|12|

241 12 3
                                    

Kyungsoo'Dan..

Kai'yi o günden sonra hiç görmedim. Neredeyse 1 aydır onu görmedim. Açıkçası ne yaptığını merak ediyorum. Beni neden öptüğünü bilmek istiyorum. Eğer beni sevmeseydi öpmezdi değil mi? Ama neden öptüğünü sorduğumda cevap vermedi ki ? Kahvemden bir yudum aldıktan sonra bir türlü odaklanamadığım kitabımı kapatıp kitaplığa koydum.
"Kyungsoo müsait misin?" *baek*
Ama bu Baekhyun dedikleri çocuğun sesi. Burda onun ne işi var ki ?
"Gelebilirsin"
Bunu dememi bekliyormuş gibi bir hemen kapıyı açıp içeriye girdi. Kahvemi süs masasının üzerine bıraktım ve Baekhyun'a soran gözlerle baktım. Endişeli görünüyordu. Gözleri kızarmış ve şişmişti. Kötü bir şey düşünmemeye çalıştım.
"Sana anlatmamız gereken önemli şeyler var. Lütfen aşağıya gel." *Baek*
Hızlıca konuştuktan sonra koşar adımlarla kapıdan dışarı çıktı. Daha kötü ne olabilir ki? Kahvemi elime aldım. Telefonumu kot pantolonumun arka cebine atıp dışarı çıktım. Önce mutfağa gidip bardağı bıraktım. Salona geldiğim de Kai hariç herkes buradaydı. Tek kaşımı kaldırıp onlara baktım. Koltukta benim için ayrılmış olduğunu düşündüğüm yere oturdum. Arkama yaslandım. Kai'nin neden burda olmadığını merak ediyorum doğrusu. Neyi merak ediyorum ki? Onun hakkında dahi konuşmak istemiyorum. Beni sebepsizce sırf isteği için öpen biri hakkında neden konuşayım?
"

Evet dinliyorum. Konu nedir ?"
Hepsi ilk önce birbirine baktı. Hastane de gördüğüm saçları sarıya çalan adının Lay olduğunu öğrendiğim çocuk boğazını temizledi. Sanırım konuşmayı o yapacaktı. Tek kaşımı kaldırıp onlara baktım.
" Konu.. Kai." *lay*
İçimde oluşan garip ağlamaklı duyguyu bastırıp konuşmak için dudaklarımı araladım.
" Onun hakkında konuşmak istemiyorum."
Hepsinin gözlerinde neredeyse hayal kırıklığı vardı. Nedenini bilmiyorum ama artık öğrenmek istemiyorum. Ayağa kalktım ve merdivenlere yöneldim.
"O iyi değil Kyungsoo." *lay*
"Ben de değilim."
Artık konuşabileceğim sanmıyorum. Ses gelmediğinde merdiveni çıkmaya başladım.
"O iyi değil!Ve senin saçma sapan girdiğin tripler yüzünden kardeşim acı çekiyor! Senin yüzünden odasından çıkmıyor! Umrunda değil değil mi!? Nasıl olsa sana bir şey olmuyor değil mi!? O beni kardeşim Kyungsoo! Ve eğer ona bir şey olursa sana yapacaklarımdan korkmalısın! "
Son basamağa geldiğimde Baekhyun'nun sözleri üzerine durdum. Hiç bir şey demeden odama çıktım. Kapıyı kapatıp kilitledim. Kapıya yaslandım ve gözlerimden yaşların akmasına engel olmadım. Kafamı kapıya yasladım. Derin nefesler alıp ayağa kalktım. Balkona çıkıp yere oturdum. Kai'yi düşünmemeliyim. Okul. Evet okulu düşünmeliyim. Çok fazla devamsızlık yaptım. Sınıfta kalırsam sınıf tekrarı yapmayacağım. Kai okudu mu acaba? Onun notları nasıldı? Ne yapıyor acaba? Balkonun kenarından tutunup ayağa kalktım. Duvara yaslandım. Gökyüzüne baktım. Aniden gelen ağlama hissiyle gözlerimi kapattım.
" 'Kendini kötü hissettiğinde gökyüzüne bak Kyungsoo.' ona baktım. 'Neden peki?' kafasını gökyüzünden bana çevirdi. 'Çok saf ve masum görünüyor. Gerçi sen gökyüzüne baksan aynaya bakar gibi olursun. Bak görüyor musun Kyungsoo? Gökyüzü bembeyaz. Gökyüzü uzayı saklıyor. Ve sadece beyazlığıyla. Örnek verecek olursam eğer kendimden verirdim. Benim karanlığıma beyaz bir ışık girdi. Ve karanlığıma sarıldı. Karanlığım da beyazlığa sarıldı. Ve böylece beyazlık karanlıkta kayboldu. ' öyle bakıyordu ki gözlerime, dilim tutuldu. Bana güldü ve yaklaşıp dudaklarıma bir buse konudurdu. Geri çekilip bana gülümsedi, ben de ona gülümsedim. Beni kendine çekti ve sarıldı.
Ah şu kokusu... "
Aniden gözlerimi açtım. Gözlerimden akan yaşlara engel olamadım. Yere çöküp ellerimle yüzümü kapattım.
" Özlüyorum seni. "
Kimi özlediğimi bilmeden fısıldadım hıçkırıklarıma...

U Hurt Me | Kaisoo Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin