4-Güç

4K 215 10
                                        

Efsun kalakalmıştı. Tepki veremiyordu. Artık bir bordo bereli olacaktı.

Şaşkınlığını atmaya çalışırken minicik bir tebessüm etti , inanmak istiyordu. Ama şu anlık bu mümkün değil gibiydi. Geçen geceki rüya gibi olamaz mıydı bu da?

Belki şimdi uyanacak ve tavanındaki bordo bereliler afişini görecekti. Etrafına bakındı. Herkes ondan bir tepki bekliyordu.

Çaktırmadan bacağını cimcikledi ve tavan afişini görmeyince ufak bir çığlık attı. Rüya değildi. Gerçekti , kazanmıştı, başarmıştı.

Hayatını adadığı tüm hayallerini, küçük bir çocuğa şeker verir gibi avuçlarına bırakmışlardı. Efsun bırakmayacaktı bu şekeri, ne olursa olsun peşinde olacak, hep onu haketmek için çalışacaktı.

Işıl ışıl gözleriyle General'e baktı.

" Teşekkür ederim. Emeklerimin karşılığını almamı sağladığınız için, beni aranıza kabul ettiğiniz için gerçekten teşekkür ederim. "

General kızın gözlerindeki ışıltıyla sarsıldı. Aynı dedesi gibi bakıyordu konu "bordo bereliler" olduğunda. Demir'in de bunu görüp Efsun'u grubuna almasını umdu. Demir bu umudunu boşa çıkartacak mıydı bilinmezdi ama bu kızın yeteneklerinden etkilendiği kesindi.

"Asıl ben teşekkür ederim. Hayatımızı kurtardın, hemde kendi hayatını hiçe sayarak. Silahınla bir başka silahı vurman olağanüstüydü, çok iyi nişan aldın. Silah kullanmayı Poyraz'dan mı öğrendin?"

"Evet efendim. Çocukluğumdan beri her yanına gittiğimde talim yaparız. Onun kadar iyi asla olamam ama birşeyler öğrenmeye çalıştım."

General onaylarcasına başını sallayıp gülümsedi ve masadan çantasını almak üzere kızın yanından ayrıldı.

Demir kendini hatırlatmak amacıyla boğazını temizledi. İşe yaramıştı Efsun merakla ona doğru döndü.

Demir sakin ama sert bir sesle konuşmaya başladı.

"Aramıza hoşgeldiniz. Gerçekten akıllı hamleleriniz ve yeterli bilginiz var. İlk kazanan sizsiniz. Bu yüzden bu bilgileri size ayrı veriyorum. Eğitim sürecinin 1 yıl olduğunu zaten biliyorsunuz. Bu süreçte askeriyenin size sunduğu eşyalı lojmanlarda kalacaksınız. 1+1 olan bu lojmanlar eğitim alanının hemen yanında bulunuyor ve en kısa zamanda eşyalarınızı getirip taşınmanız gerekiyor. Eğitim yarınki ikinci kademe sınavlarından iki hafta sonra başlayacak. Öğretmeniniz benim ve ne dersem yapmak zorundasınız. Bunun yanında eğitim süresince evlenemez ve hamile kalamazsınız. Birdahaki geldiğinizde size bunların yazılı olduğu bir belge getireceğim ve imzalayacaksınız. Bu işlem hallolduktan sonra zaten resmi olarak bordo bereli adayı oluyorsunuz. Şimdi gidebilirsiniz. "

Efsun söylenenlerin her bir kelimesini beynine kazırken yüzbaşı kızın cevabını beklemeden gitmişti. Arkasına bakmadan gidişine bakakaldı genç kız. Hep bu kadar ukala mıydı bu adam? Kendi kendine gözlerini devirdi. Birde öğretmeniydi. İşi vardı bu adamla Efsun'un. Yavaşça çantasını alıp kapıya yöneldi. Gidip dinlenmeliydi artık. Yavaş adımlarla durağa kadar yürüdü.

Metro durağında aklına gelen şeyle tekrar gülümsedi.

Poyraz Bey'e kazandığını söylemek için sabırsızlanıyordu. Çünkü bu hayali ona dedesi vermişti, onu hedefi olan birine dönüştürmüştü.
Efsun'a ise sadece güzel haberleri bildirmek kalmıştı.

Gelen metroya binip cam kenarına oturdu. Başını cama yaslarken, senelerin tüm yükü üzerinden kalkmış gibiydi. Gözlerini kapattı. Mutluluğu hazmetmeye çalışırken biraz dinlenmek ona iyi gelecek gibiydi...

* * * *

Genç adam önceki gün sınav sırasında yapılan suikastı araştırıyordu. O küçük sarışın olmasa birileri ölebilirdi ve bordolarda;

Alınan tek bir masum can, tüm suçlulara , kurtarılan her bir can da, dünyalara bedeldi.

Onların göreviydi bu.

'Masumları yaşatmak, ve öldürmeye çalışanların canını almak.' Buydu işte. Basit bir cümle gibi görünse de zordu çoğu zaman, tehlikeliydi. Canınızı bile verebilirdiniz. Ama Demir gibi kaybedecek hiçbirşeyiniz yoksa ölümden korkunuz da olmazdı.

Kimsesizdi o. Ne evde onu bekleyen annesi babası, ne de her gittiğinde arkasından ağlayan bir sevdiceği yoktu. Hiç sevgi tatmamıştı , ve şu işi yaparken tatmak da istemiyordu. Çünkü ona göre bordoluysanız, sevgi zayıflıktı. İşine yeterli değerli verememekti.

İçeri giren Şahin General düşüncelerini böldü.

"Demir! Şu suikast işine bizden bir casusun olduğu saptandı. Ama bu işle ben ilgileneceğim. Sen grubunu bir an önce seç ve eğit. Olabildiğince çabuk olmalısın. Eğitim süresini sen belirleyeceksin. Grubum hazır dediğin anda bir test yapılacak ve göreve başlayacaksınız lütfen hızlı ol. Çünkü bordolular daha fazla dayanamayabilir. Birde şu Efsun işine oldukça yarar. Onu da almanı öneririm. Yine de kendin bilirsin, en önemlisi hızlı ol."

Generalin söyledikleri suratına çarparken, ne kadar önemli bir işe baş koyduğunu birkez daha farketti Demir. Alacağı adamları öyle eğitmeliydi ki, ellerindeki silahlar dünyaya meydan okumalıydı. Ve o bunu yapmak için tüm yeni yetmelerin canına okuyacaktı.

Efsun'a gelince; Kadınları seçmekte tecrübesizdi. Bu yüzden generali dinleyecekti. Gülümsedi. O sarışının ne kadar dayanıklı olduğunu zamanla göreceklerdi...

* * *

Multimedia: Efsun
Saçma bir yerde kestiğimin farkındayım. Ama bu seferlik böyle oldu. Her zaman dediğim gibi; yorumlarınızı bekliyorum.

EfsaneHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin