SELAM CANIM AZ DA OLSA OKURLARIM :DDdd
BU HAFA SINAV HAFTAM OLDUĞU İÇİN PEK YAZAMİCAM AMA AZ DA OLSA Bİ BÖLÜM PAYLAŞMAK İSTEDİM. İNŞAALLAH BEĞENİRSİNİZ....
ÇOOOOK SEFİLİYOSUNUZ VE ÖPÜLDÜNÜ(Zzzzzz.......) bunu yapmayı çok seviyorum :D
İlk öpücüğümü çalmıştı... Hem de beni hiç sevmeyen allahın kırosunun teki.
------
"Se- seen ne... Sen ne yaptın?" dedim elim ister istemez dudağıma gitti. "Ne var bunda? İlerde evlendiğimizde ne yapacaksın sen?" dedi. "Şu anda ağlamak istiyorum. Arabayı durdur. Senin yanında ağlamayacağım." dedim. Gerçekten durdurdu ve aşağı indim ıssız bi yoldu. Sırtımı tekerleğe yaslayıp ağlamaya başladım.
Çok faklı şeylerdi istediğim. Mesela odama gizlice girip beni öperek uyandırırdı. Yılbaşında öpebilirdi. Gülerken öperdi. Ama benim istediğim kişi. Neden böyle oldu ki? Ağlamayı bıraktım ve olmamış gibi yapmaya karar verdim.
Ayağa kalktım ve arabanın kapısı açtım. "Devam" dedi. Arabada sessizlik hakimdi. Dışarıda trafikten bunalmış insanlar vardı onların sinirli bakışları...
Ama ben trafiği çok severdim. Hayal kurmak için birebirdi. Ama artık hayal kuracağım insanlar kalmamıştı etrafımda. Yavaşça beni kendine doğru çeken uykunun kollarına bıraktım kendimi.
KAAN'IN AĞZINDAN
Melek uyumuştu. Ağlamak istiyorum dediğinde kötü oldum. Benden bu kadar nefret ettiğini bilmiyordum. Tamam ona iyi davrandığım söylenemezdi....
Ben onu öptüğümde bişeyler hissedip hissetmeyeceğimi merak etmiştim.
Anlamamıştım. Sanırım ondan bir karşılık beklemiştim. Neden böyle bişey beklediğimi bilmiyordum. Yani kız tanımadığı bi erkeği neden öpsün ki? 'İlk öpücüğümdü ımmm ilkti... anne...' Önce sesin nerden geldiğini anlamadım ama sonradan Meleğin olduğunu anladım "Ilk öpücüğüm müydü?" dedim. Belki cevap verir diye. "Evet.. o kıro çaldı anne." dedi. "O kıro değil." dedim. Salak bu kız. Bu benim sahiplenme gösterimimdi. "Ama beni kırıyo..." dedi. Sustum aslında ne diyeceğimi biliyordum. Ona kötü davranmamın nedenini sordum kendime. Bulamadım. Belki de onunda bana kötü davranmamasının sebebi budur. Suçu bende bulmak yerine beni sevmeye çalışmıştı belki. 2 gün burada kalacağız. Bu iki günde ona ter davranmayacağım. O bunu hak ediyor. En az benim kadar...
Gelmiştik. Kaldırıp kaldırmamak konusunda kararsız kaldım sonra arabadan indim ve onun kapısını açtım. Kucağıma aldım ve eve doğru ilerlemeye başladım. Kemikleri ağır terimi bu kız için geçerliydi sanırım. "Ne ağırsın be kızım?" dedim kendi kendime. Kapıyı açtı şöför, ben içeri girdim kolumla kapıyı kapattım. Meleği koltuğa yavaşça bıraktım ve örtü bulmak için odama doğru ilerledim. Bu ev benim olduğu için pek eşya yoktu. O yüzden kendi çarşafımı çektim ve odaya doğru ilerledim. "Kaan..." dedi Melek. Sesi çok kısıtlı. Yeni uykudan uyandığı belliydi. "Uyu sen." dedim. "Be- ben... tamam" dedi ve geri uzandı ve tekrar uyumaya başladı. Onu yatırdığım koltuğun dibinde oturdum ve Meleği izlemeye başladım.
"Keşke birbirimize verecek bir şansımız olsaydı. Keşke zorla birbirimizi sevmek zorunda kalmak yerine gerçekten sevebilme imkanı kazansaydık."dedim. Belki o bana aşık olacaktı. Olmaya başlamış bile olabilirdi. Ya da olmadıysa bile ben buna imkan vermeyecektim. Bu oyunu zorlaştırmanın alemi yok. Lise son sınıf biter bitmez yurt dışına çıkacaktım ve birdaha asla gelmeyecektim. Dedemin de saçma sapan işleri beni bulmayacaktı...
Sabah erken uyandım her yerim ağrıyordu. Ben cidden burada uyuya mı kalmıştım. Kahretsin...
Meleğe baktım hala uyuyordu ama ne uyuma (!) bildiğin kendiyle savaşmıştı. Vücudunun herbir tarafı bir yerdeydi. Telefonumu çıkardım ve fotoğrafını çektim. İlerde seksi bir kız olmaya çalışırsa bunu ona gösterir canını sıkardım.
Buz dolabında normal olarak bişey olmadığı için ben de buradaki en yakın markete doğru yol aldım. Kahvaltılık birşeyler aldıktan sonra yazlık eşya satan bir yerin önünden geçerken Meleğin yanında mayosu olmadığı aklıma geldi ve bedenini bilmediğimden kırmızı bikininin her bedeninden aldım. (Meleğe olacağını düşündüğü) bir kaç elbise de aldım onun için. Zaten kahvaltıdan sonra dışarı çıkacaktık o zaman hallederdi lazım olan şeyleri.
Eve doğru yavaş adımlarla ilerlerken Melek uyandıysa beni bulamadığı için korkar mı şeklinde düşünceler geldi fakat umursamadan temiz havayı içime çeke çeke evin kapısına geldim ve Meleğin kapının önündeki endişeli bakışıyla karşılaştım. Niye dışarı çıktı ki bu?
"Nerdesin sen? Neden beni tek bırakıp gittin? Deli misin? Beni burada tek bırakıp eve döndün sandım. Bi daha bö-" dedi ve sözünün bitmesine izin vermeden "Aaaa yeter ama çok güzel uyuyordun kıyamadık işte. Geldim ve seni bırakıp da gitmedim. Hadi sana bikini ve kahvaltılık bişeyler aldım." dedim. "Ben bikini giymem." dedi. "Pardon..." dedim. "Bikini giymem rahat edemem içinde." dedi. Bu kız harbi bebek gibiydi. "Kimden utanıyorsun kızım ya?" dedim. "Kimseden utandığım filan yok beyfendi sadece Suna annem bana bikini giydirmezdi. İç çamaşır gibi o ne öyle derdi ben de hep yüzücü mayosu giyerdim." dedi. "Iyi sen de o zaman bu günlük beni izlersin sadece." dedim. Tuhaftı ama bi nevi hoşuma gitti. Nedenini hiç sormayın.
Eve girdik ve poşetlere beraber mutfağa geçtim. "Ellerinizden öper." dedim ve Meleği mutfağa yolladım. "Hey ben yemek yapamam ki." dedi arkamdan. "Yemek yapmanı isteyen olmadı be kızım altı üstü bi kahvaltı hazırlayacaksın." dedim. Sesim ona gitsin diye bağırmıştım. "Offfff..." sesi geldi.
Koltukta oturdum ve biraz telefonumla uğraştım. Twitter da filan takıldım ve sonra Balkona çıkıp manzaranın resmini çekip Instagrama attım.
Meleğin "Hadi Kaan." sesiyle balkondan çıktım ve mutfağa doğru yol aldım. "Bu ne?" dedim kahvaltı masasına bakarken hiç bişey yapmamıştı. Düşünün çay bile yapmamış meyve suyu koymuştu. "Bu ne derken?" dedi "Hani kahvaltı?" dedim "Eeeee işte önünde ya." dedi. "Sen buna kahvaltı mı diyorsun?" dedim. "Sana beceremem demiştim." dedi. "Off, of tama o zaman iş başa düştü beraber yapıcaz." dedim "Gerçekten mi? Süper" dedi. "Neden bu kadar mutlu oldun?" dedim "Eee şey sadece kahvaltıda güzel şeyler olacak diye..." dedi. Ben gülmeye o somurtmaya başladı. "Tek neden buysa iyi. Seni mutlu etmek zor olmayacak." dedim. O da gülümsedi ve ben ondan malzemeleri istedim o da büyük bir heves ve heyecanla verdi. Arada kıkırdıyor benim yaptığım espirilere gülüyordu. Uzun zamandır bu kadar huzurlu hissetmemiştim. Her şey hazırdı ve ikimiz de kurt gibi açtık. "Saat bir olmuş kahvaltıdan çıktı arık bu yemek." dedi ağzı doluyken konuşmuştu. Sesi çok garip ve komikti. Onu onaylarcasına kafamı salladım. Nu sırada kapı çaldı. "Ee kim bu?" dedim. Melek de bilmem gibi bana baktı. Kapıyı açmaya gittiğimde karşımda Cansu ve Mert'i gördüm. Gözlerimi tekrar açıp kapadım. "Sizin ne işiniz var burda?" dedim Mert saçma bir ses tonuyla "SÜPRİZ..." diye bağırdı. içerden Meleğin sesi duyuldu. Benim ise hevesim kursağımda kalmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Peki Hayaller?
Historia Corta"Hayatta bazı şeylerin geç olması hiç olmamasından daha iyidir." Bi gerçekler vardır bir de hayaller. Hayatı olduğu gibi kabul etmiş bir erkek... Hayallerini gerçekleştirmeyi hayal eden bir kız... Evlenmeye zorlanan iki küçük sanılan büyük kalple...
