Salı günü gelecek demiştim, sözümü tutamadım özür dilerim 😔
🌙
Akşam yemeğini yedikten sonra Eslem evine gitti. Bizde salonda oturuyorduk. İkra Ulaş'ın kucağına doğru uzanmış, televizyon izliyordu. Bende sessizce oturuyordum.
Kendimi yorgun hissediyordum. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor, sadece uyumak istiyordum. Kafamı koltukta biraz geri yaslayıp gözlerimi kapatmak istedim. Ama ağzıma gelen safra tadı yüzünden pek mümkün olmadı. Elimle ağzımı kapatarak koltuktan kalktım ve banyoya gittim hızlıca. İçimi boşaltıp rahatladım. Elimi yüzümü yıkayıp kuruladım.
Banyo kapısını açtığımda Ulaş'ı gördüm. Kapının önünde bekliyordu.
"İyi misin?"
"Seni ilgilendiren bir şey yok, takma bu kadar." dedim ve salona indim. İkra'yı kucağıma aldım.
"Hadi annecim uyumaya."
"Ayye! Uykum yok benim!"
"Bitanem yarın yaz okuluna gideceksin ya, erkenden uyuman gerekiyor."
"Off, tamam." dedi ve kollarını boynuma doladı. Merdivenleri çıkmaya başlarken Ulaş yolumu kesti.
"İrem ne yapıyorsun ya?" dedi ve İkra'yı kucağımdan aldı. "Düşük tehliken var, dikkat et biraz."
"Kızımı taşımama engel değil. Ayrıca benim ne yaptığım seni ne kadar ilgilendiriyor ki?"
"Çocuklarımın annesi olduğun için ilgilendiriyor. Yeterli bir sebep mi?"
Gözlerimi devirdim ve odaya çıktım. Üstümü değiştirdiğim gibi kendimi yatağa attım.
Sabah uyandığımda birkaç dakika odanın içinde gözlerimi gezdirdim. Sonra aniden gelen mide bulantısıyla yataktan kalktığım gibi ebeveyn banyosuna koştum.
Banyodan çıkıp mutfağa gittim. Ulaş kahvaltı hazırlıyordu. Bir dakika! Ne?
"Ne yapıyorsun sen ya?" diyerek elindeki peynir kasesini aldım.
"Lor peynirli yumurta yapacağım İrem, sakin ol. Neden kızdın ki bu kadar?"
"İkra'nın lor peynire alerjisini olduğunu bilmiyor musun?"
"Biliyorum, o yüzden ona rafadan yumurta yaptım." diyerek kenara çekildi yumurtaları gösterdi. "Benim canım çekmişti, o yüzden yapacaktım."
"Yapma, midem bulanıyor. Yemek istiyorsan git dışarıda ye." dedim ve peyniri dolaba koydum.
"Tamam, yemem." dedi sakince ve önüne döndü. Kahvaltı masasına oturup yüzümü sıvazladım. Mutfaktaki bu ağır kokudan aşırı derecede rahatsız olmuştum.
"Niye camı açmıyorsun?" diye söylendim. Kalkıp pencereyi açtım. Sofraya oturdum. İkra salondan çıkıp geldi.
"Günaydın ayye."
"Günaydın prensesim." dedim ve öptüm. Sandalyeye oturdu. Ulaş yumurtayı sofraya getirince kahvaltıya başladık.
~
"İrem hanım, yarım saat sonra toplantı var." dedi peşimden yürüyen asistanım. Kafamı salladım. Aniden kasıklarıma gelen sancıyla duvara tutundum ve kasıklarımı tuttum.
"İrem hanım iyi misiniz?" dedi telaşla. Kendimi sıkıp derin bir nefes aldım.
"İyiyim. Bana bir bardak su getirir misin?" dedim zorla. Kendimi koridordaki bekleme koltuklarından birine attım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MÜPTELA
Chick-Lit"Beni böyle ortada bırakışını hiç unutmayacağım." Kapak tasarımı bana aittir.
