Gandalf günlerdir yoldaydı, Gölgeyele'nin hızı sayesinde 3 haftalık yolu bir haftada gelebilmiş ve Isengard'a ulaşmıştı, kendisini Ent efendisi Ağaçsakal karşılamıştı, her şey yoluna gibi görünüyordu, Isengard eski güzelliğine, ağaçlı ve yeşil haline kavuşuyordu, Orthanc ise ağaçların arasında hüküm sürmeye devam ediyordu. Gandalf, Ağaçsakal'a baktı ve konuşmaya başladı; "Uzun zamandır görüşemiyoruz eski dostum. Fangorn." Ağaçsakal şaşırmış görünüyordu, gözlerini hafifçe kısıp konuştu; "O ismi duymayalı uzun zaman olmuştu, bizi ziyaret etmenin sebebi nedir Gandalf?" Gandalf son zamanlarda her şeyden şüphelenmeye başlamıştı, Isengard'ın düşüşünde baş rol oynayan Ağaçsakal'a şüpheleneceği aklının ucundan bile geçmezdi fakat işte yapıyordu. "Saruman'a ait birkaç belgeyi incelemek için buraya geldim." Eğer Yüzük'ün asıl amacı diğer yüzüklere hükmetmek değilse Saruman bunun farkına varmış ve belkide yüzüğü bu yüzden kendisinde tutmak istemiş olabilirdi, artık her ihtimal gerçekçi ve yalan olarak görünüyordu gözüne. "Saruman biliyordu..." diye düşündü Gandalf "Yüzük yok edilirse neler olacağını biliyordu ve beni uyarmaya çalıştı fakat ben ona karşı çıkıp bir savaş başlattım..." alnını sıvazladı, yanında Ağaçsakal ile birlikte Orthanc'ın kapısına kadar Gölgeyele'nin üstünde ilerledi. Orthanc'a girdi ve Ağaçsakal'a "Beni beklemene gerek yok dostum, işim uzun sürebilir." dedi ve eskiden Saruman'a ait olan odaya doğru yola çıktı. Odaya ulaştığında kendisini büyük bir süpriz bekliyordu. Gözlerinin kendisine bir oyun oynadığını düşündü, şaşkınlığı her halinden belli oluyordu. Tanıdık bir ses başka kıyafetlere bürünmüş olarak onunla konuştu; "Gandalf, eski dostum." Bu Sarumandı, siyahlar içinde Saruman...
Sonunda Glorfindel'in beklediği haber gelmişti, Gwaihir, Glorfindel'in Lindon'da olduğunu öğrenmiş ve kafileden önce Lindon'a varmıştı. Kuş uçuşu yol Denizden daha kısa sürüyordu. Manwë Gwaihir'i Orta Dünya'ya yollamış, eğer Gandalf'ın şüpheleri doğru ise, Melkor gerçekten geri döndüyse Gwaihir ona hızla haberi getirecekti ve Melkor'un kötülüğüne karşı tekrar savaş açılacaktı, Manwë bile Melkor'un geri dönemeyeceğinden emindi, o Boşluk'ta hapisti ve gözetleniyordu fakat oda son zamanlarda ki düzensizlikleri ve sorunları fark etmişti. Gwaihir Kartalların reisi ve Yelefendisi'ydi. Glorfindel'in gözcüleri her gün farklı raporlar getiriyordu. Son zamanlarda ki Gözcü sayısı 2 katına çıkmıştı ve tüm Orta Dünya'nın Batı'sı gözetleniyordu, Doğu'yada gözcüler göndermeyi düşünmüştü fakat yol çok uzun, zorlu ve yorucuydu, gözcüler haftalar içerisinde geri dönebilecek, getireceği haberler ise zaman kadar eski olacaktı. Gözcüleri Carn Dum'da ki ordunun giderek büyüdüğünü söylüyordu... Daha önce hiç görülmemiş büyüklükte Orklar ve Troller... Ve birde Uçan Soluk mavi bir gölge. Gözcüler başta bunun bir büyü olduğunu düşündüler fakat canlıydı. Bir Ejderha olabileceğine ihtimal vermemişlerdi, büyük ihtimalle bir kuş sürüsü onlara oyun oynuyordu fakat anlayamadıkları bir şey vardı; Ayaz Ejderha'sı her geçen gün büyüyor.
Cadı Kral'ın Görevi zamanında başaramadığı Minas Tirith kuşatmasını gerçekleştirmekti, Melkor'un yeni ordusu haftalar içinde onbinlerce Rhunluyu ve Harad'lıyı kapsayacak şekilde büyümüştü ve buna ek binlerce Troll, Ork da bulunuyordu, Harad'lı insanlar Sauron'a katıldıklarında Mumakil ile birlikte gelmişlerdi, Melkor ise sadece Bir Mumak istemiş ve onu kendi yer altı sarayına almıştı ve Mumak sonunda Melkor'un Sarayından çıkmıştı Haradlı insanlar bu Mumak'ı nasıl kontrol edeceklerini Melkor'a sormuştu fakat Melkor'un cevabı kesindi; "Onu ben kontrol edeceğim." Bunun üzerine Yakın Harad'dan Mordor'a 50'ye yakın Mumakil getirilmişti, Haradrim Mumak olmadan büyük bir savaşa giremezdi, Melkor saldırıya bizzat komutanlık edecekti fakat orada bulunmadan, kullandığı büyü sayesinde istediği zaman Mutlak Siyah'a sahip olan bir varlığı yönetmeye başlayabiliyordu ve bu varlık Melkor onu kontrol ederken onun güçlerinden bir kısmına sahip oluyordu. Yeni ordusunun çabucak Minas Tirith'e saldırıp insanları gafil avlaması için Minas Morgul kapılarını ve yollarının genişliğini üç katına çıkartmış, Mordor ile bağlantısını sağlayan ve Smaug büyüklüğünde bir ejderin içinden geçebileceği bir kapı yaptırmıştı, buna karşılık ordusunun sadece üçte birini Minas Tirith'e yollayacaktı, Cadı Kral Mordor'a ulaştığında Melkor bir zamanlar Sauron'un yaptığı gibi onu bizzat eğitecekti ve ona Mutlak Siyah'ı bahşedecekti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gölgenin Dönüşü #Wattys2016
FanfictionJ.R.R. Tolkien'in efsanevi orta dünya evreninde geçen Yüzüklerin Efendisi'nin devamı olarak yazdığım hikayedir. Yorum ve Eleştirilerinizi bekliyorum.