nineteen

2.7K 361 44
                                        

Kalabalık insanların arasında ilerlerken ister istemez heyecanına yenik düşüyor, dudakları kıvrılıyordu Jungkook'un, bugün işten istifa etmişti ve gece Taehyung ile onun kiraladığı bir dağ evine gitmek için yola çıkacaklardı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Kalabalık insanların arasında ilerlerken ister istemez heyecanına yenik düşüyor, dudakları kıvrılıyordu Jungkook'un, bugün işten istifa etmişti ve gece Taehyung ile onun kiraladığı bir dağ evine gitmek için yola çıkacaklardı. Ellerini kumaş pantolona sürterken durağa çoktan yaklaşmıştı, derin bir nefes alıp vererek telefonunu çıkardı cebinden ve Yugyeom'un gruba attığı mesaja cevap vermenin ardından ekrandaki Taehyung'a baktı, onun evine ilk gittiği gün çekmişti bu fotoğrafı. Üzerinde beyaz bir üst, altında pijaması ve dağınık saçları ile onu baştan çıkarabilecek kadar iyi görünmesi haksızlıktı ona göre. Otobüse binmeden önce son kez kontrol etti mesajlarını, boş bir koltuğa oturduktan sonra kulaklıklarını taktı ve Yesung'un My Dear kulaklarına dolmaya başladığında, karşısında bu şarkıyı gözlerine bakarak okuyan Taehyung'u getirdi.

Küçük bir sırt çantası hazırlıyordu kendine, dilini dudaklarında gezdirirken onunla aynı yatakta uyuyacak, beraber uyanacaklardı ve her anlarını birbirinden ayrılmadan geçirecek olmaları kalbine tatlı bir sızı bırakıyordu. Zihni, kıvrımlarda dolaşırken başka düşünceler sokmak istiyor olsa da buna izin vermek istemiyordu Jungkook, ilişkileri çok iyi gidiyordu ve ona istemeyeceği bir şekilde yaklaşmak aklının ucundan bile geçmiyordu fakat bir sorun vardı, ona nasıl dayanacaktı? Seol odanın kapısında belirdiğinde dikkati dağılarak ona döndü, elinde tuttuğu poşeti kendisine vermeden önce kıkırdadı, "Bunu Taehyung abiye ver." dedi, poşeti yatağın üzerine bıraktı ve koşarak çıktı odadan. Poşeti açtığında gördüğü kurabiyeler ile gülümsedi Jungkook, onları güzelce kıyafetlerinin üzerine yerleştirdi.

Saat gece yarısına yaklaştığında annesine veda etti, uyumuş olan Seol'ün yanaklarını öptü ve kurabiyeler dışında yol boyunca yemeleri için annesinin hazırladıklarını da alarak çıktı evden. Çağırdığı taksiye bindiğinde ajans binasının adresini verirken heyecandan ne yapacağını şaşırmış hâldeydi Jeongguk, ayaklarını yavaşça sallarken soğuk havaya rağmen camı açmıştı ve radyodan yükselen müziğe kulak veriyordu. Taksinin parasını ödedikten sonra sırt çantasını ve annesinin yemek koyduğu bez torbayı da alarak indi, güvenlik görevlisi gülümseyerek ona yolu açtı ve artık çalışacağı binaya bu kez gülümseyerek baktı. Radyonun katında indiğinde Dokyeom onu karşıladı, elindeki eşyaları Taehyung'un dinlenme odasındaki dolabına bıraktı, biraz önce mesajla şifreyi kendisine söylemişti, beraber yayın odasına girdiklerinde sevgilisini Saerom ile son düzenlemeleri yaparken buldu. Üzerinde kahverengi kareli gömleği ve siyah pantolonu vardı, kıvırcık saçları alnına dökülüyordu. Bakışları kendisini bulduğunda gülümsemiş, dili dudaklarının arasında gezinirken gözleri ile süzmüştü bedenini. İlk ke geldiğinde gördüğü sandalyeler yan yanaydı ve adının Minhee olduğunu hatırladığı kız orada, Dokyeom'un yanında dikiliyor ve gözlerini Taehyung'tan ayırmıyordu. Kaşları çatılırken sandalyeye oturdu, Taehyung bakışları ile kendisini süzerken dönüp bir kez daha Minhee denen kıza bakmak aklının ucundan bile geçmemişti.

Ona göre Jungkook dünya üzerine düşmüş bir melekti ve kendisini bulduğu için oldukça şanslı olduğunu düşünüyordu Taehyung; bacaklarını saran kot pantolonu, mavi kareli gömleği ve üzerine aldığı ceketi ile oldukça dikkat çekici görünüyordu. Saçları önceki zamanların aksine daha bukle haldeydi ve karşısında otururken bir kısmını kulağının arkasına attı. İkisinin de kareli gömlek giyiyor olduğunu fark etmek Taehyung'un heyecanlanmasına, dikkatini Saerom'a ve elindeki kâğıda vermesine engel oluyor olsa da içine yayılan tatlı sıcaklık mutlu ediyordu onu. Üzerinde Jungkook haricinde gözler hissettiğinde bakışları kameranın arkasında dikilen kıza kaydı, Minhee tatlıydı ve peşinde dolanıyor olması onu sevimli yapıyordu fakat şu an üzerine diktiği gözlerinde sevimli bir yan bulmak zordu. Bakışları yeniden sevgilisine kaydığında bir bacağını diğerinin üzerine atmış, gözlerini elindeki telefona çevirmişti. Onun ilgisini kaybetmiş olmak Taehyung'u üzüyor olsa da yapması gereken bir yayın olduğunu hatırlayarak iç çekti, insanlara kendi kişisel duygularını yansıtmaması gerektiğini biliyordu. Arkasına yaslanırken Saerom son kontrolleri yapıyordu, dilini yanağının içinde gezdirdi ve gözlerini fark etmesi için Jungkook'a çevirdi fakat küçük olan başını telefondan kaldırmadı.

nighttime walk | taekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin