9. Bölüm ''Seni tekrardan hissetmek istiyorum.''

453 14 3
                                    

‘’Özür dilerim.’’ Dedim, fısıltı ile. O sırada aklıma dank etmişti. Neden sürekli özür dileyen ben oluyordum? Bana karşı attığı birkaç adımdan sonra elimi kaldırarak onu durdurdum. ‘’Ya da özür falan dilemiyorum. Dilemesi gereken sensin.’’ Dedim, elim ile Harry’i göstererek.

 Ne zaman bir hata yapsa onu affetmediğim zamanlar hep özür dileyen ben olmuştum. Onu affettiğim zaman, daha önce ‘neden?’ affetmedim diye ona özür diliyordum. 

 ‘’Artık özür dilemeyeceğim.’’ Dedim, geri, geri adımlar atarken.Gözlerim tekrardan dolmaya başlamıştı ve önümde duran Harry’i bulanık görmeye başlamıştım. ‘’Faith…’’ Dedi, derin bir nefes vererek. 

Kendimi güçsüz, yalnız ve bir o kadar da kırılmış hissediyordum.  Kalbimin artık onarılabileceğini sanmıyordum. Sadece kendim için yaşıyordum. Artık hissettiğim duygular bana hiç gerçekçi gelmiyordu. Sanki… Sanki sadece öylesine, gereksiz bir insanmışım da dünyada fazlalık yaptığımı düşünüyordum. 

 ‘’Efendim?’’ Dedim, cümlesini tamamlaması için ona izin verdim. Birkaç adım daha atarak yanıma geldi. ‘’Sadece…’’ Dedi, fısıldayarak. Gözlerimin içine bakarak küçük bir tebessüm etti. Sonra hızlı bir şekilde yüzünde ki gülümsemeyi sildi ve birkaç geri adım attı.

 ‘’Haklısın.’’ Dedi, bir anda değişen ruh hali ile. ‘’Tekrardan birlikte olacağımıza inanmam gerçekten bir delilikti. Ben, sadece seni bir kez daha görmek istedim. Ama beklediğim bu değildi. Zaten ne bekleyebilirdim ki? Bana tekrardan geri döneceğini falan zannetmiştim ama yanılmışım. Büyük bir aptallık yaparak seni benimle buluşman için ikna ettim. Özür dilerim.’’ 

Gözyaşlarım bu sefer oldukları yerde durmayıp yanağımdan süzülmeye başladı. Söylediklerini sindirmeye çalışırken başımı salladım. 

 Ne yapıyordum ben? Tekrardan onu bulup, benim olmasını sağlamışken onu geri çeviriyordum. Hayatıma tekrardan girip, benimle birlikte olabileceğini söylüyordu. Ve bunu bende çok istiyordum. Onu tekrardan kaybetmek istemiyordum.Avuçlarımın içinden tekrardan kayıp gitmesini sağlayamazdım. Onu yeni bulmuşken bırakmak istemiyordum. Çok değişik duygular içerisindeydim. 

 Bir tarafım hayatına onunla devam et derken, diğer tarafım ise bunu Travis’e yapmamam gerektiğini söylüyordu.

 Ne yapacaktım ben? 

 Karşımda duran Harry hiçbir şey söylemeden arkasını dönüp ilerlemeye başlamıştı. Olduğum yerde, kaldırımda tek başımı sabit bir şekilde onun gidişini izliyordum. Gözlerim hafiften kararmaya başlamıştı ve gözyaşlarım etrafı bulanık gösteriyordu. Yavaş, yavaş birkaç adım atarak Harry’nin arkasından ilerlemeye başladım. Harry adımlarını hızlandırıp koşmaya başladığında kendimi biraz toparlayıp bende koşmaya başladım. ‘’Harry!’’ Beni duymadığını var sayıp arkasından koşmaya devam ettim.

 O kadar hızlı koşuyordu ki ona yetişmem imkânsız diye düşündüm.  Pes etmeyerek arkasından koşmaya devam ettim.‘’Harry!’’ Dedim, tekrardan bağırarak. Hava yavaştan karamaya başlamıştı ve Harry’nin geldiği yer yıkık bir evdi. Etrafa göz attıktan sonra bacaklarımın üzerine düştüm. 

 Geldiği yer onunla buluştuğumuz, birlikte olduğumuz yıkık evdi. Harry ortalıktan kaybolmuşken ellerimden destek alıp düştüğüm yerden kalktım. Yavaş adımlarla yıkık evi geçtikten sonra arka tarafa dolandım ve karanlığın beni hapsetmesine izin verdim. Her tarafı karanlık hapsederken korkmadan ilerlemeye devam ettim. Biliyordum, Harry buradaydı ve bana hiçbir şey olmazdı… 

 ‘’Harry?’’ Dedim, fısıldayarak. ‘’Burada olduğunu biliyorum.’’ Duvarlara dokunarak ilerliyordum ve buranın nasıl bir yer olduğunu hatırlamaya çalışıyordum. Bir anda yanan ışıklar ile gözlerim kamaşmıştı. Kolumu gözümün üzerine koyarak tam gözlerime vuran ışığı engelledim. Önümde beliren koskocaman tarla renkli ışıklar ile doluydu. Işıkartık gözlerimi almıyordu ve bende kolumu gözümden çekmiştim. 

Enchanted (Harry Styles FanFiction)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin