Duvarın arkasındaki ses!

87 10 0
                                        


    Zır zır öten saati kapatmak için tekrar saatin tepesine vurdum. Yataktan karman çorman saçlarla gözlerim kapalı kalktım. Saate baktığımda saatin 09:00 olduğunu gördüm, olamaz! Bu gün cumartesiydi ve Bayan Miller yüzünden bu gün saat 9'da okulda olmalıydım. "Olamaz kesin fazladan ceza vericek" Hemen yataktan kalktım aynanın başına geçip saçlarımı taradım, kot pantalonumla beyaz buluzumu giydim. Çantamı kapıp kapıya koştum. Babam:

-Clare kahvaltı! dedi. Hızlı hızlı merdivenlerden inerken.

-Üzgünüm baba çok geç kaldım. Cevap almadan kapıyı kapattım. Bahçede parmaklıklara kilitlediğim bisikletimin kilidini açtım hızlı bi şekilde yola koyuldum saat 09:15 olmuştu. İlk sokak dönüşünde Jacop'u gördüm o da bisikletiyle okula gidiyordu. Hızlanıp ona yetiştim.

-Jacop şey ee okulamı gidiyorsun?

-Evet.

Bişey diyemedim. Nedense benim yüzümden cumartesi günü okula gitmek zorundaymış gibi hissediyorum. Bi süre konuşmadık. Gerçekten bisikleti hızlı kullanıyordum, daha yola çıkalı 5 dakika olmuştu ki bisikletin yavaşladığını hissettim.

- Hay aksi! tekerim patladı.

- İstersen atla götürürüm seni.

-Yok. -neden böyle demiştimki? tanışmak için ne güzel bi fırsattı-
Şey Sara'nın evi buralarda onun bisikletini alırım.

-Peki, bekliyorum seni, ara.

-Ta tamam hemen arıyorum. Telefonumu çıkarttım Sara'yı aradım ama açmadı.

-Açmıyor ee o zaman ben gelim evet gelim-ay ne saçmalıyorum ben düzgün konuşsana- gülümsedim bisikletimi yanımızdaki evin çalılarının arasına koydum zaten yenisini  alacaktım çalınsada önemli değildi. Sonra bisikletinin arkasına bindim. Konuşmadı birkaç kez bir şey diyecekmiş gibi nefes aldı ama konuşmadı. Okula varmıştık, saat 09:32 olmuştu.

-Çok teşekkürler Jacop benim şimdi hemen gitmem gerek.

-İstersen işin bitince seni eve bırakabilirim yani istersen sonuçta bisikletle bile 10 dk' lık yol.

- Olur ben saat 12 gibi çıkmış olurum.

-Tamam o saatte buradayım. dedi bisikletini kilitledi, okula girdi.

    Okulun kapısına bakıyordum "Ben neden hala  gülümsüyorum ya" kendimi topladım, hemen içeri girdim sınıfıma çıktım. Tabikide Bayan Miller çoktan sınıftaydı.

-Bayan Miller üzgünüm geç kaldım. dedim. Neden geç kaldın dermişcesine gözlüğünün üstünden baktı.

-Ee şey küçük kardeşim ev de tekti babamın marketten dönmesini beklerken de  geç kalmışım efendim.

-Geç Clarisa bu yaptığının karşılığını tabiki düşüneceğim, sen hiç merak etme.
    Merak etmiyorum zaten dermişcesine mırıldandım içimden. Bayan Miller:

-Birşey mi dedin Parker!

-Yok yok dedimki nereye otursam. Alaycı bi sesle.

    Sınıfta bir kız daha vardı. Test çözüyordu, tam inek bi tipti. Arkasına oturdum.

-Hişşt sen niye burdasın? cevap vermedi omzuna dokundum.

-Test çözüyorum.

-Onu görebiliyorum neden buradasın?

-Her cumartesi buradayım burda test çözmek daha eylenceli. Öyle bi tiple baktım ki kıza, test çözmenin nesi eylenceliydi?

    Telefonum titredi birden, hemen öksürdüm Bayan Miller anlamamışdı. Kate mesaj atmıştı
"Geliyor musun? Kaçabildin mi?"
"Uygun anı bekliyorum"
"Nasıl yani?"
"Sen onu bana bırak saat 10:15 gibi orda olucam."
"Tamam görüşürüz"

    Ay olamaz saat 12'de Jacob'a geleceğimi söylemiştim, bari kaçarken bisikletinin üstüne bi not bırakayım da beklemesin beni nasıl unuturum?
    Bunları düşünürken ders çalışan kızın çıktığını fark ettim.
Bayan Miller ne zaman çıkar acaba? Saat 9:30'du. Kaçınca en fazla 4 saatlik başka bi ceza alırdım umrumda değildi, o provaya yetişmem gerekiyordu.
    Nihayet Bayan Miller ayağa kalktı:

-Benim biraz işim var, çok geçmez gelirim sakın dışarı çıkma!

-Hıhı. dedim kafamı sallayıp. Sınıftan çıktı kapıyı kapattı.
    "Nihayet çıktı be" artık sınıfta tektim, hemen çantamı toplamaya başladım. Sonra arkamdan bi ses geldi yine o duvardaki sesti" kim var orada?" dedim, cevap gelmedi ama bi ses duyduğuma emindim. Yavaşca arkama dönüp çantamı toplamaya devam ettim bi yandanda arada arkama bakıyordum. Çantamı alıp sıradan kalktım tam kapının kolunu tuttum ki yine o sesi duydum. Çok net bi sesti bu sefer kesin duymuştum.

-Kim var orada!! eğilip sıraların altına baktım kimse yoktu. Korkmuştum ama merakıma karşı gelemedim. Ses; her zamanki gibi sanki birinin duvarı kırmak için yumruklaması gibiydi ama bu sefer garip fısıltılar da vardı. Ses cam tarfı ve orta sıranın arkasında duran piyano ve kemanların önünde durduğu duvardan geliyordu. Duvara yaklaştım, elimi üstüne koydum sanki elimin altında duvar dalgalanıyordu bunu hissedince elimi hemen çektim. "O şeyde neydi öyle! galiba yemek yemediğim için başım dönüyo" Sesin dahada yükseldiğini hissettim. Çığlık atmaya çalıştım ama sesim çıkmiyordu, ses kulağımı patlatıcak kadar yükselmişti kimse duymamış mıydı? Çırpınmaya başladım çünkü bir şeyin tüm bedenimi sardığını hissettim. Birkaç saniye sonra gözlerim karardı, ses birden kesilmişti...
 

BENİMBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin