ben geldim ._.
bu hafta ikinci guncellemeyle kalbinizi geri kazanmayi umuyorum cunku ozlediginiz cifti de yanimda getirdim?
💌 bolum sarkisi en sevdigim adamin sarkisi roland faunte- brick by brick butun gun dinledim.. siz de dinleyin
young and wild playlisti icin guncelleme de yaptim takip etmediyseniz kosun takip edin, ayip
iyi okumalar💓
cp.27 "kalbinin sesini dinle"
•
Özlemişti.
Rüzgar açıkta kalan tişörtünden içeri sarılırken ceketi havayı okşuyor, hız ibaresinin arttığını gördükçe göğsündeki daraltının açıldığını hissediyordu.
Cebinde biriken çağrıları cevaplanmayı beklerken, etrafını saran soğuk havaya karşı gülümsemesini durduramıyordu.
Chan, bir anda kaybolmayı sanki hiç yaşamamış gibi yok olmayı o kadar çok dilemişti ki, gittiği yolu yarılarken eski günlerini anmadan edemiyordu. Motoru üzerinde bir anda verdiği kararla değiştirdiği şehirler, kimseye hesap vermeyişi çok uzun bir zaman öncesinde kalmış gibiydi.
Şimdi aldığı her yolda yanında onunla ilerleyen sarışını düşünüyordu.
Onsuz olamayacağını fark ettiğinde artık ilk planda kendisi yoktu. Her adımını Felix'i düşünerek atıyordu.
Motorunu taşlık yolda çıkartıp, uçurum kenarına sürerken büyük siyah arabanın yanına park etmiş, kaskını oturağın üzerine yerleştirirken, uzun boylu takım elbiseli adamın yanına yürümüştü. Elleri pantolon cebinde, altında kalan dalgalı denizin kayalıkları dövmesini izlerken Chan yanına yaklaşmış sessizce izlediği manzaraya ortak olmuştu.
Dakikalar sonunda "Yolun sonuna geldik ortak." dediğinde Chan iç çekti.
Biliyordu. Motorunu Changbin'in garajından çıkartırken aklında dolanan düşüncelerden birisi buydu. Artık onunla görüşmek zorunda değildi. Uzun bir yolu birlikte yürümüşlerdi. Arkadaşlarına karşı yalan söylemek zorunda değildi. Bir şeyler sorulduğunda anlatabilirdi. Neler dönüp durduğu hakkında endişe etmesine gerek yoktu. Hiç bilmediği yolun ilk adımlarını atarak Felix'e daha hızlı yetişebilirdi.
Her şey bitmişti.
Peşinde dolanan adamlar yoktu, kimsenin arkasını toparlaması gerekmeyecekti. Birinden kurtulduğunda hepsinden kurtulmuş olacaktı.
Batan güneş ufuk çizgisinde görünürken "Evet." diyerek onayladı Chan. "Yolun sonuna geldik."
Yıllar önce, Chan babasıyla anlaşma sağlarken annesinden çalınan paranın geri alınması için elinden geleni yapacağının garantisini almıştı. Büyük işleri kendisi hallederken ufak tefek işleri ona yığmıştı. Dolandırdığı adamlar, üvey babasının sağdık adamlarıydı. Barda kaldırdığı küçük paralı adamlar ise onların çalışanlarıydı.
Chan bütün planlarını küçüklüğünde sağlam bir zemin üzerine kurmuştu.
Büyükannesinin imparatorluğuna sağlam bir darbe çakmak üzerelerdi. Bu son görüşmeleriydi.
"Anneni sevmiştim." dedi adam. Gözlerini Chan'a çevirmemiş, denizin üzerine yansıyan turuncu pırıltıları takip etmişti. "Öylesine bir gece hiçbir zaman geçirmedik. Bana birçok defa yardım etti. Kendimi bulmamı sağladı. O olmasaydı kendimi tanıyamazdım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
young and wild
Fanfiction[chanlix/tamamlandı] Kırdım, kırdın, kırdık ve kırıldık. Bir daha güvenemeyecek duruma gelene kadar. s | 21'
