2.5

11.2K 583 103
                                        

Oldukça gergindim. E'ye son mesajları attıktan sonra, kafeye girdiğimizde çok fazla gergindim.

Bizim masaya geldiğimizde, Ekin'i Eda'nın dibinde, gülümserken bulmuştum. Güldüm.

Bu kız, hoşuma gitmiyordu. En az Araf kadar.

Aptal bir özrüne kanacağımı sanmıştı.

Beni aldatmasına rağmen, aptal bir özürle kanacağımı sanıyordu.

Geri zekalı.

Araf'a dönüp zorla gülümsedikten sonra, elini eline geçirdim ve masaya doğru yürüdüm.

Onun başka bir kıza yürüdüğünü, kız gelip bana anlatmıştı.

Ve benim boş durmak gibi bir niyetim yoktu.

Madem ikili oynuyordu, o zaman bakarız.

Yüzüne dönüp, kocaman gülümserken, o da aynı şekilde bana karşılık vermişti.

Bekle sen, bekle ağzını yüzünü Ekin'e dağıttıracağım günler de gelecek.

"Merhaba," diye soğukça mırıldandım. Ve gülümsedim. Rana, birden kalkıp bana dönünce şaşırmıştım. Ellerimi tutup, havaya kaldırdıktan sonra bize böcekmişiz gibi baktı.

"Bu ne lan?" diye sordu bir anda.

Omuz silktim ve göz kırptım. Ve o, bunu anlamıştı.

Ekin ise, Eda'yı kucağına oturtmuştu. Hani bildiğimiz, baya baya olan kucaktan.

Eda'ya gülümsedim. Şaşırdığı belliydi ama umrumda değildi. Beni gördüğü an, Ekin'in kucağına daha fazla yerleşti ve kollarını boynuna doladı.

Ve hiç ummadığım bir şey yaparak, dudaklarını birleştirdi. Amına koduğumun kızı, kafedeyiz insanların içinde!

Ekin de ona karşılık verirken, iyice gerilmiştim. Elimi aniden, Araf'ın elinden çektim ve sandalyeye geçtim. Rana, oturur oturmaz beni kaldırdı.

Tuvalete doğru ilerlerken, Ekin ve Eda ayrılmıştı ve Eda kulağına eğildi Ekin'in. Söylerken, bana bakıyordu. Şeytan diyor ki, saçını başını yol. Rana, tuvalete beni soktuktan hemen sonra, kolumu cimcikledi.

"Ne oluyor, çabuk anlat." dedi hemen.

"Ya, bu Araf bana dileniyordu ya başkasına da dilenmiş. Biraz sürteceğim. Sonra rezil falan ederim." dedim omuz silkerken.

"Eda ve Ekin'in hali neydi? Resmen kafenin içinde seviştiler." diye nefes almadan konuşmuştu.

"Beklerim." dediğimde, Rana anlamadan yüzüme baktı.

"Sevişmelerini yani. Hadi gidelim. " dedim ve kolundan tutup çıkardım.

Eh, Ekin ve Eda ayrılmışlardı en azından.

karanfil|textingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin