Özel Bölüm/

1.4K 92 61
                                        

Yoongi gözlerini sıkıca yumdu ve esnedi. Küçük  olan onun kedi gibi göründüğünü  düşünüyordu fakat bunu Yoongi'ye söylerse onunla tartışacağını biliyordu. Sessizce, çekinmeden yaptığı her hareketi izliyordu ki gelen ses ortamı bozdu.

"Uyuyamadın mı?"

"Hayır aklıma bir şey takıldı "

"Sorun nedir Jiminah?"

"Uykuna devam et sabah konuşuruz."

"Hayır Jimin, sorun nedir?"

"Yüzüğün."

Dedi Jimin, sesi uykusuzluğun etkisi altında buğulu gibiydi.

"Yüzüğünü sürekli unutuyorsun."

"Hayır güzelim, onu kolye şeklinde takıyorum hâlâ benimle."

Jimin aldığı cevaba mümkünmüş gibi daha çok sinirlendi büyük olan ilişkisini saklıyor muydu? Neden yüzüğü parmağına takmıyordu? Aklında yüzlerce şey vardı fakat sadece arkasını döndü ve uykuya teslim oldu.

Parfüm kokusu ile açtı gözlerini Jimin. Büyük olanı ilk defa bu kadar heyecanlı görüyordu, özenle giyilmiş takım elbise bir kenara büyük olan alarmı duyar duymaz kalkmıştı yataktan.

"Haftasonu neden işe gidiyorsun?"

"İş yemeğim var, sen neden uyandın?  Çok mu ses yaptım?"

"Hayır genelde seni ben, zorla uyandırırdım son zamanlarda gayet iyi uyanıyorsun."

"Senin uykunu bölmek istemiyorum Jiminah, derslerin çok yoğun fırsatın olduğu her dakika dinlenmelisin."

Yine aynı şey olmuştu, Jimin yine aldığı cevaptan tatmin olmamıştı. Yoongi, birlikte aldıkları terapiyi bile son zamanlarda aksatıyordu. Küçük olan Yoongi için değerini biliyordu ama sanki bir şeyler yanlıştı.

Yoongi ' nin gitmesi ile Jimin düşünceleri ile baş başa kaldı. Finalleri yaklaşıyordu ama o, kafasını dağıtmak için evi temizliyor, yemek yapıyor ve kendi kendine dans ediyordu. Acaba ilişki monotonlaştı mı? Diye sordu kendine. Evet evet tüm sorun buydu ama neden Yoongi garip davranıyordu? Bir şey sakladığı açıktı fakat Jimin, bunu kabul etmek istemiyordu. Hava iyice kararmış ve sonunda gelmişti büyük olan, yanında daha önce görmediği biri ile.

"Merhaba"

Dedi, görünüşü ile Jimin'in kıskançlık algısını alt üst eden adam.

"Ben Hoseok"

"Merhaba"

Onlar içeriye geçerken Jimin Yoongi'ye sessizce sordu

"O kim? Daha once hiç görmemiştim onu"

Yoongi cevap vermeden Hoseok denilen çocuğun yanına gitti. Salonda oturuyorlardı fakat kimse konuşmuyordu, cidden bu Hoseok denilen kişi kimdi?

"Jimin, bu çok ani oldu farkındayım fakat bi anda gelişti. Ben haftalardır aileni araştırıyordum, hani bana demiştin ya 'ailemi bir kere görme şansım olsa ve onlara neden diye sorabilsem keşke' diye o cümlen canımı çok yaktı  fakat onlar ne yazık ki hayatlarını kumar borcu  yüzünden kaybetmişler. Seni bu yüzden bırakıp kaçmışlar, bu araştırma esnasında etrafa sorarken Hoseok ismini söyleyen çok insan oldu, başlarda senin takma ismin gibi bir şey olduğunu sandım fakat değilmiş, Hoseok senin yetiştirme yurdunda büyüyüp evlat edinilmiş abinmiş."

Cümleler devam ederken iki kardeş, beraberinde ağladılar. Yoongi ona her aşamayı anlattı ve Jimin bir yandan Yoongi'nin neden garip davrandığını sorguladığı için kendinden utanıyordu.  Büyük olan kısa süre sonra odasına çıktı ve başbaşa kalan Jimin ve Hoseok saatlerce sohbet etti. Sarıldılar, ağladılar ve güldüler. İlerleyen sohbet öğlen saatlerine kadar uzadı, Hoseok işe gitmek  zorunda olduğu için evden çıktı  ve Jimin büyük olanın yanına gitti. Büyük olan uyanıktı bu alışılmış bir şey değildi.

"Nasıl geçti? "

"Sana sahip olmak o kadar mucizevi bir şey ki. Keşke sende sana sahip olabilsen."

"Jiminah ben daha iyisine sahibim. Tamam başlarda beni red ettin ve bu hoş değildi ama sonucunda kendini affettirdin."

"Ah.. Gerçekten yıllarca bunun tribini çektim ben."

Jimin konuştukları her şeyi Yoongi'ye anlattı ve ona defalarca teşekür etti.

"Sen"
"Sahip"
"Olduğum"
"Bir"
"Mucizesin"

Dedi, her kelimesinde yüzünü öperken.

Jimin, hayatının en güzel döneminde olduğunu biliyordu. Her şey o kadar sorunsuz gidiyordu ki sanki bir wattpad kitabının yakışıklı baş karakteri  gibi hissediyordu. Yaşamak onun için değerliydi, önceden de hayattaydı fakat yaşamaya başlayalı çok olmamıştı.

..

Final haftası bitmiş, küçük olan rahat bir nefes almıştı. Evde, tembellik yapmak yerine her yeri süslüyordu, Yoongi gülü sevmediği için papatya, uğraşılmış şeyleri sevdiği için el yapımı yemekler ve pastalar ve ince düşünülmüş bütün her şey hazırdı.  O, büyük olana evlenme teklifi edecekti. Hergün sayesinde  hayata devam ettiği için şükür etmesinin nedeni olan o adama. Evlilik için hazırdı, Yoongi ise sürekli bundan bahsedip ağzını yokluyordu o da hazır olmalıydı. Kapının çalması küçük olanı  heyecanlandırdı.

"Jimin yoksa yine bi özel günü mü unuttum? Tatlım ben gerçekten hepsini ezberledim sanıyordum ben gerçekten üzgünüm."

"Hayır bu bir evlilik teklifi dekorasyonu, minimalist yaşamayı sevdiğin için olabildiğince sade yapmaya çalıştım."

"Sen bana evlenme teklifi mi edeceksin?"

"Hı hı"

"Hayır bak bunu ben yapacaktım evlenme teklifini baskın olan eder bu hep böyledir."

Küçük olan güldü, Yoongi'nin buna sevindiği yüzünden belli oluyordu ama neden sadece kabul etmiyordu?

"Şimdi bana bak benim biricik mucizem bu konuşma için çok pratik yaptım. Şaka yapıyorum, uzatmayacağım..
Sen benim hediyemsin, hayatın bana verdiği ilk hediye. Seninle öğrendim biri için korkmayı, birinin neyi sevmediğini bilip ona göre önlem almayı. Sana lüks bir yüzük sunamam, senden gizli yaptığım part time iş ile aldığım bu yüzük maddi bir değer taşımıyor fakat, o yüzük manevi olarak çok değerli. Seni seviyorum hayata birlikte devam etmeye ve her zaman  son pizza için kavga etmeye var mısın?"

Yoongi çokta acıklı olmayan bu konuşma yüzünden duygusal bir ruh haline girmiş, gözleri dolmuştu. Küçük olan onu mutlu edebildiği için kendi ile gurur duyuyordu. Yoongi her zaman zor beğenirdi fakat küçük olan ne yaparsa yapsın her zaman kusursuz bulurdu. Yemek yediler, şarap içtiler ve Yoongi çalıştığını haber vermediği için küçük olana çokça kızdı.
..

"Jiminah"

"Hıh"

"Şimdi biz evlenmek için ülke değiştireceğiz ya"

"Evet"

"Gittiğimiz yerde uzun bir süre kalsak ve balayı yapsak?"

"Tabi ki olur hatta çok güzel olur."

Jimin büyük olanın üzerine doğru eğildi ve devam etti.

"Bir şey diyeceğim ama ortamı bozmak istemiyorum."

"Gerek yok hissediyorum zaten."

"Neden bu kadar  yakışıklısın? Senin yüzünden yeniden bağımlı oluyorum."

"O zaman uzun bir süre sevişmeden devam etmek zorunda kalırız"

"Bu sefer sekse değil aptal sana."

Yoongi küçük olanın beklediği öpücüğü hatta daha da fazlasını ona verdi, güzel bir gece geçirdiler.

..

Birbirlerini çok iyi tanıyorlardı. Ne sever, ne sevmez, neye kırılır veya ne onu şaşırtır bütün bunların cevapları eksiksiz olduğu zaman emin olmuşlardı evlenmeye. Korkunç homofobikler ile dolu dünya da eşcinsel oldukları için, yalnız kalmaya mahkum doğdukları için şansızlardı  fakat insana ikinci şans veren aşk onları bulmuştu. Onlar eşsiz bir çift olmuştu, birlikte aydan bile parlak görünüyorlardı.

Yazarken çok tıkandım ve mükemmel bir bölüm olmadığının farkındayım ama olsun umarım sıkılmadan okursunuz :')

 Little pervert | YoonminBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin