Bazen hepimiz arkadaşlarımızla inatlaşırdık. Sonu hiç ummadığımız gibi çıksa bile...
___________
"Yapmazsın dedim Jimin."
"Yaparım dedim Taehyung."
"Yap o zaman, hadi."
Omuzlarını dikleştirip ayağa kalktı uzun boylu olan. Minik arkadaşının ne kadar utangaç olduğunu biliyordu. Bir inat uğruna hiç tanımadığı birinin yanına gidipde uzun zamandır ondan hoşlandığını söyleyemezdi ya. O yüzden sinsice gülümseyip Jimin'in gaza gelerek kendisiyle iddiaya girmesini bekledi. Uzun zamandır almayı beklediği oyunu ortaya koyacaktı.
"Bekle ve gör."
Fakat küçük olan masadan kalkıp kendisinden uzaklaştığında içini bir korku kapladı. Bazen Jimin'in gözü döndüğünde ne kadar değiştiğini unutmuştu.
Sarışın çocuk bahçede gözlerini gezidirip kendisine bir kurban aradı. Gözü dönmüştü bir kere. Şu saatten sonra hiçbir şey onu yolundan döndüremezdi.
Bir süre daha etrafı izleyip bahçeyi dolaşmaya başladı. Güvenlik kulübesinin hemen yanında iki tane arkadaşı ile sohbet eden genci gördüğünde gözleri resmen parlamıştı. Uzun kahverengi dalgalı saçları, kaslı ve yapılı vücudu, kollarının bir kısmında kendini belli eden dövmeleri ve ben bir moda ikonuyum diye bağıran giysileri ile hiç şüphesiz bu okuldaki en iyi kurbandı.
Arkadaşının anlattığı şeye gülen yakışıklı çocuk Jimin'in gözlerinin biraz daha parlamasına sebep oldu. Vücudunun ve yakışıklı yüzünün aksine o kadar bebeksi bir gülümsemesi vardı ki insan onu ısırmamak için kendi ellerini kemiriyordu. Sırtındaki çantasının kolunu omuzlarında biraz daha yukarı çekip telefonunun siyah ekranından görüntüsünü kontrol etti. Sarı saçlarını hafifçe dağıtıp beyaz salaş gömleğinin bir düğmesini açtı. Özgüvenini tatmin ettiğinde telefonunu cebine geri koyarak arkasındaki banklardan birinde oturan arkadaşına yandan bir bakış atıp genişçe sırıttı. Kızıl saçlı gencin korkuyla yutkunduğunu gördüğünde kıkırdadı ve ona el sallayıp güvenlik kulübesine doğru ilerledi. Bir inat uğruna sonunun ne olacağını bilmediği bir yola çıkmıştı ve doğrusu şu an bu aklında bile değildi. Bütün odağı kurbanındaydı. Kafasını iki yana sallayıp rolüne girdi. Dudaklarına utangaç bir gülümseme koyup ellerini birbirine kenetleyerek yürüdü.
"Şey, selam."
Üçlü arkadaş grubu duydukları ince sesle yanlarında minicik kalan çocuğa döndüler. Hepsi merakla onu incelerken gerginlikle ensesine kaşıdı. İşte, utangaçlığı kendisini göstermeye başlamıştı.
"Merhaba?"
Uzın boylu gamzeli çocuk kendisine cevap verdiğinde Jimin ona gülümseyip yüzünü Jungkook'a çevirdi.
"Aslında seninle biraz konuşmak istiyorum, müsaitsen."
Jungkook Jimin'i şöyle bir süzüp sırıttı.
"Konuşalım bakalım."
Jimin tek kaşını kaldırıp tıpkı onun yaptığı gibi Jungkook'u süzdü. Sonra arkasını dönüp yalnız kalabilecekleri bir yere geçti. Birçok kişinin yanında böyle bir şey yapacak değildi. Karşısındaki gence rezil olmak ona yeterde artardı.
"Evet, seni dinliyorum."
Jungkook ellerini cebine koyup olduğu yerde ileri geri sallandı. Jimin derin bir nefes alıp bakışlarını Taehyung'a çevirdi. Arkadaşının onları izlediğinde emin olduğunda düşünmeden konuşmaya başladı çünkü düşünürse arkasına bakmadan kaçar giderdi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
One Shots Series -{Jikook}-
RandomBirbirinden farklı konularla oluşturulmuş her biri birer bölümden oluşan Jikook ficidir. #bunny 1 #minkook 5 #kookmin 25 #jimin 49 #jungkook 56 Lunastelll🎑⭐ Başlangıç Tarihi:15.03.2022
