°32°

337 14 23
                                        

Rody dünyada: Türkü

Zaman insanı olgunlaştırır.

" Seni özledim."

........ ....... ....... ...... ...... ...... ..... ........ .......... ....... ........ .......

Belime koyduğu elini zor da olsa itip anı bir refleksle tokat attım. Ezhel şaşkın şaşkın bana bakarken bir şey söylemek ya da bir açıklama yapmak yerine salonda ilerledim.

Peşimden içeri gelmesini beklemiştim ama gelmedi. Belki peşimden gelip neden burda olduğunu açıklamak isterdi fakat ezhel öyle bir insan değildi ki. Ne açıklama yapmayı severdi ne de sorguya çekilmeyi. Kendisi hesap sorarmıydı anasını bile ağlatır ama başkası ona o şekilde davranamaz çünkü o ezhel aras.

Pastalar kesilip oyunlar oynandıktan sonra etraftaki insanlar dağılmışlardı. Birkaçı bara gitmiş diğerleri ise yorgun olduklarını söyleyip evlerine gitmişti tabi bir kısım öğrenci arkadaşlar da yurtlarına gittiler. Ben ise arkadaşlarımla vedalaşıp çıkış kapısına yönelmiştim. Zaten tüm gece boyunca kafam yerinde değildi. Ne yaptığımı nasıl ayakta durduğumu bilmiyordum.

En sonunda dışarı çıktığımda soğuk hava yüzüme tokat gibi çarpmış ardından da esip içime işlemişti. Ayağındaki topukluları çıkarıp elime aldım otoparkın taş dolu zeminine çıplak ayağınla bastıktan sonra yavaş yavaş yürüyerek arabama doğru ilerledim.

Soğuk hava iyice içime işlerken omuzlarıma bir şey örtüldü arkamı dönüp ezheli arkamda görmem ile yüzündeki o donuk ifade yerini hafif bir gülümsemeye bıraktı. Daha sonra kendimi toparlayıp omuzuma koyduğu ceketi alıp ona uzattım.

"Üşümüyorum." Uzattığım ceketle birlikte kolumu yana doğru ittirdi. Hiç beklemediğim bir anda beni kendine çekip sıkı sıkı sarıldı. Benim ise kollarım boşta kalmıştı bir elimde topuklu ayakkabılar diğer elimde ise ezhelin çekeri vardı. İkisini de yere bırakmadan Ezhelden uzaklaştım.

Ben onu unutmak isterken o işleri daha da zorlaştırıyordu. Böyle yapmamalıydı beni daha da çok dibe batırmamalıydı buna hakkı yoktu.

"Çeketin" diyip sol elimde tuttuğum ceketi uzattım. Ceketi beni ikiletmeden elimden alıp tek hamlede üstüne geçirdi. O üstüne çeketini geçirdikten sonra ben de arabama yürüdüm artık gitmek istiyorum biraz daha burda kalırsam kendimi bazı konularda tutamayabilirdim.

Arabamın kapısına gittiğimde ezhel kolumdan tutup kendine çevirdi. Gözlerimin içine bakarak konuşmak için dudaklarını araladı.

"Kaçma artık benden yetmedi mi 4 sene kaçtığın?" Ondan kaçtığım falan yoktu ben sadece içimi acıtan gerçeklerden kaçmıştım ki bu dünyamı başıma yıkan gerçeklerden birisi de ezhelin kuzenim olmasıydı. İnsan kuzeni olduğunu teyzesinin öldüğünü annesinin öldüğünü bir anda öğrenince e haliyle bünyesi kaldırmıyordu.

Ne demişti ezhel hira teyzem hakkında " bedeni kaldıramamış bu kadar acıyı" benim bedenim de artık bu kadar acıyı kaldırmıyordu. O kadar yoruldum ki artık bir adım daha gitsem yolun sonuydu benim için.

"Senden kaçmıyorum gördüğün gibi burda bir hayatım var bir evim arabam ve işim var benim ne sana ne de başka birine ihtiyacım yok. Ben kendi ayaklarımın üstünde durup aşık olduğum mesleğimi yapmaya geldim buraya ne senden ne de başka birinden kaçtığım yok şimdi müsadenle çok yorgunum bir an önce evime gitmek istiyorum." Arabamın kapısını tam açacağım sırada eliyle kapıyı ittirdi. Arkamı döndüğümde ise ezhel konuşmadan beni kendine çekip nazikçe dudaklarımı öpmeye başladı.

Zoraki Koca  #WATTYS 2019Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin