Bir Kare Daha

66 29 26
                                        

Ömrümden biraz daha eksilmiş ve uyanalı 11 gün olmuştu. Günlerden pazartesi saat:12.35

Fizik tedavinin ardından ayağa kalkmış ve hayatımı yaşıyordum. Bana sunulan ve az buz hatırlatılan hayatı...

Hazırlanacaktım, aslında hazırlanmalıydım. Neden mi? Çünkü kendini bana nişanlım olarak tanıtan kişi Baran Barutçu ile buluşacaktım. Babam buluşup birşeyler konuşmamız gerektiğini söylemişti.

İçimde, ona baktığımda ufak bir kıpırdama olmadığı için şüpheliydim. Acaba gerçekten o hatırlamadığım hayatın içinde benim için özel bir yerde miydi? Bunu hatırlamadan bilemezdim. Babam her ne kadar onu sevdiğimi ve çocukluk aşkım olduğunu söylesede.

Babama güvenmediğimden değil. İçimdeki ses, bana öyle olduğuna dair birşeyler fısıldamıyor. Tuğba ise bu konu hakkında bana hiçbirşey söylemiyordu.

Tuğba ile odamdaydık. Şık kıyafetlerimin arasından; beyaz, kolunda çicek desenleri olan blüz ve bebe mavisi dar paça pantolon giymiştim. Ayağımda da beyaz spor ayakkabı vardı.

Saçlarımı sıcak olduğundan dağınık örgü yapmıştım. Makyajım oldukça dozunda ve sadeydi.

Düşüncelerimden sıyrılıp "Nasıl oldu" dedim ve beni süzmesinin ardından "Her zamanki gibi oldukça güzelsin Bebeğim." dedi Tuğba Kabul etmeliyim gerçekten güzel olmuştum. Ne giysem yakışıyordu ve ben bunu fiziğime borçluydum.

Saate baktığımda 1'e gelmişti. Yatağıma oturan Tuğba'ya "Artık çıkmam gerek. Sen Cafe'ye uğrar mısın? Bende sonradan gelirim olur mu?" dedim ve Tuğba de başını salladı "Tabiki" dedi beni kırmadığının belirtisi olarak.

"Ben çıkıyorum. Görüşürüz" ve elimi salladım. O da bana aynı şekilde karşılık verdi. Ardından merdivenlerden inip çıkış kapısına yaklaşıyordum ki Saadet Abla beni kapıda karşıladı. "Araban hazır Elif Kızım" dedi bana. "Teşekkürler " deyip bir de göz kırptım. Kapıdan çıktığımda ise beni kocaman avluda karşılayan Servet Abi ve Mazda mx-5 model üstü açık kırmızı arabam oldu. Arabam dediğime bakmayın, aslında arabammış desem yerinde olur.

Servet Abi "Bugün nasılsın Elif kızım?" dedi halimi sormak adına. Bende "İyiyim Servet Abi. Sen nasılsın?" diyerek karşılık verdim. "Bende iyiyim. Bugün de her zamanki gibi güzelsin Kızım!" dedi. Bende buna karşılık gülümsedim ve bana uzattığı anahtarları elinden aldım ve araba kapısına doğru ilerledim.

Saadet Abla ve Servet Abi 10 yıldır bizim çalışanımızmış. 25 yıldır evliler ve çocukları olmamış. Onları çok severmişim dediklerine göre, ama gerçekten içimde onlara karşı sempati birikti. Çünkü geçen cumartesi, taburcu olmuştum ve onlar 6 gün içerisinde kendilerini bana böyle tanıtmışlardı.

Güneş gözlüğümü takıp arabaya bindim ve gideceğim olan cafeye doğru sürdüm. Aklıma Buğra geldi nedensiz bir sekilde. Hani beni kazadan sonra hastaneye getiren ve ikinci defa yine beni kurtaran kişi... 'keşke bir daha karşılaşsak' diye geçiriyordum içimden. Neden olmasın ki? Gayet iyi birine benziyor ve gerçekten kendisine içimi ısıtmayı başaran biriydi...

Cafeye geldiğimi farkedince boş bulduğum yere arabayı park ettim ve çantamı alıp arabadan çıktım. Cafe kapısından içeriye girdiğimde gözlerim onu aradı, daha dikkatli bir sekilde bakmaya devam ettim. Elini kaldıran biri dikkatimi çekmesinin ardından onu gördüğümü farkettim. O'ydu... Havalı görünen(ama bence değil) bir oturuşu vardı.

Ona doğru ilerledim. Ayağa kalktı ve karşılamak adına yüzünü bana doğru yaklaştırmak istedi. Bende izin vermemek adına kendimi geri çektim çünkü istemiyordum.

SEVDÂ AĞIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin