2.BÖLÜM

53 7 0
                                    

       Bazen, verdiğimiz kararlardan geri dönemeyiz. Zaman hızla geçerken, neyi kazanıp neyi kaybettiğimizi anlamayız. Bu durumlarda en azından yakın ARKADAŞLARINIZ varsa ve ya sizi her şeyden daha çok seven bir AİLENİZ varsa, bu durum indirgenebilir. Fakat benim yerimde olan biri şu an da bunu düşünemezdi. Geleceğinin nasıl şekilleniceğini ve karşısına neler çıkıcağını bilemeyen biri olarak sadece saniyeleri sayıyodum aslında. Fark etmeden,  aldırmadan ve KORKMADAN...

          Teşekkür etmek benim için hiç bu kadar zor olamamıştı. Hem bağırıp kızmak hem de yaptıkları bu süpriz için onlara canı gönülden sarılmak istiyodum. Arada kalmış olsam gerek ki Elif:"neyin var, yoksa beğenmedin mi? " diye sordu. Beğendim ama daha az korkunç olabilirdi diyemezdim. Bu onlara hakaret olurdu. Onun yerine "beğenmez olur muyum ya. Tek kelimeyle BAYILDIM." dedim. Daha sonrasında çamurlanan yerleri üstün körü temizledim ve hep beraber  kafeye geri döndük.

         Annemin neden bana sabah ki soruyu sorduğunu şimdi anlıyodum. Belki de bana süpriz yapıcaklarını söyliyicekti ya da... "hayırdır yine daldın sen. Anlat bakalım niye böylesin ?" Diyerek Ece bu sefer beni kendine çekmeye çalışıyordu. Ya doğruyu söyleyip 1 yıldan fazla konuşulan bir konu açıcaktım... açmasam daha iyi yaa... " geçen hafta hocanın verdiği ödevi düşünüyodum. O yüzden kafam biraz sisili."
"İstersen biz sana yardımcı oluruz. Arkadaşlar bu günler içindir." Bu kelimeyi ilk defa ECE'den duymak benim için mutlu adımların başlangıcıydı. Durumu her türlüsüyle anlatmak çok uzun sürüceğinden yeni araştırmaya başladığım hastalığın adını verdim:"biliyosunuz, 1 ay önce ilk hastama doktorluk yapmıştım. Hal böyle olunca ve başarılı sonuçlar aldığımı görünce doktoralık yapmaya karar verdim. Hoca da bu durumu yakından gözetiyomuş haberim yok, BİPOLAR BOZUKLUĞU araştır gel dedi. Konu bu yani" diyip sözü kestim.

         Ortam beni daha fazla germeden eve gidip gerçekten araştırma yapmalıydım. Telefonumdan varsayımsal bir mesaj aldığımı söyliyip kafeyi terk ettim. 

          Böylesiyle ilk defa karşılaşmıştım. Eskiden hiç kafama takmadığım şeyleri şu sıralar kendime dert ediyordum. Bu dert benim kilo vermeme ve başımın sürekli dönmesine sebep oluyordu. Evde çoğu defa bu durumdan dolayı  bayıldığım bile olmuştu. Tabii ki aileme asla belli etmedim. Aile bu, abartmassalar olmuyo. Farklı farklı olaylar söyleyip hep geçiştirdim . Bu demek oluyor ki yakalanmam an meselesi. Neyse, sonuçta beni arada önemsiyen bir aile ne kadar endişelene bilir ki (!)

          Yağmurda biraz yürüyüp, toprak kokusunu içime çekebilmek için otobüsten inmem gereken yerden 3 durak önce indim. Başıma ASLA bir şey gelmez diyemem, bu kelimeyi biber gazıma borçluyum. Yoksa niye 3 durak önce ineyim.

        Hayatım özellikle şu aralar harika gidiyor. Yine de soru işaretlerin hepsine yanıt bulmuş değilim. Gördüğüm rüyaların gerçek olması beni korkutuyor. Artık ne rüya görmek ne de kötü olaylar yaşamak istiyorum. Zamanında çok darbe yedim. Büyüdüğümde öğrenmem gereken şeyleri küçük yaşta bilemem, bana hayata karşı dimdik durmamı ve "neden böyle olaylar başıma geldi ?" sorusuna yanıt aramama sebep oldu. İçimdeki bu yükü paylaşıcak birini aramama da...

METALCİLER VE MELEKLERİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin