İzledikçe guruldayan karnımla başım şişmişti. Ama ben ne yapıyordum? Devam ediyordum çünkü açtım. Telefonumu çıkarıp mesaj kısmına girdim.
"Kankacığım ölüyorum yemek alsana"
Kimse benim aç kalmamı istemezdi sonuçta.
"Dersteyim"
Bana yazan numaraya yazdım bu sefer belki o getirirdi.
" Sevgili yabancı taş varlık bana tekrar kurabiye getirmek ister miydin?"
İnşallah evet der diye amin dedim .
" Ona taş deme"
Yanlış mı okudum diye telefonu kapatıp tekrar açtım. Aynıydı. Sonra acaba yanlış kişiye mi attım diye baktım. Doğru kişiydi.
" Sen sabah yanımda olan yakışıklı değil misin?"
"Ona asılmayı bırak İpek yoksa evde sakladığın tüm yemekleri çocuklara veririm"
Bir anda doğrulup TÖVBE dedim.
" Sen o değilsen o kimdi ve neden yanıma sen değilde o geldi ?"
Aklımda soru işaretleri oluşuyordu.
O çocuk kimdi?
Bekar mıydı?
Numarasını verir miydi?
Madem kendisi bana yazan değil neden gelmişti?
Onu bulsam bana yemek alır mıydı?
Onu geçtim bana yazan ama yanıma gelmeyen diğer çocuk kimdi?
Çok düşünmek beni çok yormuştu. Odadaki aynaya baktığımda alnımda gördüğüm yara bandıyla ne yapacağımı bilemedim. Gerçi çektiğimde içinden bir şey çıkmamıştı. Deli mi bu diye düşünürken odadan çıktım ve sınıfa doğru gittim. Karşıda gördüğüm kişiyle adımlarımı hızlandırdım ve onun yanına gittim.
-Biraz konuşabilir miyiz?
-Ben daha fazla dayak yemeden hemen söylesen iyi olur.
-Bana yazan değilmişsin
-Evet değilim
-O zaman neden benim yanımdaydın?
-O olmadığında sana göz kulak olmamı istiyor.
-Kim?
-Bulut.
-Bulut kim?
Gitti. İyi giderse gitsin-gitmesin- bende giderim. Masalı görmemle yanına yaklaşıp göbeğini cimcirdim.
-Ah
-Oha masal okulun ortasında etkime kapılma bari
-Of İpek yine saçmaladığına göre iyileştin herhalde.
-Sana benim çok üzücü senin için güzel bir haber vereceğim .
-Nedir?
-Bana yazan kişi o çocuk değilmiş .
Olduğu yerde üzüntüden tepinmeye başladı demek isterdim. Ama olduğu yerde mutluluktan tepinmeye başladı o benim olacak o benim olacak işte diye.
...
Eve doğru yürürken kim bu diye düşünüyordum . Bahçedeki masayı gördüğümde misafir geleceğini anlamam bir kaç dakikamı aldı çünkü öncesinde üstündeki güzellikleri kesiyordum. Sağa sola bakındıktan sonra masanın üstündeki tabağa yemeklerden bolca koydum. Koyarken yemedim tabiki. Odama geçtiğimde telefonumdan Shrek açtım ve aldıklarımı yemeye başladım.
Üzerimden kalkan ağırlıklarla yatakta daha da yayıldım. Yanağımda hissettiğim ufak baskı ile güzelim uykuma devam ettim.
