33 | Antebin Hamamları

3.2K 237 84
                                        

Uzun süredir atamadığım için kusura bakmayın lütfen. Ama bundan sonra daha sık olur diye düşünüyorum. İyi okumalar.

Sabah gözlerimi içeriden gelen seslerle açtım. İkra'nın kahkaha sesleri geliyordu.

Yatakta doğrulup ayaklarımı sarkıttım. Gözlerimi ovuşturup kalktım. İhtiyaçlarımı karşılayıp mutfağa gittim.

"Baba! Baksanaa!"

"Prensesim! Çok güzel olmuş. Hadi şimdi tavanın içine dökelim." dedi Ulaş ve öptü İkra'nın saçlarını.

Bu manzara karşısında gülümsedim. Ulaş ve İkra kahvaltı hazırlıyordu. İkra tabureye çıkmış babasına yardım ediyordu.

"Günaydın Astepe ailesi!" diyerek seslendim onlara. İkra arkasını döndü.

"Anneem!" dedi. Tabureden inecekken ayağı kaydı ve tam düşecekken Ulaş kurtardı.

"Kızım, dikkat et."

"Baba, hayatımı kurtaydın. Kahramanımsın." dedi ve babasına sulu bir öpücük kondurdu.

İkimizde kahkaha atmaya başladık. İkra utandı ve elleriyle gözlerini kapattı.

"Utanma güzelim."

Hepimiz kahvaltı masasındaki yerlerimizi aldık. Menemen yapmışlardı.

"Aman Allah'ım, bu ne güzel bir menemen."

"Biz yaptık."

"Senin elin değdi ya, ondan bu kadar güzel olmuştur." dedim ve saçını okşadım.

~

Kahvaltıdan sonra İkra'yı Eslem'e bıraktık. Çünkü yarın doğum günüydü ve hediye alacaktık.

Yolda giderken Ulaş radyoyu açtı. Çalan şarkıya yüzümü buruşturdum. Ulaş şarkıyı söylemeye başladı.

"Antebin hamamları, sallanır külhanları. Çiftetelli çalıyor, kalkın da oynayalım." Bir yandan direksiyonda ritim tutuyor, bana bakarak söylüyordu.

Cam açık olduğundan hafif esen rüzgardan saçları uçuşuyordu.

Yerim seni adam!

"Zaman ne çabuk geçiyor ya, baksana kızımız 4 yaşına girecek." dedi tebessümle.

"Öyle, evlendiğimiz gün dün gibi aklımda."

"Gerçi ilk başta korkmuştuk ama."

"Olsun, ama eninde sonunda çıktık."

Flashback

Gelin odasında oturmuş bekliyorduk. Çıkmamıza birkaç dakika kalmıştı. İkimizde çok heyecanlıydık.

Benim ellerim titriyor, Ulaş ise dizini sallıyordu.

"Ulaş, ben çok heyecanlıyım. Yani böyle elim ayağım titriyor."

"Bende bir tek bana oluyor sanıyordum."

"Düşüp bayılacağım şimdi ya!" diye yakındım.

"Sikeceğim böyle işi ya! Düğün denen zımbırtı olmasa olmuyor mu?"

"İstersen geri gönderelim Ulaş, nikahı biz bize kıyarız."

"Artık çıkma vaktiniz geldi." diyerek içeri girdi organizatör.

Kafamızı salladık. Yavaşça kalkıp koluna girdim.
Salona adımladığımızda Ulaş'ın vücudu kasılmıştı.

"Bunlar niye bize bakıyor?"

MÜPTELAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin