Havanın karardığını hisseder gibiyim.İçerinin sıcaklığı, gecenin ayazına bıraktı kendini.
Sabahları sıcak olduğundan ince giyinirdim hep.Buda üşümeme sebep oldu burda.
Kapı tekrardan açıldı.Hemen
toparlandım,ağladığımı belli etmemek için.Hala güçlü olduğumu görsünler diye belkide.
Yavaşça kapının arasından kafasını çıkararak ne durumda olduğumu kontrol ediyor gibiydi.
Elinde bir tepsi vardı,büyükçe.Üstünde ise bir tas çorba ve bir parça ekmek.
Az önce bana tokat atan,burnumu kanatan adam şimdi yemek getiriyor.
Şaşırdım doğrusu.Yemeği önüme uzattı.
"Acıkmışsındır,ye hadi."Hayır.Bu bana vuran adam değil.Bu başka birisi.Aynı giyindiklerinden o sandım.
Ama ne olursa olsun hepsininde amacı beni kaçırmaktı ve amaçlarına ulaştılar.
Ses etmedim.Oda fazla ısrar etmedi zaten.Tepsiyi önüme koydu.Ee salakmı bu adam? Ellerim bağlı nasıl yiyeceğim?
Hafızamdakileri okurmuş gibi,
"Merak etme,çözeceğim ellerini."
"Ha, sakın bişey yapayım deme,karışmam."
Aklımdan öyle birşey geçmiyordu ama,yapsamda bu adamlar bu sefer daha fazla zarar verebilirlerdi bana.
İnadıma yenik düşmek istemiyordum.Çünkü baya acıkmıştım.
Arkama geçerek ellerimi çözdü.
"Oh be,ellerim rahatladı"
Tam karşıma oturdu,dört gözle yemeği yememi bekliyordu.Onu çok bekletmedim.Çorbadan bi kaşık aldım.Çorbanın tadı biraz kötüydü ama aç olduğumdan hissetmiyordum fazla.
Bitirdiğimde güzel bir dille,
"Afiyet olsun" dedi.Ellerimi bağlamayı da ihmal edermi hiç,sıkıca bağlayarak gitti. Şaşırtıcı hareketler sergiliyorlar.Birisi sert davranıyor,birisi yemek getiriyor.
"Hadi hayırlısı" diye iç geçirdim içimden.Sabah olduğunda şiddetli bir karın ağrısıyla uyandım.Midem bulanıyor,başım dönüyordu.
Gözlerimi açtığımda ise yine siyahlara bürünmüş bir adam beni gözetliyordu.
"Elin yüzün sapsarı olmuş hayırdır?"
Bu dün yemek getiren adamdı.Diğerine rağmen iyi birine benziyordu.
"Midem bulanıyor,ahhh!"
"Dün gece soğuktu,üşütmüşsündür."
Hasta olduğumu biliyordu sanki,elindeki suyla hapı uzattı.
Karın ağrısı gittikçe şiddetleniyordu.
Hiç beklemeden elindeki hapı alıp yuttum.
"Gece baya bi sızlayarak uyudun,rahatsız etmek istemedim"
Bu adam gerçekten diğerlerinden farklı geldi bana.Her defasında iyiliğimi düşünüyor.
"İçeriside baya karanlık" diyerek pencerenin önündeki siyah bezi aldı.
Gitmedende son iyiliğini yapmış oldu.Yaklaşık bir saat sonra tekrar geldi.Elinde sandalyeyle.Tek değildi,arkasında biri daha vardı.
Beni kaldırıp sandalyeye oturttu.Yine bir iyilik daha.Şaşırmadım fazla buna.
Arkasındaki kişi sürekli bana bakıyordu.
"Ben biraz burda kalayım"dedi,o sürekli iyilik yapan iyilik meleğine.
Seside hiç yabancı gelmiyordu açıkcası.
Diğeri gider gitmez bana doğru yaklaşmaya başladı.Hep göz gözeyiz ama kim olduğunu bilmiyorum.
Kafasındaki siyah kar maskesini çıkarttı.O uzun saçlarını sağa sola doğru salladı.
Yok artık! Dila bu. Hangi yüzle geldi bu karşıma. "Bir insanda hiç mi utanma olmaz arkadaş!"
Suratı asıktı ve bu ona hiç yakışmıyordu.
"Niye geldin? diye bağırdım.
"Seni çok merak ettim,yüzümü göstermemeliydim ama..."
"Niye yaptın bunu"dedim sesimi kısarak.
Gözlerinden yaşlar süzülerek,
"Mecburdum Demir,mecburdum"
"Neye mecburdun Dila?"
"Kaçırılmana yardımcı olmasaydım,beni öldüreceklerdi."
Öldüreceklermiydi? Sırf benim için onumu öldüreceklerdi? Neden önemliyim onlar için bu kadar bilmiyorum.
Ağlayarak sarıldı boynuma.O haldeyken bile onun ağlamasını istemiyordum.
"Ağlama,duyacaklar şimdi"
Hemen irkildi ve gözyaşlarını sildi.
Kar maskesini takıp uzaklaştı burdan.
Daha çok soracağım sorular vardı ona.
"Belki kaçmama da yardımcı olur ha"
Bu düşünce baya saçma geldi.Öyle olsaydı baştan yardım etmezdi.
"Öldürecekler diyor anlamıyormusun?"
Niye kaçırıldığımıda biliyordur.
"Nasıl olsa burda,yine gelir." diye rahatlattım kendimi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sırların Esiri
Misterio / SuspensoAnne babasını tanımayan,yetimhanede büyümüş,kim olduğunu bilmeyen ve hayatı bilinmezliğe adanmış bir genç. Hayatından macera eksik olmayacak, kalbini kaptırdığı bir kızla bu dahada artacak. Sır her ikisininde peşini bırakmayacak,sır mı onların eseri...