Aklıma gelen bir fikirdi. Belki (elimdeki kurgular bittikten sonra) yazarım. Belli olmaz
Uyarı: Küfür, biraz yetişkin içerik
Sana yemin ediyorum James Potter, dünya üzerinde tek kişi kalmış olsan bile bakmam sana!
Dün gece kurmuştu bu cümleyi, dün gece, ayakta duramayacak kadar sarhoşken, doğru ya da yanlışına bakmadan kurmuştu.
Gözlerini açtığında karşısında çıplak bir göğüs görünce hatırladığı ilk şey nedense bu olmuştu.
Gözlerini yukarıya kaldırdı, korktuğu başına gelmişti.
"Hassiktir.." Mırıldandı. Kendini yataktan atmaya çalışsa da sadece onun yanında yatmadığını, aynı zamanda nefret ettiği gözlüklü çocuk tarafından sıkıca sarıldığını fark etti.
"Siktir.." Omzuna sarılan kolu tuttu, yavaşça kaldırıp kendi etrafında yuvarlandı ve yataktan yere attı kendini. İç çamaşırları neyse ki üstündeydi, kalan kıyafetlerini toplarken olabildiğince sessiz olmaya çalışıyordu.
Bam.
"AH!" Ayağını komodine vurmuştu. Uykusu tüy kadar hafif olan James, elini başına koymuş, homurdanarak uyandı.
"Off sabah sabah- AAA!" Lily acele ettiği için henüz sadece eteğini giyebilmişti. James elini gözlerine kapatıp kafasını diğer tarafa çevirdi.
"Lily ne işin var burada?"
"Bilmiyorum!" Lily yalan söyledi. Az önceki pozisyonunu göz önünde bulundurunda neden orada olduğunu anlamıştı ama nasıl o hale geldiğini bilmiyordu.
"Tanrı aşkına çık odamdan."
"Kalmaya meraklı değilim zaten!" Lily gömleğini üstüne geçirip kendi odasına geçti. İçinden öğrenci başkanlarının kendine ait bir odaları olmasına teşekkür ederken kapısını kilitledi.
Sırtını kapıya verip yere oturdu.
Ne yaptım ben?
Şimdi, o lanet günden bir ay kadar sonra, odasının tuvaletinin kapısında oturmuş, elinde tuttuğu hamilelik testine bakarken aynı soruyu tekrar sordu kendine.
Ne yaptım ben?!
Daha çocuktu, küçüktü. On sekizine gireli ne kadar olmuştu ki?
Ne çocuğu, hem de, James Potter'ın çocuğu..
Hamilelik testini fırlattı.
Ne yapacaktı, nasıl halledecekti?
En önemlisi, bunu ona nasıl söyleyecekti?
"Siktir!" Ellerini yüzüne kapatıp ağlamaya başladı.
"Lily!" James kapıya vuruyordu. "Hadisene geç kalıyoruz!"
Onu görmek ihtiyacı olan son şeydi ama bir görevleri vardı ve yapmak zorundalardı.
Bu bebeğin beni işlerimden alıkoymasına izin veremem.
Hemen kızaran gözlerini hırkasına silip doğruldu. Tuvaletten tam çıkarken aynasının önünde durdu, göbeğini açıp elini koydu.
"Hamileyim."
Yabancıydı kelime ona. Çocuk, hayatının ileriki zamanları için, evlendiği zaman, sevdiği adamla paylaşacağı bir şeydi.
Sarhoş bir gece sonunda James Potter ile değil.
"Lily! Nerede kaldın?!" Üstünü düzeltip kapıya çıktı. James, yeşillerinin yanında kızaran gözler görmüştü.
"Ağlıyor muydun sen?"
