Ağlamaktan cevap veremez hale geldi.Bende o cevap veresiye kadar sustum.
Öyle hıçkıra hıçkıra ağlıyordu ki,yüreğim el vermedi.Ama elimden gelen hiçbirşey yoktu."Nerden bulaştım bunlara!"dedi sitem ederek.
Sonunda konuştu.
Bu adamların yanında geçirdiği zamanın pişmanlığını ağlarken belli ediyordu ama bunla yetinmedi, bu cümlelerle dile getirdi.
İlkten kendi isteğiyle yardım ediyor sanıyordum fakat yanılmışım.
Benim anladığım,Dilayı kaçırdılar daha sonra yardım etmesi için...
Yardım etmesi için ne yaptılar?
Canına kıymaktan mı vazgeçtiler?
"Yok canım,daha neler."
Öyle bişey olsaydı bana kıyarlardı.
"Ağzından yel alsın Demir,o nasıl söz."Dila en azından yardım ediyor bunlara peki ben?
Beni neden kaçırdılar,neden hala burdayım aklım almıyor.
Benim kaçırılmama yardım ettikten sonra bu ağlamasından gerçekten pişman olduğunu anladım.
Kendi isteğiyle kaçırılmama yardım etti sanırdım,yanılmışım.
"Hadi artık ağlama."
Biraz da olsa teselli etmeye çalıştım.Kapı çalındı.Dila duyar duymaz hemen gözyaşlarını silmeye başladı.Kapıyı çalan Servet ustaydı.Kapıdan başını uzattı,şöyle bir baktı.Fazla sürmedi,kapıyı kapatıp gitti.
"Rahatsız ettim,kusura bakmayın."diyecek gibi oldu bir an.
Biliyormuydu acaba Dilayla aramızda olanları.
"Ne oldu ki Dilayla aranızda?"
Sahi ne oldu ki aramızda?
O gün deponun önüne götürmeseydi,eğer kandırmasaydı beni şuan çok daha güzel olurdu.Olacaktı belkide.Çok güzel olacaktık.Olmadı...
Mecburdum diyor bunla ilgili Dila.
"Yapmasaydım öldüreceklerdi"
Yine geldik bu konuya.
Her aklıma geldiğinde sinirleniyorum.
Bir yanımda tam zıttını söylüyor,
"Ona birşey olacağına kaçırılman daha iyi oldu."
Daha tanımadığım sadece dış güzelliğine aldandığım insana nasıl böyle düşündüm ki.Gözyaşlarını silince kendine geldi,toparlandı.Ayağa kalktı,o güneş gibi parlak saçlarını arkaya doğru iterek bağladı.
"Ne oldu,artık anlatacakmısın?"
Uzun süre baktı bana.Acırmış gibi bi hali vardı.
Bu bakışı tanıyorum.Servet ustada da gördüm bu bakışı.Anlamıyorum,neden böyle bakıyorlar?
Bana acınmasını sevmiyorum.Rahatsız oldum bana öyle bakınca.
Elimi sağa sola salladım yüzüne doğru.
Tam o sırada yine kapı çalındı.
"Bi rahat verinde konuşalım."İçeriye girmedi.
"Burdamısın Dila?"
Sesinden tanıdım,kötü adam bu.Yüzünü hiç görmedim bu adamın,görmesin diye de girmedi içeriye.
Dila cevap vermedi,bana da eliyle "sus" işareti yaptı.
Kulağıma doğru yaklaştı,
"İçerde kimse olmadığını söyle."
Yavaş adımlarla kapının arkasına saklandı.Gözleriyle "hadi" dermiş gibi bi işaret yapmaya çalıştı yada ben öyle anladım."Kimse yok burda."
Bi kaç saniye bekledi,
"Nerde bu kız,elime bir geçireyim..."dedi ve kapıyı çarptı gitti.
Endişelendim Dila için.Bu kıza burda rahat yok anlaşılan.
Ama kızın da ben gibi gidecek bi yeri yok,kimsesi yok.Resmen buraya, bu adamlara muhtaç gibi yaşıyor.
Şimdi ne yüzle Dilayı arıyorki o kavgadan sonra.O tokattan sonra nasıl yüzüne bakabilecek.Ama bu zamana kadar Dilaya ve bana yaptıklarına bakılırsa bakar,yüzsüzdür.Dila içten bir "oh" çekti.Biraz bekleyip bana hiçbirşey demeden sessice kapıyı açtı ve gitti.
İnsan birşey der öyle gider.
"Yine konuşamadım şu kızla."
Neden kaçıyorki o adamdan?
Ona inat karşısında dimdik durması lazım,güçlü durması lazım.
Yine tekneden bağırma sesi geldi.
"Nerdesin sen?"
Dila inandırıcı bir cevap vermiş olmalı ki bağırma sesleri kesildi.
Sessizlik esir aldı daha sonra tekneyi.
Bu sessizliklerin öncesi veya sonrasında kesin bişeyler oluyor.
Bakalım yine ne olaylar olacak.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sırların Esiri
Mystery / ThrillerAnne babasını tanımayan,yetimhanede büyümüş,kim olduğunu bilmeyen ve hayatı bilinmezliğe adanmış bir genç. Hayatından macera eksik olmayacak, kalbini kaptırdığı bir kızla bu dahada artacak. Sır her ikisininde peşini bırakmayacak,sır mı onların eseri...