
Oysa ki kardeşim demiştim,
Çok özlemiştim.
Her şeye rağmen yine de affetmeye hazırdım.
Bu,
Kelimelerle tarif edilemezdi.
Bu dünyanın en acımasızca davranışıydı.
Kalbimin kırıklarına yara bandı yetmiyordu artık.
