Manuş baba: bu havada gidilmez
buldum gözlerindeler...
Umarım.
...... ..... ..... ...... ...... ...... ...... ..... ...... ...... ..... ..... ...
"Kız ne demek boşanıcam saçmalama eniştem seni eve almaz ayrıca yaşatmaz da "
"Esma sanki bilmiyormuşum gibi konuşmayı kes ya biliyorum zaten boşanıca eniştenin yanına gitmiycem burda bir ev tuttum orda kalacağım"
"Ney? Kızım sen gerçekten salaksın ezhel gibi biri bırakılır mı? Dilan saçmalama Allahını seversen"
"Esma! O da boşanmak istiyor sanki o isteyerek mi benimle evlendi sanıyorsun"
"Dilan bari boşanana kadar tek kalma bize gel bizde kal kuzum valla tel kalmana gönlüm el vermiyor"
"Saçmalama kızım yeni evlisiniz siz yapacak şeylerini vardır hem olmasa da kalmam o kadar şey aldım kendi evimde kalmak benim için daha iyi olacak"
"Dilan en ufak bir sorunda beni ara olur mu? "
"Tabi ararım merak etme sen" diyip kahvemizi içmeye devam ettik kahvelerimizi içtikten sonra esmayla birlikte parayı ödeyip kafeden çıktık.
"Hadi seni eve bırakayım" diyip yoldan geçen bir taksiyi durdurdu dudaklarımı büzüp
"Beni bu arabayla mı eve bırakacaksın" dedim
"Napıyım kızım daha ehliyetimi almadım serdar da yavaş yavaş öğretiyor söz bir dahakine seni kendi arabamla bırakıcam" diyip güldü neden herşeyi ciddiye alıp açıklama yapıyor ki
"Tamam tamam hadi binelim de bir an önce evime gideyim." Diyip taksinin kapısını açtım
Oda peşimden gelip bindi ilk başta ben evimi tarif ettim sonra da Esma tarif etti takside gelirken yine dedikodunun dibine vurmuştuk ta ki taksici arabayı durdurup benim inme zamanımın geldiğini söyleyene kadar.
Esmayla birbirimize bakıp
"Bu buluşmayı tekrarlamalıyız" diyip esmayı öpüp taksiden indim siteye doğru ilerleyip içeri girdim.
Merdivenleri tek tek çıkıp evimin olduğu kata geldim anahtarı kilide yerleştirip kapıyı açtım ayakkabılarımı çıkarıp içeriye aldıktan sonra anahtarı yerinden çıkarıp kapıyı da kapatıp kendimi koltuklardan birine attım.
Biraz uyumak için gözlerimi kapattığım sırada cebimde olan telefonum titremeye başladı cebimden çıkarıp arayana baktım rehberde kayıtlı olmayan bir numaraydı arayan meşgule atıp telefonu tekrar cebime koydum. Tekrar arayınca tekrar meşgule attım en son aradığında açtım.
"Alo?" Dedim kim olduğunu sorar gibi
"En sevdiğim yengem" arayan Ediz di
"Efendim "
"Yengecim abimle yemek yemeye gidiyorduk ta çok romantik bir yere gideceğimizi söyledi sen de gelsene hem daha yemek yememişsindir eminim ki" dedi
"Yedim ben teşekkür ederim hem işim var benim size afiyet olsun " işim yok tu ama o adamın yüzünü görmekten se yemek yemem daha iyi
"Aaa itiraz istemiyorum hadi hazırlan in aşağıya bekliyoruz "
"Bak kalbini kırmak istemiyorum benim işlerim var belki başka zaman, size afiyet olsun" diyip telefonu kapattım.
Ediz
Yengem telefonu yüzüme kapatınca hiç bozuntuya vermeden konuşmaya devam ediyor gibi yaptım.
"Tamam o zaman madem işin var o zaman başka zaman gideriz seninle görüşürüz" diyip aslında kapanmış olan telefonu tekrar kapattım.
"İşi varmış gelemezmiş" abimin suratı değişir gibi olunca konuyu değiştirmek amacıyla "eee hadi sür şu arabayı da yemeğimizi yemeye gidelim "
"Annen çağırdı yemeğe" diyince ağzım açık kaldı sağ elimle çenemi tutup sol elimle de kafamı bastırdım açılan ağzımı kapatınca abime dönüp.
"Söylemiş olamazsın?"
"Ben söylemedim zaten biri benden önce davranıp söylemiş herkes duymuş o da ben senin annen değil miyim bana neden söylemedin diye 1 saat nutuk çekti telefonda sonra sonrada akşam al kızı yemeğe gelin dedi"
İkimiz de anneme kimin söylediğini biliyorduk bir tanecik TRT Aysun ablamız söylemişti tabiki.
Annem bugun oğlunun bir aşirete damat gittiğini öğrenince ne tepki verecek ti ben en çok ta onu merak ediyordum. Çünkü kimse canan arasın oğullarına zorla bir şehir yaptıramaz dı.
Abim motoru çalıştırıp apartmanın önünden ayrıldı hızlı bir şekilde eve geldiğinde umursamaz bir şekilde arabadan indi ben de inince arabayı kilitleyip zile bastı. Hizmetçilerden biri kapıyı açıp
"Hoşgeldin ezhel bey, hoşgeldin Ediz bey canan hanım salonda sizi bekliyorlar" kafamı sallayıp abimi takip ettim ellerini takımının pantolonunun cebine koymuş salona doğru yürüyordu.
Salona girdiğimizi gören annem elinde ki kahvesini koltuğun yanında ki sehpaya koyup ayağa kalktı seri adımlarla yanımıza gelip abimin önünde durdu.
"Karın nerde niye gelmedi?"
"Gelmesi mi gerekiyor du?" Bu az önce araba da ki abim değil ki kesinlikle değil di
"Evet ben gelmesini istiyorum "
"Ben de istemiyorum yemek yemeye gelmedik mi hem şimdi gidelim güzel bir aile yemeği yiyelim"
"Öyle kolay değil o iş anlat ne bu evlilik meselesi , nerden çıktı böyle bir şey ve en önemlisi sen nasıl böyle bir şeye izin verdin?"
"Bu konu hakkında bir kelime daha etme !" Diye bağırdı abim anneme
Annem;
"Ne demek daha fazla konuşma!" annem abimin kulağına doğru eğilip işaret parmağıyla evi gösterdi "bak bu evi görüyor musun? İşte bu gördüğün evin hanımı benim," kafasını kaldırıp "senin annen de benim ezhel ARAS!!"
Abim hiç ellerini pantolon'unun cebinden çıkarmadan annemin kulağına doğru eğilip,
"Sen benim annem değilsin" dedi gayet sakin bir şekilde daha sonra da vücudunu dikleştirip evden çıktı gitti.
Dilan
Üstümdeki elbiseden kurtulup pijamalarımla birlikte kendimi banyoya attım.
Kısa bir duşun ardından banyodan çıkıp kendimi yatağa attım.
Bi ara tam ne güzel uyuyorum derken uykumun ortasında çalınan kapıyla gözlerimi araladım.
Koşa koşa kapıya gidip açtım ve açmamla da ayakta bile zor duran ezheli görmem bir oldu. Kapıyı sonuna kadar açınca kollarını omuzuma attı ezheli kapının önünden çekip kapıyı kapattım. Ezheli koltuğa yatırıp mutfağa gittim.
Çekmeceleri karıştırıp içinden dün aldığım türk kahvesini çıkartıp bir fincan kahve yaptım ve ezhele götürdüm.
İçmiş birini kahve ayıltır diye okumuştum bir yerde yoksa nerden bileyim ben içmiş birini ney ayıltır.
Ezhele yavaş yavaş kahveyi içirip onu koltuğa geri yatırdım odamdan battaniye ve yastık getirip başının altına koyup ayağa kalktım fincanı alıp tam gidecekken ezhele elimden tutup.
"Benimle uyu!"
İyi okumalar gençler
0509🌹🌹
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Zoraki Koca #WATTYS 2019
Teen FictionBoy aynasının önünden ayrılıp aşağıya baktım. neden herkes bu kadar mutluyken ben ağlıyordum? cevabı çok basit zorunluluktan sevmediğim bir insanla evleniyordum ağlamam için en büyük sebeptir iste bu. süslenmiş olan araba çarptı asıl önemli olan ise...
