I'm A Little Monster

1.7K 93 85
                                        

  Kaç sene olduğunu bilmiyordu bu kulaktan kulağa dolma efsaneyi dinleyeli

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


  Kaç sene olduğunu bilmiyordu bu kulaktan kulağa dolma efsaneyi dinleyeli. Belki de ailesiyle beraber beş yaşından beri geldiği bu çiftlik evinde küçücük yaşından beri kulaklarını doldurup beyninden asla silinmeyen bir hikayeyi yine dinlerken sarışın genç önündeki tabaktan küçük yeşil bezelyeleri ayıklıyordu isteksizce. Bir dirseğini masaya dayamış tombul yanaklarını desteklemek için eline yaslarken bakışları önündeki tabakta kulakları senelerdir ezberlediği dedikoduyu anlatan annesindeydi. Çatalıyla bir o yana bir bu yana yemeğini sürükleyip isteksiz ve bıkmış olduğu her ne kadar belli olsada annesi onu umursamıyor itina ile aynı şeyleri yüzüncü defa anlatıyordu. Babası seneler önce bu konuyla ilgilenmeyi bırakmıştı. Böyle başlamıştı böyle giderdi. Karısını ne o ne de biricik oğlu Jimin susturabilirdi.

   Bütün bu dedikodular başta sadece Jimin'i çiftliğin metrelerce uzağındaki ormandan uzak tutmak için anneannesinin küçükken annesine anlattığı efsaneyi bu sefer annesinin bizzat kendisine anlatmasıyla beynine girmişti. Uyumadan önce annesi bunu ona masal niyetine anlatıp bir yandan da korkutmaya çalışırken Jimin sadece merakla onu dinlemiş annesi odadan ayrıldıktan sonra penceresinden gözüken ormanı belkide saatlerce sessiz sakin, öylece izlemişti.

  Bu şekilde başlayıp senelerce devam eden gelenek Jimin tam şu an, on altı yaşına gelmiş ve kendince yetişkin olmasına rağmen hala ona anlatılıyordu.

  Cidden annesi korktuğunu falan mı sanıyordu? Tek yaptığı Jimin'i daha da merağa sokmak ve o ormana girmesi için onu gaza getirmekti.

   Jimin korkak değildi. Asla da olmamıştı. Kendini bildi bileli bu tarz şeylere hep merak duymuş ve bu yaşında bile doğaüstü şeylerle ilgili yüzlerce araştırma yapmıştı. Annesinin kulaktan dolma bir şekilde anlattığı kendi tabiriyle 'orman canavarı' Jimin'i korkutmuyordu. Aksine asla görmemiş ve varlığına dair tek bir şey bulamamış olsada içten içe bu 'canavara' oldukça ilgi duruyordu.

  Tabi annesi bunu bilseydi yüksek ihtimalle Jimin'i bir psikoloğa götürür ve tedavi olmasını isterdi.

  Düşünceleri onu boğduğunda derin bir nefes verip çatalını tabağının kenarına bıraktı.

  "Anneciğim, cidden. Senelerdir aynı şeyleri duymaktan ben yoruldum. Sen tekrar etmekten yorulmadın mı? O ormana gitmek yasak çünkü içinde benim gibi küçük ve tatlı çocukları ailesinden ayıran bir canavar var. Kaçırdığı çocukları bir daha asla kimse bulamıyor. Eğer olurda bir yerde uzun ve parlak boynuzlu yüzünde derin yarası olan bir 'canavar' görürsem atabildiğim en büyük çığlığı atıp oradan en hızlı şekilde kaçacağım. Ama bunların asla yaşanmaması için ormana iki metre uzaklığa bile gitmem yasak. Oldu mu? Ezberlemiş miyim iyice?"

  Kaşlarını kaldırıp bir cevap beklese bile hem annesi hem de babası büyük bir şaşkınlık ve sessizlik içinde kendisine bakıyordu. Normaldi, oğulları bu konu hakkında ilk defa kendilerine bu şekilde tepki veriyordu.

One Shots Series -{Jikook}-Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin