Emily:
-Max onu nasıl ordan kurtaracağız?
-O kız gerçekten burda dışarıya çıkabilen tek kişiydi gerçekten ona ihtiyacımız var.
Dedikten sonra ikiside dona kalmıştı ve birden birbirlerine bakıp Max:-Kızın yanında gelen çocuk nerde?
-Jacop!
-Alexa ayrılmadan önce onu bulup geliceğini söylemişti.
-Belki gelmişlerdir Max hemen Ross'un yanına gidelim. diyip sığınağa koştular
***
Yüksek biyerden düşmüşüm gibi heryerim acıyordu. Gözlerimi açtım heryer karanlıktı ileriden küçük bi ışık geliyordu. Yerdeki küçük su birikintisinin üstüne düşmüştüm. Ayağa kalktım yavaşça ışığa doğru yürümeye başladım. Burda masaların üzerinde garip aletler vardı matkap, halat, çekiç, anahtarlar, siyah kumaş parçaları, heryerine bıçak saplanmış giysi mankenleri gibi şeyler vardı. Yanda bi oda daha vardı oraya doğru ilerledim. Birden arkamda biri olduğunu hissettim. Sanki biri canı acıyomuş gibi sesler çıkartıyordu arkamı hala dönmemiştim. Elimi uzatıp masadan çekici aldım o sırada arkamdaki ses:
-Clare benim Jacop.
Nefesimi tutup yavaşça arkamı döndüm. Baçağında ve karnında sargü bezleri vardı. Ben:-Jacop sen misin? Noldu sana. dedim ama yanına gitmemiştim ve elimdeki çekici de sıkı sıkı tuttum çünkü onun Jacop olduğuna inanmıyordum. O:
-Gel seni bekliyodum burda, korkma o bize yardım edicek çıkışı biliyorum Clare ama sensiz gitmek istemedim.
-Senin uçurumdan atladığını gördüm.
-O sadece seni buraya benim yanıma getirmek içindi Clare. Hadi gidelim kurtulalım artık burdan.
-Seni kurtarmak için gelen kız nerde?
-Alexa mı?
-Evet.
-Onu ormanda güvenli bir yere bıraktım uyandığında arkadaşlarının yanına gider. Hadi gel benimle.
Hala inanmamıştım ona. Ben gelmeyince o bana doğru yürümeye başladı, iyice korkmuştum, elimdeki çekici kaldırdım ve:-Dur yaklaşma. dedim o:
-Aah hadi ama beni özlemedin mi?
Bunu derken, sesi birden değişti ve görüntüsü bi o küçük kıza bi Jacop'a dönüşüyordu. Sonra bana koşmaya başladı. Tam üzerime geldiği sırada elimdeki çekici kafasına sertçe vurdum. Çekici orda bırakıp o girmediğim kapıdan girip koşmaya başladım. Çığlıklarını duyabiliyordum girdiğim yer uzun bi koridordu. heryerde odalar vardı. O kadar hızlı koşuyodum ki odaların içinde ne olduğunu göremiyodum. Küçük kızın da kalkıp koştuğunu duyabiliyordum.***
İçeriye birden dalıp:
-Ross Ross! hey Ross nerde? Olivia Alexa geldimi? dedi Emily.
Olivia:-Hayır daha kimse gelmedi.
O sırada Ross yan odadan çıktı ve:
-Ne oldu? kızı çıkartabildiniz mi dışarıya?
Max:
-Ee hayır çıkartamadık. Emily:-Biz onun sesini duyduk ve onu bi sığınağa sakladık ama onu yakaladı. Ross:
-Dışarıya çıkabilen tek kişiyi yanlız mı bıraktınız! dedi bağırarak. Emily:
-Bak üzgünüm Ross güvende olması için elimden geleni yaptım. Ross:
-Şimdi ne yapacağız he! oraya giden birinin hiç geri döndüğünü gördün mü! Tamam şimdi size kızarak vakit harcayamayacağım. Clare'le gelen erkek nerde? Max:
-Alexa onu getiriceğini söylemişti, hala dönmedi. Telsizinden ulaşmayı denedim ama kapalı. Ross:
-O zaman tekrar dene o açana kadar.
Max telsizini çıkarttı ve:-Alexa orda mısın tamam. dedi ve cızırtılar gelmeye başladı sonra ses netleşti çok güçlü bi çıglık sesi geliyordu. Hepsi birden birbirlerine baktılar Emily:
-Alexa'da orda o da mağarada, Jacop'da orda olmalı.
Ross telsizi aldı:
-Alexa sesimo duyuyo musun? İyi misin? Nerdesin? tamam.
Telsizden ses gelmeye başladı ses bozuk olmasına rağmen ne dediği anlaşılıyordu:-Max, Ross! ben mağaradayım Jacop'da burda nolur gelin dedi ve arkadan Jacop Clare diye sürekli bağırıyordu. Çığlık sesleri hiç susmamıştı. Sonra telsiz birden kapandı.
Üçü birbirine baktı ve Ross:-Silahlarınızı hazırlayın onları ordan çıkarmaya gidiyoruz.
***
Koridor birsürü kola ayrılmıştı, labirent gibiydi. Çığlık sesinin arasından Jacop'un bana bağırdığını duyabiliyordum sesin geldiği en yakın yerden girdim. Jacop'un sesini takip ettim ama ben hiç seslenmiyordum izimi kaybettirmeye çalıştım. Çığlık sesi heryerden yankı yapıyordu o yüzden küçük kızın tam olarak nerde olduğunu çıkaramamıştım. Koştuğum koridorun sonuna gelmiştim solumdaki odaya baktım Jacop ve Alexa oradaydı. Yanlarına koştum. Hücre gibi biyerin içindeydiler.Jacop:
-Clare yaşıyosun!
Ben:-Jacop hadi gidelim burdan. Sizi nasıl çıkaracağım? Alexa:
-Buranın anahtarları var ama neredeler bilmiyorum. Ben:
-Anahtarlar evet evet onları girişte görmüştüm. Gidip onları almam gerek.
Jacop kolumdan tutup beni durdurdu ve:-Eğer şimdi burdan çıkıp kaçmazsan bidaha burdan çıkamayabilirsin Clare, bırak bizi kaç. Ben:
-Bir kez sensiz gittim ama bidaha gitmicem Jacop. dedim masadaki tornavidayı kemerime taktım çekicide elime aldım. Jacop hala kaçmam için ısrar ediyordu. Onu duymamazlıktan geldim o anahtarları bulup burdan birlikte çıkmak istiyordum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BENİM
AventuraBir kaç saniye sonra gözlerim karardı, ses birden kesilmişti... Birgün uyansan ve arkadaşını senden başka kimse hatırlamasa ya bir günde seni unutsalar ne yapardın? Clare ve arkadaşları bundan kurtulabilir mi? yoksa bu hayattan silinecekler...