~Gökyüzü o kadar durgun ki,halimize acıyor sanki.~

116 9 0
                                    

Büyük bir sessizlik kapladı burayı.Ne Dila konuşuyordu ne de ben.Gelen giden de yoktu.
Sandalyede bekleyip duruyoruz.Limanda da öyleydi.Kaçana kadar,karın ağrısı eşliğinde hep bekledim.
Ömrümüzün sonuna kadar bekleyecek değilizya.Elbet bizide bi amaç için kullanmaya çalışıcaklardır.Sokakta ne kadar başı boş genç varsa kaçırmak gibi.Peki ya,bunca gencecik insanları kaçırıp eline ne geçiyor? Hepsini diğer çocukları kaçırmak için kullanıyor olamaz.Elbet bu çocuklardan bi kazanç elde ediyordur.
Kaçırmaktan eline ne geçiyor ki?

"Hiçmi duymadın,gençleri satıyorlar,bazen öldürüp organlarını bile satanlar var."
Ben bulunduğum durumu hafifletmeye çalışırken sen olabilecek en kötü şeyleri söylüyorsun.Bu insanları hiçmi ihbar eden yok,kimsenin haberi yokmu bu insanlardan!
Olabilirya,işe yarayanları yardım etmek için,diğerlerininde organlarını satmak için kullanıyorlardır.
Şuna bak,sadece onlara yardım etmek için kaçırılmama dua edecek hale geldim.
Bu gibi kötü şeyler gelince aklıma çok sinirleniyorum,kendimi tutamıyorum.
"Sen kendi başına gelebileceğinden korkuyorsun."
Yapsalardı yaparlardı şimdiye kadar.
Yok,seni dinleyende kabahat.Seni dinleyerek ancak moralimi bozuyorum.

Uzun sessizliği bozan dışardan gelen sesler oldu.Sonrada olduğumuz odaya girdi.Servet ustaydı bu.Yüzü hep gülüyordu bu adamın.Bana karşı hep güler yüzle yaklaştı.Ama bu durumda gülmesi biraz sinirimi bozdu.Çünkü durumun ciddiyetini hiç bilmiyormuş gibi.
"Gençler nasılsınız?"
Sorduğu soruya bak.
"Çok iyiyiz Servet Usta,ne kadar iyi olduğumuza kelimeler yetmez o derece."mi diyeyim.
Ama Dila benden önce davrandı,
"Nasıl olmamızı istersin Usta?"dedi.
Güzel yaklaşınca bizimde ona aynı şekilde yaklaşacağımızı sandı ama yanılıyordu.Gülen yüzünden eser kalmadı.

"Bu adamı iyi sanıyorsun ama,buda o kötü adamla beraber çocuk kaçırıyor ve onları teknesine saklıyor,sen gibi."
Bu konuda hak veriyorum sana.Hep iyi davranınca bana onu diğer adamlardan ayrı tuttum.O adamlara hiç benzemiyor.Sanki zorla yapıyormuş gibi.
Belki de zorla yapıyor.Bu kötü adam bunlara suçu işletiyor,sonrada polise şikayet ederim tehditiyle yanında tutuyor.Olabilir,nede olsa yardım etmiş bile olsa o suçu işlemiş sayılır.

"Neden kaçtınız,öyle yaparak iyice zorlaştırdınız herşeyi."
Dila tam konuşacaktı ama elimle durdurdum,
"Kaçmasaydık napacaktık,sonsuza kadar bu insanların kölesimi olalım sizler gibi?"
Ben böyle deyince yüzü attı.Biraz sinirlendi gibi.Ama hiç umrumda değil.
Uzun süre baktı bana ama birşey demedi.
Bu konuşmalardan rahatsız olmuşa benziyordu.Konuyu değiştirmek istedi,
"Neyse,bunda sonra daha dikkatli olun,sağı solu belli olmaz bunların özelliklede Tah..."
Dila öksürürmüş gibi yaparak Servet Ustanın konuşmasını kesti.
"Tamam Usta oluruz."dedi.

İkisinin bildiği sadece benim bilmediğim birşey var gibi.Dilanın öksürükle lafını kesmesi falan bunu gösteriyordu.Ve benden de saklıyorlardı eminim.Bir kere olan birşey de değil daha önce teknede de Dila,Servet Usta ağzından kaçıracakken sözünü kestini.
Benim bilmediğim şeyler olabilir tabi.İkiside yıllardır kötü adama yardım ediyorlar.Ama benden niye saklıyorlar?Dilanın da benden farkı kalmadı.Oda kaçırılan bir genç artık.
Ve tek isteğimiz burdan kurtulmak.
Ne biliyorlarsa benimde bilmem lazım.

"Ben buralardayım,birşeye ihtiyacınız olursa sezlenin."dedi ve gitti Servet usta.Az önceki konuşmalarından,diğerlerinden bi farkı kalmadı Servet Ustanın benim gözümde.
"Tamam sesleniriz."dedi Dila.
"Hadi,ağzından bi kelime daha fazla kaçırmadan git"der gibi

Gökyüzü o kadar durgun ki,halimize acıyor sanki.Güneş sadece günü aydınlatmaya yetiyordu.Bitmek bilmeyen yağmur,bütün şehri yerle bir edecekmiş gibi esen rüzgar, insanın içini karartıyor.
Bir yerde duymuştum okulda galiba,insanların daha çok intihar ettiği mevsim sonbaharmış.Doğruluğu ne derecededir bilmem ama bu aylarda insanın içi kararıyor.

Küçücük pencereden dışarıyı izliyordum.Aslında ne de güzel bir yer.Kaçırılan gençlerin burda tutulması için aşırı kötü ama kafa dinlemek için aşırı güzel bir yer.
Heryerde sanki özenle dizilmiş ağaçlar,bu havada bile insana huzur vermeye yetiyordu.Burda kaçırılmış olarak değilde elimde kahve ile manzarayı seyretmeyi çok isterdim.

Öyle dalmış izliyordum ki dışarıyı,büyük ve geniş bir araç dikkatimi dağıttı.Arka taraftı aracın durduğu yer.Buranın arkadanda girişi varmış demekki.Önce ön taraftan iki adam indi,takım elbiseli.Aracın arkasına doğru gittiler.Kapıyı açtılar,elleri ve gözleri bağlı,daha küçücük çocukları indirdiler.Çocukların üstü başı yırtıktı.Anlaşılan sokaktan buldular.
"Şuna bak,şerefsizler."diyerek Dilaya da gösterdim.Dila hiç şaşırmadı bu manzaraya.Alışmış gibiydi.Nede olsa onunda yakın zamanda,o adamlardan bi farkı yoktu.Belki de burdaki birçok gencin kaçırılmasında Dilanın payı var.
"Sokaktaki çocukları kandırıp kaçırıyorlar."dedi Dila.Aslında iyi bir karşılık verirdim ama yeniden tartışıp başımı ağrıtmasını istemedim.
"Ne istiyorlar şuncacık çocuklardan,vicdansızlar."
"Ne istemiyorki."diyerek fısıldadı ama duydum.
Ne yaptıklarını düşünerek yine kötü olayları aklıma getirmek istemedim.

Bi kaç dakika geçtikten sonra iki çocuğu kaldığımız odaya getirdiler.Bizle beraber kalacaklardı herhalde.Onlarıda sandalyeye oturtup bağladıktan sonra gözlerini açtılar.
Korku ve endişe,gözlerinden anlaşılıyordu çocukların.Anne babalarının yanında olmaları gerekirken,şu düştükleri duruma bak.Çocukları getiren adamlar çıktılar odadan.
Yazık,bulundukları durumdan habersiz,masum bakışlarla etrafa bakıyorlardı.
"Meraba."dedim çocuklara.Ne denir bilmiyordum ama ağzımdan çıkıverdi.Çıt çıkmıyordu çocuklardan.
"Neden getirdiler sizi buraya?"dedi Dila.
Mantıklı bir soru sordu aslında Dila.Ne diye kandırıp getirdiler acaba.
Çocuklardan biri sanki hala umudu varmış gibi cevap verdi,
"Ailemizi bulacaklar,söz verdiler."dedi.
Ah yavrum!Ne diye inanırsınız şu adamlara.
Sokağa bırakan aile tekrar istermi evladını?
Veya insan evladını neden sokağa bırakır?

"Biliyomusun,benide bu yalanla kandırdılar."dedi Dila.
"Sahimi?"
"Evet,daha çocuktum."
"Nasıl oldu anlatsana."
"Bakkaka gideceğim diye evden çıkmıştım,baya bi uzaklaşmışım evden baya bi korkmuştum sonrada bu adamlardan biri ailen seni arıyor seni onlara götürecem diye kandırdı beni,çok sevinmiştim,arabaya bindirdiler,sonrası zaten ortada.Daha ailemden bir kaç dakika ayrı kalmaktan korkmuşken,şimdi yıllardır uzağım onlardan."
"E hiçmi aramadın aileni?"
"Aramazmıyım,koca şehri karış karış gezdim,buldumda.Ama çok geçti,vefat etmişler."
"Başın sağolsun."
O kadar hüzünlüydü ki yaşadıkları,benim yaşantım onun yanında hiçbirşeydi.Ben ailemi hiç tanımadım o tanımış ama daha doyamadan kaybetmiş.

Sırların EsiriHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin