1- Başlangıç

7K 236 44
                                        

Bordo bereliler:özel bir koruma kolordusu. Özel eğitimlerden geçirilerek kurulan bir tim de diyebiliriz.

Ancak buradaki bordo bereliler gerçeğinden birazcık farklı olacak. Kısaca benim kurgum olan bir tim göreceksiniz.

Multimedia: Efsun

İyi okumalar!:)

*Asi*

* * * *

Dıt..dıt..dııııt

Bir homurdanma duyuldu genç kızdan. Sanki uykusunun bu kadar çabuk bitmesini beklemiyor gibiydi.

Dıt..dıt..dııııt

"Off ne çabuk sabah oldu ya!"

Söylenmeye devam ederek alarmı kapattı. Uykusu vardı.

  Kafasını tavana doğru çevirdiğinde; tavandaki bordo bereliler afişini görünce hafif bir tebessüm yayıldı dolgun  dudaklarına. Birgün onların arasında olabilmeyi umuyordu.

    Sanki az önce uykulu uykulu söylenen o değilmiş gibi hızla doğruldu, spor yapması gerekiyordu. Karşıdaki aynadan kendine baktığında saçlarının karmakarışık olduğunu görünce hemen ayağa fırlayıp onları taradı.

  Saçlarını tepeden sıkıca bağlayıp taytını ,sporcu atletini giydi ve sessiz olmaya çalışarak dışarı çıktı. Annesi ve babası uyanırsa sabah sabah nereye gittiğini sorgular, spora gittiğini söylese de inanmazlardı. Kapıyı yavaşça kapattı.

   Evlerine sadece iki sokak uzaklıkta olan parka doğru hızlı adımlarla yürüdü. Parkın etrafında bir koşu parkuru vardı. Her sabah 25 tur koşardı ve çeşitli egzersizler yapardı.  Bordo berelilere katılım için yapılan sınavdan geçmek içindi herşey.

  Dedesi onlardan biriydi. Çocukken uyumadan önce anlatırdı maceralarını. Uyumak istemezdi hiç.

  Öyle hayrandı ki Efsun dedesine, onun anlattığı anılara. Onun gibi, bordo berelilerden, olmak en büyük rüyası olmuştu zamanla. Sınav yaklaştıkça da gece gündüz çalışır olmuştu.

O sınavı kazanacak ve dedesine gururla söyleyecekti. Mutlu olacaktı dedesi. Efsun'un onun anlattığı anılarda mutlu olduğu gibi. Gülümseyen yüzüyle bunları düşünürken yeterince koştuğunu farketti. Biraz da egzersiz yaptıktan sonra hızlı adımlarla eve doğru yürüdü.  Annesi ve babasının uyanmamış olmasını umdu.

  Neyse ki şanslı günündeydi. Sessizce kapıdan içeri süzülüp odasına aynı sessizlikle girdiğinde derin bir nefes verdi. Bugünü de belasız atlatmış sayılırdı. Duşa doğru yönelirken, ağrıyan kollarını kaldırarak gerindi...

* * * *

   Genç adam dışarıdan  gelen tıklatmayla son yumruğunu da kum torbasına geçirip kapıya doğru yöneldi.

    Yüzüne yerleştirdiği sert ifade kapıdaki  er'e son duasını ettirecek türdendi. Hışımla kolu çevirip  kapıyı açtığında karşıdaki genç adam asker selamı verdi.

"Günaydın komutanım!"

"Ne var asker?"

Ses tonu  er'i korkutmuştu. Ancak genç adam bozuntuya vermemeye çalıştı.

"General Şahin Beyden bir postanız var efendim. "

"Ver. Gidebilirsin asker"

Genç asker hızla kaçarken, Demir elindeki zarfı hızla açtı. Üzerinde ismi  yazıyordu.

Yüzbaşı Demir Çağrı

EfsaneHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin