SELAM TATLIMLAR YENİ BÖLÜMM...
"Kaan çık yoksa avazım çıktığı kadar bağırırım." dedim. Gülmeye başladı. Çok sinir bozucu biri...
---
"Pardon ama bağırınca eline ne geçecek? Senin yanında yatmamı değiştirmeyecek o yüzden saçma sapan davranıp beni sinirlendirme!" dedi. Aniden değişiyordu az önce gülerken şimdi nasıl böyle sinirlene bilirdi ki? Kafamı hayır anlamında salladım. Tamam bağırmamın bişey değiştirmeyeceğini biliyordum fakat onunla uyumayacaktım. Hayalim böyle değildi. Sevdiğim insana sarılıp uyumaktı. Bu içine odun kaçmış insan hayallerimin içine ediyordu. Hem de fazlasıyla...
Yanıma geldi ve uzandı sırtını bana döndü ve yorganı çekiştirmeye başladı. "Çık yoksa seni yere atarım Kaan!" dedim. Kıkırdadı "Aaa yap bakalım nasıl yapıyormuşsun çok merak ettim." dedi. "Sen kaşındın." dedim. "Ayaklarımla onu ittirmeye başladım en sonunda başardım ve yere düştü. Yorganı üstüme çektim ve uzandım. Çekmiş olduğu yorganı üstüme örttüm. Ayağa kalktığını anlayabiliyordum birden arkamda bi kuvvet hissettim ve yere kapaklandım. Neye uğradığımı şaşırmıştım. yorganla beraber düştüğümden canım çok yanmamıştı ama bana bunu yapmaya hakkı yoktu! Yorganı çekiştirmeye başladı. "Ya piskopat mısın? Bırak yorganımı." dedim "Yoo piskopat değilim ama yorgansız uyuyamam." dedi. "Bırakmayacağım." dedim. Yorgana sımsıkı sarıldım. Yorganla birlikte beni odada sürüklemeye başladı. İster istemez kahkaha atmaya başladım. O da gülüyordu. Ben artık yorganı bırakmış gülme kırizine girmiştim. O ise yatağın arka kısmına yaslanmış hızlı hızlı soluyordu.
Artık gülmem durmuş ağlamaya başlamıştım. Dengesiz gibi davranıyordum. Pskolojim bozulmuştu benim. Evet evet resmen pskolojik sorunlar yaşamaya başlamıştım. Gülerken ağlamak hiç normal bi hareket değildi. "Ağlama demedim mi ben sana? Bi daha benim yanımda sakın ağlama anladın mı? Sakın." dedi ve kapıya doğru ilerlemeye başladı gitmesini istemiyordum. Neden istemediğimi de bilmiyordum. "Gitme" dedim sesim çok az çıkmıştı. Önce durup bana baktı bense gözyaşlarımı silmekle meşkuldüm. "Siz kızlar her güzel anı bozuyorsunuz. Hiç dengeniz yok. Hep bi salaklık yapıp ağlıyorsunuz hem de ortada bişey yokken." dedi ve odadan çıktı.
KAAN'IN AĞZINDAN
O da diğer kızlar gibiydi. Hemen ağlıyordu. Hepsinden nefret ediyorum. Biri hariç hepsinden Cansu... Onu unutamıyorum, ne yapsam olmuyor. Benimle evlenmesini istedim fakat o gitti. Eğer kalsaydı şu anda bu durumda olmazdık. Babam Melek'le evlenmeme izin vermezdi. Sevdiğin kişiyi getir dedi onunla evlen dedi ama Ceren gelmedi... Sırf yurt dışında okuma imkanı kazandığı için beni bıraktı. Ona burada da istediği şekilde okuyacağını söyledim fakat onun için kariyer her şeyden önemliydi. Balede dünya birincisi olmayı hedefliyordu. Onun önünde de kimse duramıyordu. Ben bile... Cansu ile aynıydık. Yapmayı sevdiğimiz şeyler, güldüğümüz, hırslı olmamız, müzik, film zevklerimiz... Her şeyimiz aynıydı. Bu yüzden çok iyi anlaşıyorduk. Hayatta her şeyimi bilen tek kişi oydu ve o da beni 1 hafta önce terk edip gitmişti. Bu kocaman ülkede beni yapa yanlız bırakmıştı. Onun 15 senede doldurduğu yeri ondan sonra kim dolduracaktı? Bu boşluğu kim tamamlayacaktı....
MELEK'İN AĞZINDAN
Bütün akşam boyunca ağladım için başım çok ağlıyordu. Kapı çaldı "Gir.." diye seslemdim içerden "Günaydın efendim. Çok kötü gözüküyorsunuz yapabileceğim bişey var mı?" dedi Leyla . "Yok canım sen ne için gelmiştin?" dedim. "Ben sizi kahvaltı odasına çağırmak için geldim." dedi "Tama ben elimi yüzümü yıkayıp geliyorm." dedim "Tama efendim. Ben de buraları toparlayayım." dedi. Elimi yüzümü yıkadım. Altıma bi tayt üstüne de geniş bi buluz giydim. Ayağıma da sandalet geçirdim. Evde ayakkabı alışkanlığı da ne kadar kötü bir şey ya. Dışardaki bütün pislik evde.
Leyla'ya hazırım bakışı attım o da elindeki işi bıraktı ve kapıya doğru ilerledi ben de arkasından ilerledim. Arka bahçede müthiş bi kahvaltı sofrası vardı. Bütün herkes aşağıdaydı Kaan hariç. Dün istemeden sinirlendirmiştim onu. Bunun için kahvaltıya gelmeyecek biri değildir helede diye düşündüm. "Günaydın." diyerek sandalyeye oturdum. Herkes "Günaydın" diye cevap verdi. "Ne yemek istersiniz efendim?" diye sordu hizmetlilerden biri. "Ben hallederim." dedim ve ayağa kalktım. "Kaan'ın annesi kolumdan tuttu ve "Saçmalama kızım. Onların görevi bu. Bırak onlar hallederler" dedi. "Pardon efendim. Dün isminizi öğrenmek mümkün olmadı." dedim. "Elif fakat bana anne demen daha çok mutlu eder beni." dedi. Bunun benim için ne kadar zor olduğunu bilmiyordu tabii. "Elif anne ben bana hizmet edilmesini seven biri değilim. Hemen ne kadar yemek istediğimi bilemezler. Bu yüzden ben kendim alırım." dedim bişey demesine izin vermeden. Kenardaki kahvaltılık eşyaların yanına ilerledim. Yanıma Kaan geldi. "Günaydın." dedim. Tabağına bişeyler doldururken "Günaydın." diye cevap verdi. Sesi çok soğuktu. "Ben yani... Şey dün ağlamak istemedim-" "Dün seninle gezmeye gidiyoruz şeklinde plan yaptık tamam mı?" dedi ve masaya doğru ilerledi. endi kendime 'tama' dedim. "Anne biz Melek'le gezmeye gideceğiz." dedi "Ben de alışveriş yaparız diye düşündüm ama..." dedi "Biz hallederiz." dedi. "Benim bişeye ihtiyacım yok ki." dedim. "Olsun kızım, alışveriş sadece lazım olduğu zaman yapılmaz. Bu arada benim adım da Cemal dün benimle de tanışma imkanın olmadı." dedi Kaan'ın babası. Ben de sadece gülümsemekle yetindim. Onların düşünleri benden çok farklıydı.
"Kaan nereye gidiyoruz?" dedim. "Arkadaşlarımın yanına." dedi. "Tanımadığım insanların yanında rahat edemem." dedim "Zaten rahat etmene gerek yok biz bilardo oynayacağız sen de kenarda oturursun." dedi. ve kafasını cama doğru çevirdi. Konuşmayı bitirmişti. Yine fikirlerime önem verilmeyen bir gün daha...
Çok lüks bi mekana gelmiştik. Böyle yerleri ben mi bilmiyordum yoksa sadece İstanbul'da mı var böyle yerler? Asansörle 5. kata çıktık ve birsürü bilardo masaları olan bi odaydı burası. Karşıdan biri bize doğu geliyordu. Çok tanıdık bi yüzü vardı bu kişinin. Bu... Mert. Onu görünce kalbim tekrar, yani eskiden onu gördüğümdeki gibi atıyordu...
Yüzündeki gülümseme kayboldu bana bakarak "Melek..." dedi. Beni hatırlamıştı. Bir zaman onun için herşeyi yapmayı göze aldığım ama umrunda bile olmadığım insan... Beni hatırladı...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Peki Hayaller?
القصة القصيرة"Hayatta bazı şeylerin geç olması hiç olmamasından daha iyidir." Bi gerçekler vardır bir de hayaller. Hayatı olduğu gibi kabul etmiş bir erkek... Hayallerini gerçekleştirmeyi hayal eden bir kız... Evlenmeye zorlanan iki küçük sanılan büyük kalple...
