Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Bu bölüm yazarken en zevk aldığım bölümlerden biri oldu. Ben hikaye yazarken nedense duygularımı ortaya koyamıyorum. Sadece aklıma gelen güzel diolaglardan oluşturduğum hikayeler var. Duygularımı pek hikayeye dökemezsemde okuduğunuz için hepinize teşekkür ederim. Facebook'ta sınır geçtiğinde yeni bölüm gelecektir.
Not: Multimedia'da bulunan yeni karakterimiz Four Mills (Theo James) Hikayede önemli bir rolü vardır onun için sakın unutmayın. Bir kaç bölüm olmayabilir (belli olmaz) ama yine de aklınızın bir köşesinde bulunsun.Bir diğer not: Olay yaşandığı zaman Faith ve Harry tanışmıyordu. Bunu yazdım ama burada da yazmak istedim.
Hepinize şimdiden iyi okumalar.
*Beni kırmayıp yukarıda ki yıldıza tıklarsanız çok mutlu olurum. (Yorum da yapın ^^)
SON KISIM
‘’Sadece seni tekrardan hissetmek istiyorum.’’Gömleğinin yakalarından onu tuttum ve kendime çektim. Dudaklarım dudaklarının üstünü örtmüştü ve kanlı ellerim gömleğinin yakasını mahvetmişti.
10. BÖLÜM
‘’İyi misin?’’ Dedi Harry derin bir nefes alarak. Göğsünün üzerinde yattığım için aldığı her nefese karşılık göğsü havaya kalkıyordu ve benimde başım, dolayısıyla göğsü ile birlikte yükseliyordu. Küçük bir tebessüm edip,göğsünün üzerinden başımı salladım.
‘’Kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.’’ Küçük bir kahkaha attı ve omzumun üzerinde duran kolu ile beni daha da sıkarak kendine çekti. ‘’İlk yaptığımızda… Etkilenmiş miydin?’’ Gözlerimi kocaman açarak yattığım yerden biraz doğruldum. ‘’Şaka mısın, sen? Etkilenmek ne demek? Büyülenmiştim…’’
O gün gözlerimin önünden bir şerit gibi akıp giderken derin bir iç çekip, Harry’e yakınlaştım. ‘’İlkimin her zaman seninle olmasını istemiştim. Bu biraz aptalca gelebilir ama…’’ Gözlerimi devirerek ona bakmamaya çalıştım.‘’Dönme dolaba beni zorla bindirdiğin gün, seni tekrardan göreceğime dair içimde bir his vardı.’’
Küçük bir kahkaha attı ve o da yattığı yerden biraz doğruldu. Sırtını yatağın başına dayadığında kollarımdan tutup beni kendine çektim. ‘’Sana da bu biraz aptalca gelebilir ama…’’ Gözleri, gözlerimin içine dikkatlice baktıktan,bakışlarını dudaklarıma doğrulttu.
‘’Bende o günden sonra seni hep takip ettim.’’ Ağzım kocaman açılırken küçük bir tebessüm ettim. ‘’Ciddi olmazsın?!’’ Dedim, heyecan içinde. ‘Evet’anlamında başını salladı ve bana yakınlaştı. Dudaklarımız tekrardan bir arada buluşurken aldığı derin ve sıcak nefesi benim yanağıma çarpıyordu.
‘’Pişman mısın?’’ Dedi, dudaklarını benimkilerden ayırıp, fısıldadı.Neyden bahsettiğini anlamam uzun sürmemişti. Travis… Görüntüsü gözlerimin önünde belirirken derin bir nefes aldım. Pişman mıyım? Diye düşündüm kendi kendime. Kalbimin bir tarafı acı içinde kıvrılırken, diğer tarafı Harry’nin yanında olduğum için bana dünyaları vermişti. Bakışlarımı ondan uzaklaştırarak yaralı ellerime baktım.
Hepsi Harry’nin suçuydu. Kesin olarak hepsi onun suçuydu. Her zaman bu hareketi onun yanında yapıyordum ve bu oluşan yaralar 1 hafta içinde bile geçmiyordu.
Aklıma tekrardan Travis gelirken başımı hayır anlamında salladım.‘’Hayır.’’ Dedim, canlı ses tonum ile. Çıkan sesime bende şaşırmıştım. ‘’Gel buraya.’’ Dedi, beni kendine çekip güçlü kollarının arasına aldı. Saf kokusunu içime çekerken yanağımdan süzülen göz yaşını görmezden geldim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Enchanted (Harry Styles FanFiction)
Teen Fiction''Neden beni sevmiyorsun?'' Harry'nin o büyüleyici sesi kulaklarıma doldu ve damarlarıma ilerlemeye başlayarak tüm bedenime işledi. ''Çünkü sen benim gözümde bir çocuksun ve benim bir adamın aşkına ihtiyacım var.'' Bir kaç yıl öncesinde sevgili olan...